DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
kein {adv} hiç {adv}
kein {adv} hiçbir {adv}
kein Aas {allg} hiç kimse {allg}
kein anderer {allg} başka hiç kimse {allg}
kein Auge zu tun {v} gözünü kırpmamak {fi}
kein Auge zutun {allg} gözünü kırpmamak {allg}
kein Auge zutun {allg} hiç uyuyamamak {allg}
kein Augen lassen von {allg} gözlerini bir şeyden ayırmamak {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {allg} dobra dobra söylemek {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {allg} sözünü esirgememek {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {s*be} lafını esirgememek {s*be}
kein Blatt vor Mund nehmen {allg} lafını esirgememek {allg}
kein Blatt vor Mund nehmen {allg} sözünü esirgememek {allg}
kein Dach über dem Kopf haben {allg} evsiz barksız olmak {allg}
kein Dach über dem Kopf haben {allg} yeri yurdu olmamak {allg}
kein Daheim haben {allg} evsiz barksız olmak {allg}
kein Daheim haben {allg} yersiz yurtsuz olmak {allg}
kein Geheimnis machen {allg} bir şeyini saklamamak {allg}
kein Glück haben {allg} şansı olmamak {allg}
kein Glück haben {allg} şanssızlık {allg}
kein Grund zur Besorgnis {allg} endişe etmeye gerek yok! {allg}
kein gutes Haar an jdm lassen {allg} birisini kötülemek {allg}
kein gutes Haar an jemandem lassen {allg} birini kötülemek {allg}
kein Guthaben {allg} karşılıksız {allg}
kein Guthaben {allg} provizyonsuz {allg}
kein Hehl machen aus etwas {allg} gizlememek {allg}
kein Herz haben {allg} katı yürekli olmak {allg}
kein Herz haben {allg} yüreksiz olmak {allg}
kein Kommentar {allg} yorum yok {allg}
kein Kommentar {allg} yorum yok! {allg}
kein Mensch {allg} hiç kimse {allg}
kein Rauch ohne Flamme {allg} ateş olmayan yerden duman çıkmaz! {allg}
kein Thema! {allg} [Redw.]önemli değil! {allg}
kein Unmensch sein {allg} katı yürekli biri olmamak {allg}
kein Wort herausbringen können {allg} dili tutulmak {allg}
kein Wunder {allg} benim için sürpriz değil! {allg}
kein Wunder {allg} şaşırmadım! {allg}
kein Zutritt {allg} girilmez {allg}
kein Zweifel {allg} hiç kuşku yok {allg}
keine {adv} hiç kimse {adv}
keine {adv} hiçbiri {adv}
keine Abnehmer finden {allg} alıcı bulamamak {allg}
keine Ahnung {allg} bilgim yok {allg}
keine Ahnung {allg} bilmiyorum {allg}
keine Ahnung haben {allg} habersiz olmak {allg}
keine Ahnung haben {allg} hiçbir fikri olmamak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} boşta gezmek {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} işsiz olmak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} kaldırım mühendisliği yapmak {allg}
keine Daten vorhanden {allg} veri yok {allg}
keine Deckung {allg} karşılıksız {allg}
keine Deckung {allg} kuvertürsüz {allg}
keine Deckung {allg} provizyonsuz {allg}
keine Einfahrt {allg} girilmez! {allg}
keine Erhörung finden {allg} reddedilmek {allg}
keine Finger krumm machen {allg} kılını bile kıpırdatmamak {allg}
keine Gegenliebe finden {allg} sevgisine karşılık bulamamak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} çizmeyi aşmak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} haddini aşmak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} ileri gitmek {allg}
keine Grenzen kennen {allg} münasebetsizlik etmek {allg}
keine große Rolle spielen {allg} önemsiz olmak {allg}
keine großen Sprünge machen können {allg} para sıkıntısı çekmek {allg}
keine Hand rühren {allg} kılını kıpırdatmamak {allg}
keine Kinderstube haben {allg} terbiyesi iyi olmamak {allg}
keine Kraft mehr haben {v} takatı kalmamak {fi}
keine Luft bekommen {allg} hava alamamak {allg}
keine Luft bekommen {allg} nefes alamamak {allg}
keine Menschenseele ist da {allg} in cin top oynuyor {allg}
keine Mittel haben {allg} beş parasız olmak {allg}
