TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
satın alabilmek {v} erschwingen {v}
satın alan {i} der Erwerber {m}
satın alan {i} der Käufer {m}
satın alarak {adv} käuflich {adv}
satın alıcı {i} der Aufkäufer {m}
satın alıcı {i} der Einkäufer {m}
satın alıcı {i} der Käufer {m}
satın alıcı {i} die Käuferin {f}
satın alım {i} der Kauf {m}
satın alım değeri {i} der Einkaufswert {m}
satın alınabilen {a} käuflich {a}
satın alınabilir {s} erhältlich {adj}
satın alınabilir {a} erschwingbar {a}
satın alınabilir {s} erschwinglich {adj}
satın alınabilir {a} käuflich {a}
satın alınabilme {i} die Käuflichkeit {f}
satın alınanı satmak {fi} weiterverkaufen {v}
satın alınma {i} der Bezug {m}
satın alınmış {a} gekauft {a}
satın alış değeri {i} der Einkaufswert {m}
satın alma {i} die Abnahme {f}
satın alma {i} der Ankauf {m}
satın alma {i} die Anschaffung {f}
satın alma {i} der Aufkauf {m}
satın alma {i} die Beschaffung {f}
satın alma {i} die Besorgung {f}
satın alma {i} der Bezug {m}
satın alma {i} der Einkauf {m}
satın alma {i} die Erstehung {f}
satın alma {i} der Erwerb {m}
satın alma {i} die Erwerbung {f}
satın alma {i} der Kauf {m}
satın alma {i} das Kaufen {n}
satın alma alışkanlıkları {ç} die Kaufgewohnheiten {pl}
satın alma aracı {i} das Kaufmittel {n}
satın alma arzusu {i} die Kauflust {f}
satın alma bölümü {i} die Einkaufsabteilung {f}
satın alma davranışı {i} das Einkaufsverhalten {n}
satın alma değeri {i} der Ankaufswert {m}
satın alma değeri {i} der Einkaufswert {m}
satın alma eğilimi {i} [tic]die Kauflust {f}
satın alma eğilimi olan {adv} kauflustig {adv}
satın alma emri {i} der Einkaufsauftrag {m}
satın alma emri {i} der Kaufauftrag {m}
satın alma fiyatı {i} der Ankaufspreis {m}
satın alma fiyatı {i} der Einkaufspreis {m}
satın alma fiyatı {i} der Geldkurs {m}
satın alma fiyatı {i} der Kaufpreis {m}
satın alma fiyatını düşürme {i} die Kaufpreisminderung {f}
satın alma fiyatının iadesi {i} die Kaufpreiserstattung {f}
satın alma garantisi {i} die Abnahmegarantie {f}
satın alma gücü {i} die Einkaufsmacht {f}
satın alma gücü {i} [tic]die Kaufkraft {f}
satın alma gücü {i} das Kaufpotential {n}
satın alma gücü fazlası {i} der Kaufkraftüberhang {m}
satın alma gücü paritesi {i} die Kaufkraftparität {f}
satın alma gücü paritesi kuramı {i} die Kaufkraftparitätentheorie {f}
satın alma gücü üstesi {i} der Kaufkraftüberhang {m}
satın alma gücünde artış {i} der Kaufkraftzuwachs {m}
satın alma gücüne sahip {adv} [tic]kaufkräftig {adv}
satın alma gücünü massetme {i} die Kaufkraftabschöpfung {f}
satın alma gücünü massetme {i} der Kaufkraftentzug {m}
satın alma gücünü massetmek {allg} Kaufkraft abschöpfen {allg}
satın alma gücünü soğurma {i} die Kaufkraftabschöpfung {f}
satın alma gücünü soğurma {i} der Kaufkraftentzug {m}
satın alma gücünü soğurmak {allg} Kaufkraft abschöpfen {allg}
satın alma günü {i} der Anschaffungstag {m}
satın alma hakkı {i} das Ankaufsrecht {n}
satın alma hakkı {i} das Erwerbsrecht {n}
satın alma hakkı {i} das Kaufrecht {n}
satın alma hevesi {i} die Kauflust {f}
satın alma kararı {i} die Kaufentscheidung {f}
satın alma kaynağı {i} die Einkaufsquelle {f}
satın alma kredisi {i} der Ankaufskredit {m}
satın alma kredisi {i} der Käuferkredit {m}
satın alma maliyeti {ç} die Ankaufskosten {pl}
satın alma mecburiyeti {i} der Kaufzwang {m}
satın alma merkezi {i} die Einkaufszentrale {f}
satın alma parası {i} das Kaufgeld {n}
satın alma primi {i} [tic]die Kaufprämie {f}
Indirekte Treffer
açık artırma yoluyla satın almak {v} ersteigern {v}
alacak hakkını satın alma {i} der Forderungskauf {m}
alacak haklarını satın almak {allg} Forderungen aufkaufen {allg}
alacak haklarının satın alınması {i} der Forderungsaufkauf {m}
amaçlı satın alma {allg} gezieltes Kaufen {allg}
ani satın alım {i} [eko]der Impulskauf {m}
anında karar vererek satın alma {allg} spontanes Kaufen {allg}
aracısız olarak üreticiden satın alma {i} [tic]der Beziehungskauf {m}
arsa satın alımı {i} der Grundstückskauf {m}
