DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
der Mund {m} ağız {i}
der Mund {m} delik {i}
der Mund {m} dudaklar {i}
der Mund {m} menfez {i}
die Mund {f} vasilik {i}
der Mund {m} yuva {i}
Mund und Nase aufsperren {allg} hayretten ağzı açık kalmak {allg}
die Mund-zu-Mund-Beatmung {f} ağızdan ağıza suni teneffüs {i}
die Mund-zu-Mund-Beatmung {f} [Med.]hayat öpücüğü {i}
die Mund-zu-Mund-Beatmung {f} [Med.]suni solunum {i}
die Mund-zu-Nase-Beatmung {f} ağızdan buruna suni teneffüs {i}
die Mundart {f} [Sprachw]ağız {i}
die Mundart {f} [Sprachw]diyalekt {i}
die Mundart {f} [Sprachw]lehçe {i}
die Mundart {f} [Sprachw]şive {i}
die Mundart {f} taşra ağızı {i}
mundartlich {adj} diyalektik {s}
mundartlich {adj} şivesel {s}
mundartlich {adj} yöresel dil {s}
das Mündchen {n} anal dudakçık {i}
das Mündchen {n} buse {i}
das Mündchen {n} küçük dudak {i}
das Mündchen {n} öpücük {i}
die Munddusche {f} ağız çalkalama aleti {i}
das Mündel {n} korumlu {i}
das Mündel {n} vesayet altında bulunan yetim çocuk {i}
das Mündel {n} vesayet altındaki kimse {i}
das Mündelgeld {n} korumlunun parası {i}
das Mündelgeld {n} vesayet altındaki çocuğun vasisi tarafınca yönlendirilen parası {i}
das Mündelgeld {n} vesayet altındaki kimsenin parası {i}
mündelsicher {a} birinci derecede sağlam {a}
mündelsicher {adj} güvenceli {s}
mündelsicher {adj} güvenilir {s}
mündelsicher {adj} güvenli {s}
mündelsichere Anlage {allg} birinci derecede sağlam plasman {allg}
mündelsichere Anlage {allg} birinci derecede sağlam yatırım {allg}
mündelsichere Anleihe {allg} birinci derecede sağlam tahvil {allg}
mündelsichere Effekten {allg} sağlam menkul değerler {allg}
mündelsichere Gelder {allg} birinci derecede emin fonlar {allg}
mündelsichere Kapitalanlage {allg} birinci derecede sağlam sermaye yatırımı {allg}
die Mündelsicherheit {f} korumlunun emniyeti {i}
die Mündelsicherheit {f} vesayet altındaki kimsenin emniyeti {i}
munden {allg} beğenmek {allg}
munden {allg} bir şey birisinin hoşuna gitmek {allg}
munden {itr} beğenmek {itr}
munden {itr} hoşuna gitmek {itr}
munden {v} lezzetli olmak {fi}
münden {itr} akmak {itr}
münden {itr} bir sonuca götürmek {itr}
münden {itr} [Verk.]çıkmak {itr}
münden {itr} dökülmek {itr}
münden {v} girmek {fi}
münden {itr} gitmek {itr}
münden {v} karışmak {fi}
münden {itr} varmak {itr}
mundfaul {adj} ağzı sıkı {s}
mundfaul {adj} ağzından laf çıkmaz {s}
mundfaul {adj} az konuşan {s}
mundfaul {adj} suskun {s}
die Mundfäule {f} aft {i}
die Mundfäule {f} [Med.]ağız içi iltihabı {i}
die Mundfäule {f} [Med.]stomatit {i}
mundgerecht {adj} kolay yenebilir {s}
mundgerecht {adj} yemesi kolay {s}
mundgerecht machen {allg} birisine bir şeyi ilgi çekici şekilde anlatmak {allg}
der Mundgeruch {m} [Med.]ağız kokusu {i}
der Mundgeruch {m} nefes kokusu {i}
die Mundharmonika {f} [Mus]ağız armonikası {i}
die Mundhöhle {f} ağız boşluğu {i}
mündig {adj} [Jur.]ergen {s}
mündig {adj} [Jur.]ergin {s}
mündig {adj} [Jur.]reşit {s}
mündig sprechen {v} [Jur.]erginliğe eriştiğini açıklamak {fi}
