DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
finden {v} bulunmak {fi}
finden {v} buluşmak {fi}
finden {v} kendini toparlamak {fi}
finden {allg} bir şeye uymak {allg}
finden {v} bulmak {v}
Indirekte Treffer
Abnahme finden {allg} satılma {allg}
Absatz finden {allg} satılmak {allg}
Absatz finden {allg} pazar bulmak {allg}
Absatz finden {allg} mahreç bulmak {allg}
an etw Gefallen finden {v} beğenmek {fi}
an etw Gefallen finden {v} zevk almak {fi}
an etw Gefallen finden {v} hoşlanmak {fi}
an etw Gefallen finden {v} bir şeyden hoşlanmak {fi}
an etw Geschmack finden {allg} bir şeyden hoşlanmaya başlamak {allg}
Anklang finden {allg} beğenilmek {allg}
Anklang finden {allg} rağbet görmek {allg}
Annahme finden {allg} tasvip olunmak {allg}
Annahme finden {allg} kabul edilmek {allg}
Anwendung finden {v} uygulanmak {fi}
Anwendung finden {v} tatbik edilmek {fi}
Anwendung finden {v} kullanılmak {fi}
befremdlich finden {allg} tuhafına gitmek {allg}
befremdlich finden {allg} garipsemek {allg}
bei jdm Anklang finden {allg} revaçta olmak {allg}
bei jdm Anklang finden {allg} kabul görmek {allg}
bei jdm Anklang finden {allg} beğenilmek {allg}
bei jemandem Anklang finden {v} kabul görmek {fi}
bei jemandem nur taube Ohren finden {allg} birinden beklediği yardımı bulamamak {allg}
bei jemandem nur taube Ohren finden {allg} eli boş dönmek {allg}
Beifall finden {allg} rağbet görmek {allg}
Beifall finden {allg} beğenilmek {allg}
Beifall finden {allg} alkışlanmak {allg}
das wird sich finden {allg} bu mesele halledilecek {allg}
den Anschluss finden {v} dostluk kurmak {fi}
den Tod finden {allg} ölmek {allg}
ein Haar in der Suppe finden {allg} bir şeyde kusur bulmak {allg}
einander finden {allg} birbirini bulmak {allg}
eine Anstellung finden {allg} bir bulmak {allg}
eine Ausrede finden {allg} bahane uydurmak {allg}
eine Ausrede finden {allg} bahane bulmak {allg}
eine Ausrede finden {allg} mazeret bulmak {allg}
einen Ausweg finden {allg} çaresini bulmak {allg}
einen Ausweg finden {allg} bir çıkar yolunu bulmak {allg}
einen gewaltsamen Tod finden {allg} öldürülmek {allg}
einen gewaltsamen Tod finden {allg} kazaya kurban gitmek {allg}
einen Kompromiss finden {v} [Redw.]uzlaşmak {fi}
einen Kompromiss finden {v} [Redw.]orta yolu bulmak {fi}
einen Weg finden {allg} çıkış yolu bulmak {allg}
einen Weg finden {allg} bir çözüm bulmak {allg}
etwas seltsam finden {v} yadırgamak {fi}
Gehör finden {allg} dinlenmek {allg}
Gehör finden {allg} ciddiye alınmak {allg}
Geschmack an etwas finden {allg} birşeye alışmak {allg}
Geschmack finden an etw {v} bir şeyden hoşlanmak {fi}
Geschmack finden an etw {v} tat almak {fi}
Geschmack finden an etw {v} hoşlanmak {fi}
Gnade finden {allg} merhamet görmek {allg}
Gnade finden {allg} iyilik görmek {allg}
Gott in sich selbst finden {allg} Tanrıyı içinde bulmak {allg}
gut finden {allg} bir şeyi iyi bulmak {allg}
guten Absatz finden {allg} peynir ekmek gibi satılmak {allg}
guten Absatz finden {allg} iyi satılmak {allg}
hässlich finden {allg} bir şeyi çirkin bulmak {allg}
Interesse finden {allg} rağbet görmek {allg}
Interesse finden {allg} ilgi görmek {allg}
Käufer finden {allg} alıcı bulmak {allg}
keine Abnehmer finden {allg} alıcı bulamamak {allg}
keine Erhörung finden {allg} reddedilmek {allg}
keine Gegenliebe finden {allg} sevgisine karşılık bulamamak {allg}
keine Worte finden {allg} söyleyecek söz bulamamak {allg}
Mittel und Wege finden {allg} kolayını bulmak {allg}
Mittel und Wege finden {allg} çaresini bulmak {allg}
seinen Abschluss finden {allg} neticelenmek {allg}
sympathisch finden {v} sempati duymak {fi}
Weg finden {allg} çare bulmak {allg}
wichtig finden {v} önemsemek {fi}
zu sich selbst finden {v} kendini bulmak {fi}
Zugriff finden {allg} erişmek {allg}