TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
konuşuan {s} gesprächig {adj}
konuşucu {i} der Sprecher {m}
konuşucu {i} die Sprecherin {f}
konuşulan {adv} gesprochen {adv}
konuşulan bir şeyi kitapta bulup okumak {fi} nachlesen {v}
konuşulan dil {i} die Konversationssprache {f}
konuşulan kişi {i} der Gesprächspartner {m}
konuşulan ve yazılanları kaydetme aracı {i} das Diktiergerät {n}
konuşulmamış {s} unerwähnt {adj}
konusuna göre biçimi değişen ezgili şiir {i} die Ode {f}
konusunda {öt} betreffs {prp}
konusunda {adv} darüber {adv}
konusunda {s} hinsichtlich {adj}
konusunda {allg} in Betreff {allg}
konusunda {öt} über {prp}
konusunda {öt} um {prp}
konusunda bilgili {s} sattelfest {adj}
konusunda usta {i} der Artist {m}
konusunda usta {s} sattelfest {adj}
konusunda uzman {s} sattelfest {adj}
konuşup anlaşmak {allg} ausreden {allg}
konuşup gülüşmek {itr} turteln {itr}
konuşur gibi {allg} [müz]pariando {allg}
konuşurcasına {allg} [müz]pariando {allg}
konuşurken bağlantıyı {allg} den Faden verlieren {allg}
konuşurken bir kelimeyi bulamamak {ç} die Wortfindungsstörungen {pl}
konuşurken bir şeyi atlamak {fi} hinwegreden {v}
konuşurken kaçamak yapma {ç} die Umschweife {pl}
konuşurken konu dışma çıkmak {fi} ausschweifen {v}
konuşurken pelteklemek {itr} anstoßen {itr}
konuşurken vurgulamak {v} betonen {v}
konusuz {allg} gegenstandslos {allg}
konusuz kalma {i} die Gegenstandslosigkeit {f}
Indirekte Treffer
ağır suç konusu {i} die Kriminalsache {f}
aile konusu {i} die Familiensache {f}
aile konusu {i} [huk]die Ehesache {f}
alay konusu {i} das Gespött {n}
alay konusu etmek {v} prostituieren {v}
alay konusu olmak {allg} zum Gespött machen {allg}
alay konusu olmak {allg} zum Hohn werden {allg}
anlaşmazlık konusu {i} der Zankapfel {m}
anlaşmazlık konusu {i} der Streitpunkt {m}
anlaşmazlık konusu {i} der Konfliktstoff {m}
anlaşmazlık konusu {i} der Erisapfel {m}
bağlılaşımın konusu {i} das Korrelat {n}
bahis konusu {i} das Gesprächsthema {n}
bir şey söz konusu {allg} es geht um etw {allg}
burada söz konusu olan şey ... {allg} hier handelt es sich um ... {allg}
çalışma konusu {i} das Sachgebiet {n}
ceza davası konusu {i} [huk]die Strafsache {f}
dava konusu {i} [huk]die Klagesache {f}
dava konusu {i} [huk]die Causa {f}
dava konusu {i} der Streitgegenstand {m}
dava konusu {i} [huk]der Rechtsfall {m}
dava konusu olma {i} die Klagbarkeit {f}
dava konusu şeyin bulunduğu yer esası {i} der Belegenheitsgrundsatz {m}
dedikodu konusu olmak {allg} ins Gerede kommen {allg}
ders konusu {i} der Unterrichtsgegenstand {m}
ders konusu {i} der Unterricht {m}
ders konusu {i} der Lehrstoff {m}
ders konusu {i} der Lehrgegenstand {m}
dersin konusu {i} der Lernstoff {m}
dersin konusu {i} der Lehrstoff {m}
eylem konusu {i} das Handlungsobjekt {n}
faaliyet konusu {i} das Tätigkeitsfeld {n}
fiyat konusu {i} die Preisfrage {f}
geçimsizlik konusu {i} die Reibungsfläche {f}
görüşme konusu {i} das Gesprächsthema {n}
görüşme konusu {i} der Gesprächsstoff {m}
günün konusu {i} das Tagesgespräch {n}
günün konusu {i} die Sensation {f}
güvencenin konusu {i} der Deckungsgegenstand {m}
hakkın konusu {i} das Rechtsobjekt {n}
ihtilaf konusu {i} der Erisapfel {m}
konusu {i} das Sachgebiet {n}
işletme konusu {i} [huk]der Unternehmensgegenstand {m}
kapak konusu {i} die Titelgeschichte {f}
kavga konusu {i} der Zankapfel {m}
kira konusu {i} der Mietgegenstand {m}
kira konusu {i} das Mietobjekt {n}
konuşma konusu {i} der Gesprächsstoff {m}
mahkeme konusu {i} der Streit {m}
mekanik fiziğin bir konusu {i} [fiz]die Dynamik {f}
merak konusu {s} fraglich {adj}
nizah konusu {i} der Zankapfel {m}
öğrenim konusu {i} der Unterrichtsgegenstand {m}
politika konusu {i} das Politikum {n}
sağlığımız söz konusu {allg} es geht um unsere Gesundheit {allg}
şirketin amaç konusu {allg} Gegenstand der Gesellschaft {allg}
şirketin amaç konusu {allg} Gegenstand des Unternehmens {allg}
şirketin konusu {allg} Gegenstand der Gesellschaft {allg}
söz konusu {i} das Gesprächsthema {n}
söz konusu {a} besagt {a}
söz konusu {adv} beregt {adv}
söz konusu {s*be} Gegenstand der Unterhaltung bilden {s*be}
söz konusu {s} fraglich {adj}
söz konusu {allg} in Frage stehend {allg}
söz konusu {s} betreffend {adj}
söz konusu edilmemiş {s} unerwähnt {adj}
söz konusu etmek {v} erwähnen {v}
söz konusu olamaz {a} ausgeschlossen {a}
söz konusu olamaz! {allg} keine Rede {allg}
söz konusu olan {tan.} derselbe {Art.}
söz konusu olan {s} bewusst {adj}
söz konusu olan {fm} Betreffende {fm}
söz konusu olan {s} gegenständlich {adj}
söz konusu olan ne? {allg} worum handelt es sich {allg}
söz konusu olan şey şudur {allg} es handelt sich darum {allg}
söz konusu olmak {allg} den Gegentand der Unterhaltung bilden {allg}
söz konusu olmak {fi} handeln um {v}
söz konusu olmak {fi} infrage kommen {v}
söz konusu olmak {allg} in Frage kommen {allg}
söz konusu olmak {allg} in Betracht kommen {allg}