keine Rede {allg} söz konusu olamaz! {allg}
keine Reue kennen {allg} pişmanlık nedir bilmemek {allg}
keine Rolle spielen {v} önemli bir rolü olmamak {fi}
keine Rolle spielen {v} önemsiz olmak {fi}
keine Rose ohne Dornen {allg} dikensiz gül olmaz {allg}
keine Rose ohne Dornen {allg} Gülü seven dikenine katlanır {allg}
keine Sache {allg} bir şey değil! {allg}
keine Sache {allg} önemli değil! {allg}
keine Schuld treffen {allg} hiç suçu olmamak {allg}
keine Sorge {allg} dert etme! {allg}
Indirekte Treffer
alle Tage ist kein Sonntag {allg} kedi her zaman kaymak yemez {allg}
an jemandem kein gutes Haar lassen {allg} birisini paçavra etmek {allg}
aussehen als ob man kein Wässerchen trüben könnte {allg} saman altından su yürütmek {allg}
da bleibt kein Auge trocken {allg} gülmekten karnına kramp girmek {allg}
da bleibt kein Auge trocken {allg} gülmekten gözleri yaşarmak {allg}
danach kräht kein Hahn mehr {allg} bunu arayıp soran yok {allg}
das ist kein Pappenstiel {allg} bu azımsanacak bir şey değil! {allg}
das ist kein Pappenstiel! {allg} bu azımsanacak bir şey değil! {allg}
dazu besteht kein Grund {allg} buna sebep yok {allg}
eine Krähe hackt der anderen kein Auge aus {allg} it iti ısırmaz {allg}
er hat kein Fünkchen Gnade {allg} zerre kadar acıması yoktur {allg}
es besteht kein Zweifel {allg} hiç şüphesiz {allg}
es besteht kein Zweifel {allg} hiç kuşkusuz {allg}
es gibt kein Entrinnen {allg} çıkış yok {allg}
es gibt kein Entrinnen {allg} kurtuluş yok {allg}
Es ist noch kein Meister vom Himmel gefallen {allg} büyük bir başarmak için çaba sarf etmek gerek {allg}
jemandem kein Haar krümmen {allg} birinin kılına bile dokunmamak {allg}
kein Aas {allg} hiç kimse {allg}
kein anderer {allg} başka hiç kimse {allg}
kein Auge zu tun {v} gözünü kırpmamak {fi}
kein Auge zutun {allg} hiç uyuyamamak {allg}
kein Auge zutun {allg} gözünü kırpmamak {allg}
kein Augen lassen von {allg} gözlerini bir şeyden ayırmamak {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {s*be} lafını esirgememek {s*be}
kein Blatt vor den Mund nehmen {allg} sözünü esirgememek {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {allg} dobra dobra söylemek {allg}
kein Blatt vor Mund nehmen {allg} sözünü esirgememek {allg}
kein Blatt vor Mund nehmen {allg} lafını esirgememek {allg}
kein Dach über dem Kopf haben {allg} evsiz barksız olmak {allg}
kein Dach über dem Kopf haben {allg} yeri yurdu olmamak {allg}
kein Daheim haben {allg} yersiz yurtsuz olmak {allg}
kein Daheim haben {allg} evsiz barksız olmak {allg}
kein Geheimnis machen {allg} bir şeyini saklamamak {allg}
kein Glück haben {allg} şanssızlık {allg}
kein Glück haben {allg} şansı olmamak {allg}
kein Grund zur Besorgnis {allg} endişe etmeye gerek yok! {allg}
kein gutes Haar an jdm lassen {allg} birisini kötülemek {allg}
kein gutes Haar an jemandem lassen {allg} birini kötülemek {allg}
kein Guthaben {allg} provizyonsuz {allg}
kein Guthaben {allg} karşılıksız {allg}
kein Hehl machen aus etwas {allg} gizlememek {allg}
kein Herz haben {allg} katı yürekli olmak {allg}
kein Herz haben {allg} yüreksiz olmak {allg}
kein Kommentar {allg} yorum yok! {allg}
kein Kommentar {allg} yorum yok {allg}
kein Mensch {allg} hiç kimse {allg}
kein Rauch ohne Flamme {allg} ateş olmayan yerden duman çıkmaz! {allg}
kein Thema! {allg} [Redw.]önemli değil! {allg}
kein Unmensch sein {allg} katı yürekli biri olmamak {allg}
kein Wort herausbringen können {allg} dili tutulmak {allg}
kein Wunder {allg} şaşırmadım! {allg}
kein Wunder {allg} benim için sürpriz değil! {allg}
kein Zutritt {allg} girilmez {allg}
kein Zweifel {allg} hiç kuşku yok {allg}
Sei kein Frosch {allg} mızıkçılık yapma ! {allg}
sei kein Frosch bitte {allg} oyun bozanlık etme lütfen! {allg}