mündig sprechen {v} [Jur.]rüştünü ispat etmek {fi}
die Mündigkeit {f} [Jur.]erginlik {i}
die Mündigkeit {f} [Jur.]reşitlik {i}
die Mündigkeit {f} rüşt {i}
mündlich {allg} kavli {allg}
mündlich {adj} konuşmalı {s}
mündlich {a} şifahen {a}
Indirekte Treffer
auf den Mund küssen {allg} dudaklarından öpmek {allg}
das Wort aus dem Mund nehmen {allg} birisinin ağzından laf kapmak {allg}
den Mund abspülen {allg} ağzını çalkamak {allg}
den Mund aufsperren {v} kilit açmak {fi}
den Mund aufsperren {v} ardına kadar açmak {fi}
den Mund aufsperren {allg} [Redw.]ağzını bir karış açmak {allg}
den Mund aufsperren {v} açmak {fi}
den Mund halten {v} sesini kesmek {fi}
den Mund halten {v} gık dememek {fi}
den Mund halten {v} ağzını tutmak {fi}
den Mund spülen {allg} ağzı çalkalamak {allg}
den Mund spülen {allg} gargara yapmak {allg}
den Mund stopfen {allg} birisinin ağzını tıkamak {allg}
den Mund verbrennen {allg} düşüncesizce konuşarak zarara uğramak {allg}
den Mund zu voll nehmen {allg} büyük söz söylemek {allg}
einen großen Mund haben {allg} uydurmak {allg}
einen großen Mund haben {allg} palavra atmak {allg}
einen großen Mund haben {allg} yukarıdan kesmek {allg}
Halt den Mund {allg} kapa çeneni! {allg}
Halt den Mund {allg} çeneni tut {allg}
halt den Mund! {allg} çeneni tut {allg}
jemandem den Mund stopfen {v} çanına ot tıkamak {fi}
jemandem den Mund stopfen {v} ağzını tıkamak {fi}
jemandem den Mund verbieten {allg} birine bir konuda konuşmayı yasak etmek {allg}
jemandem den Mund wässerig machen {allg} birinin iştahını kabartmak {allg}
jemandem den Mund wässerig machen {allg} birinin ağzını sulandırmak {allg}
jemandem Honig um den Mund schmieren {allg} birini pohpohlamak {allg}
jemandem Honig um den Mund schmieren {allg} ağzına bal sürmek {allg}
jemandem Honig um den Mund schmieren {allg} şişirmek {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {allg} sözünü esirgememek {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {allg} dobra dobra söylemek {allg}
kein Blatt vor den Mund nehmen {s*be} lafını esirgememek {s*be}
kein Blatt vor Mund nehmen {allg} sözünü esirgememek {allg}
kein Blatt vor Mund nehmen {allg} lafını esirgememek {allg}
mit Müh und Not den Mund halten {allg} oflaya puflaya düşe kalka çenesini tutmak {allg}
mit offenem Mund {allg} şaşkınlıktan ağzı bir karış açık {allg}
Morgenstund hat Gold im Mund {allg} erken kalkan yol alır {allg}
Morgenstund? hat Gold im Mund {allg} erken kalkan yol alır {allg}
Mund und Nase aufsperren {allg} hayretten ağzı açık kalmak {allg}
Mund-zu-Mund-Beatmung {f} [Med.]suni solunum {i}
die Mund-zu-Mund-Beatmung {f} [Med.]hayat öpücüğü {i}
die Mund-zu-Mund-Beatmung {f} ağızdan ağıza suni teneffüs {i}
die Mund-zu-Nase-Beatmung {f} ağızdan buruna suni teneffüs {i}
die nicht auf den Mund gefallen sein {allg} [Redw.]hazır cevap olmak {allg}
über den Mund fahren {allg} birisinin sözünü kabaca kesmek {allg}
von der Hand in den Mund leben {allg} kıt kanaat geçinmek {allg}