ateş pahasına satın almak {allg} tief in die Tasche greifen {allg}
avantajlı satın alma {allg} vorteilhafter Kauf {allg}
başka bir yerden satın alma {i} der Distanzkauf {m}
bir ekmek satın almak {allg} ein Brot kaufen {allg}
bir şeyi taksitle satın almak {allg} auf Raten kaufen {allg}
birinci elden satın almak {allg} aus erster Hand kaufen {allg}
birisini rüşvetle satın almak {allg} jdn kaufen {allg}
birlikte satın alma {i} der Gemeinschaftseinkauf {m}
borsada geri satın alma koşulu ile satış yapma {i} [tic]das Kostgeschäft {n}
büyük miktarda satın alma {allg} Abnahme größerer Mengen {allg}
büyük miktarda satın alma {i} die Großabnahme {f}
çabuk satın alan {adv} kauflustig {adv}
daha sonra ödediği kira miktarını hesaplayıp toplam tutardan düşerek satın alma {i} der Mietkauf {m}
Den Haag Satın Alma Hakkı Sözleşmesi {i} das Haager Kaufrechtsübereinkommen {n}
denemek üzere satın alma {i} [tic]der Kauf auf Probe {m}
ekran üzerinden satın alma {allg} Kauf über Bildschirm {allg}
elden satın alma {i} der Handkauf {m}
elden satın alma {allg} freihändiger Ankauf {allg}
emir üzerine satın alma {allg} Kauf auf Abruf {allg}
emlak satın alımı {i} der Immobilienkauf {m}
emlak satın alma {i} der Immobilienkauf {m}
en düşük fiyatla satın almaya çalışan spekülatör {i} der Baissespekulant {m}
en düşük fiyattan satın almak {allg} am billigsten kaufen {allg}
en fazla satın alınan {a} meistgekauft {a}
en iyi koşullarda satın almak {allg} bestens kaufen {allg}
fiyat indirerek satın almak {v} [tic]diskontieren {v}
fiyatı limitli satın alma emri {allg} limitierter Kaufauftrag {allg}
fırsat satın alımı {i} der Gelegenheitskauf {m}
geri satın alma {i} der Wiederkauf {m}
geri satın alma {i} [tic]der Rückkauf {m}
geri satın alma hakkı {i} [huk]das Wiederkaufsrecht {n}
geri satın almak {fi} zurückkaufen {v}
geri verebilme koşuluyla satın alma {allg} Kauf mit Rückgaberecht {allg}
geri verebilme şartıyla satın alma {allg} Kauf mit Rückgaberecht {allg}
gıda malı satın alıp stok etme {i} der Hamsterkauf {m}
gördükten sonra satın alma {allg} Kauf auf Besicht {allg}
halkın satın alma gücü {i} die Massenkaufkraft {f}
halkın satın alma gücü {allg} Kaufkraft der Bevölkerung {allg}
hazır satın alınan {allg} von der Stange {allg}
hedefli satın alma {allg} gezieltes Kaufen {allg}
hemen teslim edilmek üzere satın almak {allg} gegen sofortige Lieferung kaufen {allg}
ikinci elden satın almak {allg} aus zweiter Hand kaufen {allg}
ikinci elden satın almak {allg} alt kaufen {allg}
kelepir olarak satın alma {i} der Gelegenheitskauf {m}
kendi hesabına satın alma {allg} Kauf auf eigene Rechnung {allg}
kesin satın alım {allg} Kauf auf feste Rechnung {allg}
kesin satın alma {i} der Festkauf {m}
kiralayarak satın alma {i} die Kaufmiete {f}
kitlenin satın alma gücü {i} die Massenkaufkraft {f}
konut satın alma {i} der Hauserwerb {m}
koşullu satın alma {i} der Bedingungskauf {m}
koşullu satın alma {allg} bedingter Kauf {allg}
kredi ile satın almak {allg} auf Kredit kaufen {allg}
kredili olarak satın almak {allg} auf Rechnung kaufen {allg}
kredili satın alma {i} der Kreditkauf {m}
krediyle satın almak {allg} auf Kredit kaufen {allg}
kullanılmış olarak satın almak {allg} alt kaufen {allg}
madde satın alma {i} die Materialbeschaffung {f}
maddenin satın alınması {i} der Materialeinkauf {m}
mal satın almak {fi} [tic]abnehmen {v}
malzemenin satın alınması {i} der Materialeinkauf {m}
müşterilerin satın almak için saldırısı {i} der Käuferansturm {m}
nakit karşılığı geri satın alma {i} die Bareinlösung {f}
nakit karşılığı satın almak {allg} gegen bar kaufen {allg}
ne pişirileceğine veya neler satın alınacağına ilişkin mutfaklarda asılı bulunan not {i} der Küchenzettel {m}
örneğe göre satın alma {i} der Kauf nach Muster {m}
para karşılığı geri satın alma {i} die Bareinlösung {f}
paranın satın alma gücü {i} [huk]der Legalkurs {m}
parasız satın alma {allg} bargeldloser Einkauf {allg}
pazarlık ederek satın almak {fi} abfeilschen {v}
pazarlık ederek satın almak {fi} [tic]einhandeln {v}