TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
nefes {i} der Anhauch {m}
nefes {i} der Atem {m}
nefes {i} der Atemzug {m}
nefes {i} die Atmung {f}
nefes {i} der Hauch {m}
nefes {i} der Odem {m}
nefes {i} das Pneuma {n}
nefes {i} die Puste {f}
nefes {i} der Spiritus {m}
nefes {i} der Zug {m}
nefes alamama {i} [hek]die Asphyxie {f}
nefes alamamak {itr} ersticken {itr}
nefes alamamak {allg} keine Luft bekommen {allg}
nefes aldırmamak {fi} erdrücken {v}
nefes aldırmayan {s} schwül {adj}
nefes alınabilen {s} respirabel {adj}
nefes alma {i} das Atemholen {n}
nefes alma {i} der Atemzug {m}
nefes alma {i} das Einatmen {n}
nefes alma {i} die Einatmung {f}
nefes alma {i} das Lebenszeichen {n}
nefes alma {i} die Respiration {f}
nefes alma {i} [demy]der Zug {m}
nefes alma molası {i} die Verschnaufpause {f}
nefes alma yöntemleri {i} die Atemgymnastik {f}
nefes almak {fi} Atem holen {v}
nefes almak {itr} atmen {itr}
nefes almak {fi} Einatmen {v}
nefes almak {itr} respirienen {itr}
nefes almak {itr} schnaufen {itr}
nefes almak {v} schöpfen {v}
nefes almak {allg} zu Atem kommen {allg}
nefes almaki {fi} ausschnaufen {v}
nefes almaya çalışmak {allg} nach Luft schnappen {allg}
nefes aygıtı {ç} die Atmungsorgane {pl}
nefes borusu {i} [hayb]die Drossel {f}
nefes borusu {i} die Luftröhre {f}
nefes borusu {i} die Trachea {f}
nefes borusu {i} [hayb]die Trachee {f}
nefes borusu kanalı {i} die Trachealkanüle {f}
nefes borusuna kaçırmak {fi} verschlucken {v}
nefes borusunun cerrahi yöntemle açılması {i} die Tracheotomie {f}
nefes borusunun suni olarak dışarı açılması {i} der Luftröhrenschnitt {m}
nefes çekmek {v} ziehen {v}
nefes çıkarmak {fi} ausatmen {v}
nefes darlığı {i} [hek]das Asthma {n}
nefes darlığı {i} [hek]die Atembeklemmung {f}
nefes darlığı {ç} [hek]die Atembeschwerden {pl}
nefes darlığı {i} die Atemlosigkeit {f}
nefes darlığı {i} die Atemnot {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Beklemmung {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Beklommenheit {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Dyspnoe {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Kurzatmigkeit {f}
nefes darlığı {i} die Luftnot {f}
nefes kesici {allg} Atem beraubend {allg}
nefes kesici {a} atemberaubend {a}
nefes kokusu {i} der Mundgeruch {m}
nefes nefese {allg} außer Atem {allg}
nefes nefese {allg} mit knapper Not {allg}
nefes nefese gelmek {allg} angejagt kommen {allg}
nefes tıkanıklığı {i} die Atemnot {f}
nefes tıkanması {i} die Atemnot {f}
nefes tıkanması {i} der Erstickungsanfall {m}
nefes vererek sesletilen ünsüz harf {i} [dilb]die Aspirata {f}
nefes verilme {i} die Aspiration {f}
nefes verme {i} die Ausatmung {f}
nefes verme {i} die Expiration {f}
nefes vermek {v} aspirieren {v}
nefes vermek {fi} ausatmen {v}
nefes vermek {fi} aushauchen {v}
nefes yokluğu {i} die Asphyxie {f}
nefes yolları {ç} [hek]die Atemwege {pl}
nefes yolu {i} [hek]der Luftweg {m}
nefesi kerametli {allg} mit wundertätigem Atem {allg}
nefesi kesilmek {itr} pusten {itr}
nefesi kesilmiş bir durumda {s} atemlos {adj}
