TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hava {i} das Aero {n}
hava {önk} aero- {prä}
hava {i} das Ambiente {n}
hava {i} die Angeberei {f}
hava {i} der Atem {m}
hava {i} [gökb]der Äther {m}
hava {i} die Atmosphäre {f}
hava {i} die Aufmachung {f}
hava {i} der Aufputz {m}
hava {i} das Flair {n}
hava {i} das Klima {n}
hava {i} die Laune {f}
hava {i} das Lied {n}
hava {i} die Luft {f}
hava {i} die Melodie {f}
hava {i} das Milieu {n}
hava {i} die Stimmung {f}
hava {i} die Tendenz {f}
hava {i} der Touch {m}
hava {i} die Verfassung {f}
hava {i} [metr]das Wetter {n}
hava {i} die Witterung {f}
hava {i} die Zurschaustellung {f}
hava akımı {i} der Durchzug {m}
hava akımı {i} der Luftstrom {m}
hava akımı {i} die Luftströmung {f}
hava akımı {i} der Luftumlauf {m}
hava akımı {i} der Luftzug {m}
hava akımı {i} [metr]der Windzug {m}
hava akını {i} [ask]der Luftangriff {m}
hava akını yapmak {fi} [ask]einfliegen {v}
hava akışı {i} die Luftströmung {f}
hava aküsü {i} der Luftakkumulator {m}
hava alamamak {allg} keine Luft bekommen {allg}
hava alanı {i} der Luftraum {m}
hava alarmı {i} [ask]der Fliegeralarm {m}
hava alayı {i} [ask]das Flugzeuggeschwader {n}
hava alayı {i} [ask]das Geschwader {n}
hava albay {i} [ask]der Geschwaderführer {m}
hava aldırmak {v} belüften {v}
hava almak {allg} Luft bekommen {allg}
hava almak {itr} auslüften {itr}
hava almasını sağlamak {v} bewettern {v}
hava aracı {i} das Luftfahrzeug {n}
hava aralığı {i} der Luftspalt {m}
hava atan {i} der Angeber {m}
hava atan {i} der Protz {m}
hava atıcı {i} der Blender {m}
hava atma {i} die Protzerei {f}
hava atmak {fi} abziehen {v}
hava atmak {fi} angeben {v}
hava atmak {itr} bramarbasieren {itr}
hava atmak {allg} große Bögen spucken {allg}
hava atmak {fi} großtun {v}
hava atmak {allg} mit etw protzen {allg}
hava atmak {fi} mit etwas Staat machen {v}
hava atmak {fi} protzen {v}
hava atmak {allg} aufblähen {allg}
hava atmak {fi} aufblasen {v}
hava atmak {fi} aufspielen {v}
hava atmak {allg} groß tun {allg}
hava atmak {allg} viel Wind machen {allg}
hava ayarı {i} die Luftregulierung {f}
hava azotu {i} der Luftstickstoff {m}
hava barajı {i} die Luftsperre {f}
hava basıncı {i} [fiz]der Luftdruck {m}
hava basıncı ölçüm birimi {i} die Quecksilbersäule {f}
hava basınçlı fren {i} [tek]die Luftdruckbremse {f}
hava baskını {i} [ask]der Luftüberfall {m}
hava basmak {fi} aufpumpen {v}
hava basmak {fi} auslüften {v}
hava basmak {fi} durchwehen {v}
hava basmak {allg} groß tun {allg}
hava bilgisi {i} die Meteorologie {f}
hava bilgisi uzmanı {i} der Meteorologe {m}
hava birliği {i} [ask]die Fliegerformation {f}
hava birliği {i} [ask]der Fliegerverband {m}
hava boğucu {s} dumpfig {adj}
hava boğucu {s} [metr]gewitterschwer {adj}
hava bölmesi {i} die Luftkammer {f}
Indirekte Treffer
açık hava {i} das Freie {n}
açık hava {i} das Open-Air {n}
açık hava {allg} klares Wetter {allg}
açık hava {allg} freier Himmel {allg}
açık hava banyosu {i} das Luftbad {n}
açık hava eğlencesi {i} die Gartenfeier {f}
açık hava eğlencesi {i} die Gartenparty {f}
açık hava elektrik hattı {i} die Freileitung {f}
açık hava festivali {i} das Open-Air-Festival {n}
açık hava gösterisi {i} die Freilichtvorführung {f}
