TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
olmamak {fi} ausbleiben {v}
olmamak {fi} ausfallen {v}
olmamak {fi} aushaben {v}
olmamak {fi} fehlen {v}
olmamak {allg} ins Wasser fallen {allg}
olmamak {itr} unterbleiben {itr}
Indirekte Treffer
aklı başında olmamak {allg} seine fünf Sinne nicht beisammen haben {allg}
aktif olmamak {fi} stillliegen {v}
aptesinden şüphesi olmamak {fi} nichts vorzuwerfen haben {v}
bağımsız olmamak {allg} [den]an {allg}
bahsetmeye değer olmamak {allg} jeder Beschreibung spotten {allg}
başarılı olmamak {fi} fehlschlagen {v}
başı kıçı belli olmamak {fi} weder Hand noch Fuß haben {v}
başı sonu belli olmamak {fi} weder Hand noch Fuß haben {v}
başka şeyi düşünecek durumda olmamak {allg} den Kopf voll haben {allg}
beş parası olmamak {allg} keinen Heller haben {allg}
bir konuda yeteri kadar bilgisi olmamak {itr} Schwimmen {itr}
bir şey için yetkili olmamak {allg} dazu nicht befugt sein {allg}
bir yerde işi olmamak {allg} an einem Ort nichts verloren haben {allg}
biri için hiç anlamı olmamak {allg} Luft sein für jemanden {allg}
birine söyleyecek sözü olmamak {allg} jemandem nichts zu sagen haben {allg}
cezai ehliyeti olmamak {i} [huk]die Unzurechnungsfähigkeit {f}
değeri olmamak {allg} keinen Wert haben {allg}
dünyadan haberi olmamak {allg} von Tuten und Blasen keine Ahnung haben {allg}
dünyadan haberi olmamak {allg} keinen blassen Schimmer von etwas haben {allg}
eften püften olmamak {allg} nicht von Pappe sein {allg}
ele avuca alır yanı olmamak {allg} unter aller Kritik sein {allg}
elinde olmamak {fi} nicht umhinkönnen {v}
emin olmamak {fi} im Dunkeln tappen {v}
engel olmamak {allg} jdn gewähren lassen {allg}
faaliyette olmamak {fi} stillliegen {v}
fena olmamak {fi} angehen {v}
formda olmamak {allg} [sp]aus der Form kommen {allg}
göründüğü gibi saf olmamak {allg} nicht ganz ohne sein {allg}
göründüğü gibi saf olmamak {allg} gar nicht so ohne {allg}
gözü olmamak {v} gönnen {v}
hazır olmamak {allg} nicht auf dem Posten sein {allg}
hemfikir olmamak {allg} uneinig sein {allg}
hiç bir şeye saygısı olmamak {allg} ist nichts heilig {allg}
hiç suçu olmamak {allg} keine Schuld treffen {allg}
hiçbir fikri olmamak {allg} keine Ahnung haben {allg}
hiçbir şeyden haberi olmamak {allg} keinen Dunst haben {allg}
hiçbir şeyden tatmin olmamak {allg} mit nichts zufrieden sein {allg}
ilgisi olmamak {fi} fern stehen {v}
işler durumda olmamak {fi} darniederliegen {v}
katı yürekli biri olmamak {allg} kein Unmensch sein {allg}
kaybedecek bir şeyi olmamak {allg} nichts zu verlieren haben {allg}
kesin vakıf olmamak {fi} im Dunkeln tappen {v}
kimseye muhtaç olmamak {allg} auf eigenen Füßen stehen {allg}
kimseye muhtaç olmamak {fi} Auskommen {v}
kullanımda olmamak {itr} veralten {itr}
kuruşu bile olmamak {allg} keinen Heller haben {allg}
malik olmamak {v} ermangeln {v}
mani olmamak {allg} geschehen lassen {allg}
mennun olmamak {allg} mit etwas schlecht fahren {allg}
meteliği olmamak {allg} nicht eines Pfennigs mächtig sein {allg}
mevcut olmamak {itr} fehlen {itr}
müsait olmamak {allg} abhoh sein {allg}
net fikri olmamak {itr} schwanken {itr}
ödeme yapacak durumda olmamak {fi} [tic]festliegen {v}
olmak ya da olmamak {allg} Sein oder Nichtsein {allg}
önemli bir rolü olmamak {fi} keine Rolle spielen {v}
oralı olmamak {fi} nicht darum kümmern {v}
parası olmamak {allg} nicht flüssig sein {allg}
parası olmamak {fi} in Geldverlegenheit sein {v}
parası olmamak {allg} in Geldverlegenheit {allg}
rahatsız olmamak {i} das Ihren Platz behalten {n}
sağı solu belli olmamak {allg} launisch sein {allg}
sahip olmamak {v} ermangeln {v}
şansı olmamak {allg} kein Glück haben {allg}
sıhhatli olmamak {allg} nicht auf dem Posten sein {allg}
sorun olmamak {itr} leicht fallen {itr}
söz konusu olmamak {fi} nicht in Frage kommen {v}
söz konusu olmamak {fi} nicht in Betracht kommen {v}
söz konusu olmamak {allg} außer Frage sein {allg}
şuuru yerinde olmamak {fi} dahindämmern {v}
terbiyesi iyi olmamak {allg} keine Kinderstube haben {allg}
tetikte olmamak {allg} nicht auf dem Posten sein {allg}
umurunda olmamak {allg} jemanden kalt lassen {allg}
vakti olmamak {fi} keine Zeit haben {v}