TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
dili analizleme {i} [dilb]die Dekomposition {f}
dili anlamlarına göre analiz etmek {v} [dilb]dekomponieren {v}
dili dolaşmak {fi} lallen {v}
dili dolaşmak {fi} stammeln {v}
dili tutulmak {fi} jemandem die Sprache verschlagen {v}
dili tutulmak {allg} kein Wort herausbringen können {allg}
dili tutulmuş {s} sprachlos {adj}
dili uzun {allg} eine spitze Zunge haben {allg}
dili uzun {i} das Lästermaul {n}
dili uzun kimse {i} das Klatschmaul {n}
dili uzun olmak {allg} eine große Klappe haben {allg}
dili yanmak {allg} die Finger verbrennen {allg}
dili yüzenden başına hal gelmek {allg} die Zunge verbrennen {allg}
dilim {i} der Abschnitt {m}
dilim {i} [tek]der Bildschnitt {m}
dilim {i} die Scheibe {f}
dilim {i} die Schnitte {f}
dilim dilim kesmek {fi} aufschneiden {v}
dilim dilim kesmek {v} tranchieren {v}
dilim dilim kesmek {v} transchieren {v}
dilimin ucunda söyleyemiyorum {allg} mir liegt das Wort auf der Zunge {allg}
dilimlemek {allg} in Scheiben schneiden {allg}
dilimlemek {v} tranchieren {v}
dilimlenmiş {adv} geschnitten {adv}
dilimlenmiş petek bal {i} der Scheibenhonig {m}
dilimlere ayırma {i} die Tranchierung {f}
dilimli kavun {i} die Kantalupe {f}
dilimli kavun {i} die Melone {f}
dilimli kavun {i} die Warzenmelone {f}
dilimli kazan {i} der Gliederkessel {m}
dilin gelişiminin incelenmesi {i} [dilb]die Diachronie {f}
dilin sırtı ile çıkarılan ses {i} [dilb]der Dorsal {m}
dilinden düşürmemek {itr} Gedenken {itr}
diline hakim {s} wortgewaltig {adj}
dilini çıkarmak {fi} züngeln {v}
dilini tut {allg} beherrsch dich {allg}
dilini tut {allg} verrat es nicht {allg}
dilini tutmak {fi} seine Zunge im Zaum halten {v}
dilini tutmak {allg} seine Zunge zügeln {allg}
dilini yutmuş gibi {s} sprachlos {adj}
dilinin altında bir şey saklamak {allg} etwas hinter dem Berg halten {allg}
dilinin ucunda olmak {allg} auf der Zunge schweben {allg}
Indirekte Treffer
ağzı var dili yok {a} schweigsam {a}
ağzı var dili yok {s} wortkarg {adj}
Alman dili {allg} die deutsche Sprache {allg}
Alman dili {i} das Deutsche {n}
Alman dili {i} das Deutsch {n}
Alman dili özelleştirme derneği {i} der Palmenorden {m}
Alman dili ve edebiyatı {i} die Germanistik {f}
Alman dili ve edebiyatı bilgisi {i} die Deutschkunde {f}
Alman dili ve edebiyatı uzmanı {i} der Germanist {m}
Alman dili ve edebiyatıyla ilgili {s} germanistisch {adj}
Alman yazım dili {i} das Schriftdeutsch {n}
anahtar dili {i} der Schlüsselbart {m}
anahtar dili {i} der Bart {m}
Arap dili ve edebiyatı {i} die Arabistik {f}
Arap dili ve edebiyatıyla ilgili {s} arabistisch {adj}
argo dili {i} die Vulgärsprache {f}
bankacılık dili {i} die Banksprache {f}
Bask dili {s} baskisch {adj}
beden dili {i} [dilb]die Nonverbale Kommunikation {f}
bilgisayar dili {i} [biliş]die Computersprache {f}
bilgisayar program dili {i} [biliş]die Computersprache {f}
bilim dili {i} die Gelehrtensprache {f}
bilim dili {i} der Fachausdruck {m}
bir dili esaslı olarak tasvir etme yöntemi {i} [dilb]der Deskriptivismus {m}
bir dili öğrenmek için yapılan alıştırma {i} die Sprachübung {f}
bir meslek grubunun dili {i} der Jargon {m}
bir yabancı dili iyi bilen {s} sprachkundig {adj}
çan dili {allg} der Klöppel einer Glocke {allg}
Çin dili {allg} chinesische Sprache {allg}
çingene dili {i} [müz]die Zigeunersprache {f}
çingene dili {i} das Romani {n}
çocuk dili {ünl} killekille {Inter}
çocuk dili {i} die Kindersprache {f}
Danimarka dili {i} das Dänisch {n}
dili analizleme {i} [dilb]die Dekomposition {f}
dili anlamlarına göre analiz etmek {v} [dilb]dekomponieren {v}
dili dolaşmak {fi} stammeln {v}
dili dolaşmak {fi} lallen {v}
dili tutulmak {allg} kein Wort herausbringen können {allg}
dili tutulmak {fi} jemandem die Sprache verschlagen {v}
dili tutulmuş {s} sprachlos {adj}
dili uzun {i} das Lästermaul {n}
dili uzun {allg} eine spitze Zunge haben {allg}
dili uzun kimse {i} das Klatschmaul {n}
dili uzun olmak {allg} eine große Klappe haben {allg}
dili yanmak {allg} die Finger verbrennen {allg}
dili yüzenden başına hal gelmek {allg} die Zunge verbrennen {allg}
dünya dili {i} die Weltsprache {f}
edebiyat dili {i} die Literatursprache {f}
Eskimo dili {i} die Eskimosprache {f}
Eston dili {allg} estnische Sprache {allg}
Fars dili {a} persisch {a}
Filipinler dili {i} die Philippinensprache {f}
Fin dili {allg} finnische Sprache {allg}
Fin dili {s} finnisch {adj}
Flaman dili {allg} flämische Sprache {allg}
gazete dili {i} die Zeitungssprache {f}
gemici dili {i} die Seemannssprache {f}
günlük konuşma dili {i} die Demotike {f}
günlük konuşma dili {i} die Umgangssprache {f}
halk dili {i} der Volksmund {m}
Helen dili {i} das Griechisch {n}
hukuk dili {i} [huk]die Rechtssprache {f}
iğneleyici dili olmak {allg} [Redw.]eine spitze Zunge haben {allg}
iğneleyici dili olmak {allg} eine spitze Zunge haben {allg}
iğneleyici dili olmak {allg} eine spitze Zunge {allg}
iki dili iyi konuşabilme {i} die Zweisprachigkeit {f}
İngiliz Dili ve Edebiyatı {allg} Anglistik/Amerikanistik {allg}
denetim dili {i} die Steuersprache {f}
güdüm dili {i} die Steuersprache {f}
işaret dili {i} die Taubstummensprache {f}
işaret dili {i} die Gebärdensprache {f}
işaret dili {i} die Zeichensprache {f}
İspanyol dili {allg} spanische Sprache {allg}
İsveç dili {allg} schwedische Sprache {allg}
Japon dili {i} das Japanisch {n}
kaynana dili {i} der Kaktus {m}
kedi dili bisküvisi {i} der Löffelbiskuit {m}
keskin dili olmak {allg} eine spitze Zunge {allg}
kilit dili {i} der Riegel {m}