açık hava konseri {i} das Platzkonzert {n}
açık hava müzesi {i} das Freiluftmuseum {n}
açık hava müzesi {i} das Freilichtmuseum {n}
açık hava okulu {i} die Freiluftschule {f}
açık hava oyunları {ç} die Freiluftspiele {pl}
açık hava partisi {i} die Gartenparty {f}
açık hava sahnesi {i} die Freilichtbühne {f}
açık hava sineması {i} das Freilichtkino {n}
açık hava tesisi {i} die Außenanlage {f}
açık hava tiyatrosu {i} das Freilichttheater {n}
açık hava tiyatrosu {ç} die Freiluftspiele {pl}
ağır hava {i} der Mief {m}
akciğerde hava veya gaz toplanması {i} [hek]das Lungenemphysem {n}
ani hava değişikliği {i} [metr]der Wettersturz {m}
ani hava değişimi {i} [metr]der Witterungsumschlag {m}
ani hava değişmesi {i} der Wetterumschwung {m}
aşağı akımlı hava {allg} absteigender Luftstrom {allg}
aşırı derece hava sıcaklığı {i} die Hitze {f}
atık hava {i} die Abluft {f}
av için uygun hava {i} das Jagdwetter {n}
bana göre hava hoş {s} das ist mir schnurz {adj}
bana göre hava hoş {adv} wurscht {adv}
bana göre hava hoş {allg} es ist mir schnurz. {allg}
bana göre hava hoş {allg} von mir aus {allg}
bana göre hava hoş {a} egal {a}
bana göre hava hoş {allg} mir ist es recht {allg}
bana göre hava hoş {allg} das ist mir Wurst {allg}
bana göre hava hoş {allg} das ist mir egal {allg}
bana göre hava hoş {allg} mir ist es egal {allg}
bana göre hava hoş {allg} das ist mir Wurscht {allg}
bana göre hava hoş {adv} Wurst {adv}
bana göre hava hoş {allg} mir ist alles recht {allg}
basınçlı hava {allg} komprimierte Luft {allg}
basınçlı hava {allg} gepresste Luft {allg}
basınçlı hava {i} die Druckluft {f}
basınçlı hava {i} die Pressluft {f}
basınçlı hava avadanlığı {i} das Pressluftwerkzeug {n}
basınçlı hava boru şebekesi {i} die Pressluftleitung {f}
basınçlı hava freni {i} die Druckluftbremse {f}
basınçlı hava makinesi {i} die Pressluftarbeitsmaschine {f}
basınçlı hava keskisi {i} der Luftmeißel {m}
basınçlı hava lokomotifi {i} die Druckluftlokomotive {f}
basınçlı hava matkabı {i} [tek]der Pressluftbohrer {m}
basınçlı hava pompası {i} die Druckluftpumpe {f}
basınçlı hava tesisatı {i} die Druckluftanlage {f}
basınçlı hava tesisatı {i} die Pressluftanlage {f}
bay kötü hava {i} das Sauwetter {n}
bence hava boş {a} meinetwillen {a}
bence hava boş {a} meinetwegen {a}
bence hava hoş {s} piepegal {adj}
berbat hava {i} das Sauwetter {n}
bir yerin içine hava üflemek {fi} einhauchen {v}
boğucu hava {i} [metr]die Stickluft {f}
boğucu hava {allg} stickige Luft {allg}
boğucu hava {allg} Schwüles Wetter {allg}
boğucu hava {i} die Schwüle {f}
bölgenin hava durumu {i} die Großwetterlage {f}
borsada hava {i} die Börsenstimmung {f}
borsada hava {i} das Börsenklima {n}
böyle bir hava {allg} solch ein Wetter {allg}
bugün hava güzel {allg} heute ist es schön {allg}
bulutlu hava {i} [metr]der Wolkenhimmel {m}
bunaltıcı hava {i} [metr]die Stickluft {f}
bunaltıcı hava {s} schwül {adj}
burada moral bozucu bir hava hakim {allg} hier herrscht schlechte Stimmung {allg}
cıvalı hava pompası {i} die Quecksilberluftpumpe {f}
değişken hava {i} das Aprilwetter {n}
denizaltı hava direği {i} [den]der Luftschacht {m}
dışarı hava vermek {fi} ablüften {v}
dışarı verilen hava {i} die Abluft {f}