DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
alle {Art.} bitkin {tan.}
alle {Art.} bütün {tan.}
alle {a} hep {a}
alle {Art.} hepsi {tan.}
alle {Art.} her {tan.}
alle {a} umum {a}
alle Abende {allg} her akşam {allg}
alle anderen {allg} ötekilerin hepsi {allg}
Alle anordnen {allg} [EDV]tümünü yerleştir {allg}
alle beide {allg} her ikisi de {allg}
alle Brücken hinter sich abbrechen {allg} gemileri yakmak {allg}
alle Deutschen {allg} tüm Almanlar {allg}
alle die eingeladen sind {allg} her davetli {allg}
Alle Frauen seiner Familie flachlegen {allg} ana avrat dümdüz gitmek {allg}
alle fünf Jahre {allg} her beş yılda bir {allg}
alle fünf Tage {allg} beş günde bir {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} çok işi olmak {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} çok meşgul olmak {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} işi başından aşmak {allg}
alle Hebel in Bewegung setzen {allg} her çareye başvurmak {allg}
alle Jahre {allg} her sene {allg}
alle Jubeljahre {allg} kırk yılda bir {allg}
alle Leute {allg} kamu {allg}
alle Leute {allg} tüm insanlar {allg}
alle machen {allg} bir şeyi bitirmek {allg}
alle mein Sorgen {allg} bütün kaygılarım {allg}
alle mein Sorgen {allg} bütün üzüntülerim {allg}
alle Menschen {allg} insanlık {allg}
alle Menschen {allg} tüm insanlar {allg}
alle Mittel ausschöpfen {allg} tüm olasılıkları harcamak {allg}
alle möglichen Sachen {allg} her türlü eşyalar {allg}
alle möglichen Sachen {allg} her türlü olaylar {allg}
alle Nase lang {allg} adım başı {allg}
alle Nase lang {allg} iki de bir de {allg}
alle Neune {allg} [Sp]dokuz kıy birden {allg}
alle Neune {allg} [Sp]tam isabet {allg}
alle ohne Ausnahme {allg} hep beraber {allg}
alle ohne Ausnahme {allg} istisnasız {allg}
alle Rechte vorbehalten {allg} her hakkı saklıdır {allg}
alle Risiken {allg} bütün rizikolar {allg}
alle sein {allg} bitmek {allg}
alle sein {allg} tükenmek {allg}
alle seine Gedanken {allg} aklı fikri {allg}
alle seine Kräfte anstrengen {allg} var gücünü toplamak {allg}
alle Tage {allg} her gün {allg}
alle Tage ist kein Sonntag {allg} kedi her zaman kaymak yemez {allg}
alle Trümpfe ausspielen {allg} bütün kozlarını kullanmak {allg}
alle Trümpfe ausspielen {allg} eteklerindeki taşı dökmek {allg}
alle über einen Kamm scheren {allg} herkesi aynı kefeye koymak {allg}
alle über einen Kamm scheren {allg} herkesi bir tutmak {allg}
alle und jeder {allg} herkes {allg}
alle vier Minuten {allg} her dört dakikada bir {allg}
alle viere von sich strecken {allg} dinlenmek için uzanmak {allg}
Alle Vögel fliegen {allg} uçtu uçtu kim uçtu oyunu {allg}
alle Waren exklusive Textilien {allg} tekstil hariç tüm mallar {allg}
alle Welt {allg} herkes {allg}
alle Welt {allg} tüm dünya {allg}
alle werden {allg} bitmek {allg}
alle werden {allg} tükenmek {allg}
alle Zimmer sind belegt {allg} tüm odalar dolu {allg}
alle zugleich {allg} hep birlikte {allg}
alle zusammen {allg} cümleten {allg}
alle zusammen {allg} hep beraber {allg}
alle zusammen {allg} hep birlikte {allg}
alle zusammen {allg} hepsi birden {allg}
alle zwei {allg} her ikisi {allg}
alle, nur ich nicht {allg} ben hariç herkes {allg}
alle, nur ich nicht {allg} benden başka herkes {allg}
die Allee {f} bulvar {i}
die Allee {f} geniş cadde {i}
die Allegorie {f} alegori {i}
die Allegorie {f} mecaz {i}
die Allegorie {f} timsal {i}
die Allegorie {f} timsali resim {i}
die Allegorie {f} yerine {i}
allegorisch {adj} alegorik {s}
allegorisch {adj} mecaz yoluyla {s}
allegorisch {adj} temsili {s}
allegorisch {adj} timsali {s}
die Allegro {f} [Mus]allegro {i}
Indirekte Treffer
die alle Abende {allg} her akşam {allg}
alle anderen {allg} ötekilerin hepsi {allg}