nefesi kuvvetli {s} [sp]ausdauernd {adj}
nefesi kuvvetli {allg} mit wundertätigem Atem {allg}
nefesin kokuyor {allg} dein Atem riecht {allg}
Indirekte Treffer
derin bir nefes almak {fi} aufatmen {v}
derin derin nefes almak {allg} tief atmen {allg}
derin derin nefes çekme {i} die Durchatmung {f}
derin nefes alıp verme {i} die Durchatmung {f}
derin nefes alıp vermek {fi} durchatmen {v}
derin nefes almak {fi} aufatmen {v}
derinden nefes almak {allg} tief Atem holen {allg}
hırıltılı nefes almak {itr} röcheln {itr}
kör nefes {i} das Stickwetter {n}
nefes alamama {i} [hek]die Asphyxie {f}
nefes alamamak {allg} keine Luft bekommen {allg}
nefes alamamak {itr} ersticken {itr}
nefes aldırmamak {fi} erdrücken {v}
nefes aldırmayan {s} schwül {adj}
nefes alınabilen {s} respirabel {adj}
nefes alma {i} die Respiration {f}
nefes alma {i} das Einatmen {n}
nefes alma {i} der Atemzug {m}
nefes alma {i} das Atemholen {n}
nefes alma {i} das Lebenszeichen {n}
nefes alma {i} [demy]der Zug {m}
nefes alma {i} die Einatmung {f}
nefes alma molası {i} die Verschnaufpause {f}
nefes alma yöntemleri {i} die Atemgymnastik {f}
nefes almak {v} schöpfen {v}
nefes almak {fi} Atem holen {v}
nefes almak {itr} schnaufen {itr}
nefes almak {itr} respirienen {itr}
nefes almak {fi} Einatmen {v}
nefes almak {allg} zu Atem kommen {allg}
nefes almak {itr} atmen {itr}
nefes almaki {fi} ausschnaufen {v}
nefes almaya çalışmak {allg} nach Luft schnappen {allg}
nefes aygıtı {ç} die Atmungsorgane {pl}
nefes borusu {i} [hayb]die Trachee {f}
nefes borusu {i} die Trachea {f}
nefes borusu {i} die Luftröhre {f}
nefes borusu {i} [hayb]die Drossel {f}
nefes borusu kanalı {i} die Trachealkanüle {f}
nefes borusuna kaçırmak {fi} verschlucken {v}
nefes borusunun cerrahi yöntemle açılması {i} die Tracheotomie {f}
nefes borusunun suni olarak dışarı açılması {i} der Luftröhrenschnitt {m}
nefes çekmek {v} ziehen {v}
nefes çıkarmak {fi} ausatmen {v}
nefes darlığı {i} [hek]die Beklommenheit {f}
nefes darlığı {i} die Atemlosigkeit {f}
nefes darlığı {ç} [hek]die Atembeschwerden {pl}
nefes darlığı {i} die Luftnot {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Atembeklemmung {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Kurzatmigkeit {f}
nefes darlığı {i} [hek]die Beklemmung {f}
nefes darlığı {i} [hek]das Asthma {n}
nefes darlığı {i} [hek]die Dyspnoe {f}
nefes darlığı {i} die Atemnot {f}
nefes kesici {allg} Atem beraubend {allg}
nefes kesici {a} atemberaubend {a}
nefes kokusu {i} der Mundgeruch {m}
nefes nefese {allg} mit knapper Not {allg}
nefes nefese {allg} außer Atem {allg}
nefes nefese gelmek {allg} angejagt kommen {allg}
nefes tıkanıklığı {i} die Atemnot {f}
nefes tıkanması {i} der Erstickungsanfall {m}
nefes tıkanması {i} die Atemnot {f}
nefes vererek sesletilen ünsüz harf {i} [dilb]die Aspirata {f}
nefes verilme {i} die Aspiration {f}
nefes verme {i} die Expiration {f}
nefes verme {i} die Ausatmung {f}
nefes vermek {fi} ausatmen {v}
nefes vermek {v} aspirieren {v}
nefes vermek {fi} aushauchen {v}