Alle anordnen {allg} [EDV]tümünü yerleştir {allg}
alle beide {allg} her ikisi de {allg}
alle Brücken hinter sich abbrechen {allg} gemileri yakmak {allg}
alle Deutschen {allg} tüm Almanlar {allg}
alle die eingeladen sind {allg} her davetli {allg}
Alle Frauen seiner Familie flachlegen {allg} ana avrat dümdüz gitmek {allg}
alle fünf Jahre {allg} her beş yılda bir {allg}
alle fünf Tage {allg} beş günde bir {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} işi başından aşmak {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} çok meşgul olmak {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} çok işi olmak {allg}
alle Hebel in Bewegung setzen {allg} her çareye başvurmak {allg}
alle Jahre {allg} her sene {allg}
alle Jubeljahre {allg} kırk yılda bir {allg}
alle Leute {allg} tüm insanlar {allg}
alle Leute {allg} kamu {allg}
alle machen {allg} bir şeyi bitirmek {allg}
alle mein Sorgen {allg} bütün üzüntülerim {allg}
alle mein Sorgen {allg} bütün kaygılarım {allg}
alle Menschen {allg} tüm insanlar {allg}
alle Menschen {allg} insanlık {allg}
alle Mittel ausschöpfen {allg} tüm olasılıkları harcamak {allg}
alle möglichen Sachen {allg} her türlü olaylar {allg}
alle möglichen Sachen {allg} her türlü eşyalar {allg}
alle Nase lang {allg} iki de bir de {allg}
alle Nase lang {allg} adım başı {allg}
alle Neune {allg} [Sp]tam isabet {allg}
alle Neune {allg} [Sp]dokuz kıy birden {allg}
alle ohne Ausnahme {allg} istisnasız {allg}
alle ohne Ausnahme {allg} hep beraber {allg}
alle Rechte vorbehalten {allg} her hakkı saklıdır {allg}
alle Risiken {allg} bütün rizikolar {allg}
alle sein {allg} bitmek {allg}
alle sein {allg} tükenmek {allg}
alle seine Gedanken {allg} aklı fikri {allg}
alle seine Kräfte anstrengen {allg} var gücünü toplamak {allg}
alle Tage {allg} her gün {allg}
alle Tage ist kein Sonntag {allg} kedi her zaman kaymak yemez {allg}
alle Trümpfe ausspielen {allg} eteklerindeki taşı dökmek {allg}
alle Trümpfe ausspielen {allg} bütün kozlarını kullanmak {allg}
alle über einen Kamm scheren {allg} herkesi bir tutmak {allg}
alle über einen Kamm scheren {allg} herkesi aynı kefeye koymak {allg}
alle und jeder {allg} herkes {allg}
alle vier Minuten {allg} her dört dakikada bir {allg}
alle viere von sich strecken {allg} dinlenmek için uzanmak {allg}
Alle Vögel fliegen {allg} uçtu uçtu kim uçtu oyunu {allg}
alle Waren exklusive Textilien {allg} tekstil hariç tüm mallar {allg}
alle Welt {allg} tüm dünya {allg}
alle Welt {allg} herkes {allg}
alle werden {allg} tükenmek {allg}
alle werden {allg} bitmek {allg}
alle Zimmer sind belegt {allg} tüm odalar dolu {allg}
alle zugleich {allg} hep birlikte {allg}
alle zusammen {allg} cümleten {allg}
alle zusammen {allg} hepsi birden {allg}
alle zusammen {allg} hep birlikte {allg}
alle zusammen {allg} hep beraber {allg}
alle zwei {allg} her ikisi {allg}
alle, nur ich nicht {allg} benden başka herkes {allg}
alle, nur ich nicht {allg} ben hariç herkes {allg}
auf alle Fälle {allg} ne olursa olsun {allg}
auf alle Fälle {allg} mutlaka {allg}
auf alle Fälle {allg} her durumda {allg}
auf alle Mittel zurückgreifen {allg} her çareye başvurmak {allg}
bis in alle Ewigkeit {allg} ebediye ilelebet {allg}
Bitte alle relevanten Grunddaten füllen {allg} Lütfen bütün önemli temel bilgileri doldurun {allg}
das Essen ist alle {allg} yemek bitti {allg}
das Essen ist alle {allg} yemek tükendi {allg}
Deckung gegen alle Schäden und Gefahren {allg} tüm hasar ve risklere karşı teminat {allg}
Deckung gegen alle Schäden und Gefahren {allg} tüm hasar ve risklere karşı güvence {allg}
ein für alle Mal {allg} [Redw.]ilk ve son defa {allg}
für alle Fälle {allg} ne olursa olsun {allg}