TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
birlikte {adv} anbei {adv}
birlikte {adv} beieinander {adv}
birlikte {adv} beisammen {adv}
birlikte {s} einheitlich {adj}
birlikte {a} einig {a}
birlikte {a} einmütig {a}
birlikte {a} einstimmig {a}
birlikte {a} gemeinsam {a}
birlikte {adv} gemeinschaftlich {adv}
birlikte {s} geschlossen {adj}
birlikte {s} gesellig {adj}
birlikte {adv} inklusive {adv}
birlikte {adv} insgemein {adv}
birlikte {öt} mit {prp}
birlikte {adv} miteinander {adv}
birlikte {adv} mitsamt {adv}
birlikte {öt} nebst {prp}
birlikte {s} partnerschaftlich {adj}
birlikte {adv} unisono {adv}
birlikte {adv} zugleich {adv}
birlikte {adv} zusammen {adv}
birlikte başvuranlardan beheri {i} der Mitbewerber {m}
birlikte belirleme {i} die Mitbesämmung {f}
birlikte borçlu {i} der Mitschuldner {m}
birlikte bulunma {i} das Zusammensein {n}
birlikte çalışır {s} gleichlaufend {adj}
birlikte çalışma {i} die Kollektivarbeit {f}
birlikte çalışma {i} die Kooperation {f}
birlikte çalışma {i} die Mitarbeit {f}
birlikte çalışmak {itr} kollaborieren {itr}
birlikte çalışmak {allg} mit jdm zusammenarbeiten {allg}
birlikte çalışmak {fi} mitarbeiten {v}
birlikte çalışmak {fi} zusammenarbeiten {v}
birlikte çalışmak {fi} Zusammenwirken {v}
birlikte dans etmek {fi} mittanzen {v}
birlikte değerleme {i} die Gruppenbewertung {f}
birlikte dinlemek {fi} mithören {v}
birlikte düşünmek {fi} mitdenken {v}
birlikte eğitim {allg} gemeinsame Erziehung {allg}
birlikte etki yapmak {fi} Zusammenwirken {v}
birlikte etkilemek {fi} Zusammenwirken {v}
birlikte finansman {i} die Kofinanzierung {f}
birlikte finansman {i} die Mitfinanzierung {f}
birlikte gelmek {fi} mitkommen {v}
birlikte gelmek zorunda olmak {fi} mitmüssen {v}
birlikte gelmeyi istemek {fi} mitwollen {v}
birlikte getirme {i} die Beibringung {f}
birlikte getirmek {fi} beibringen {v}
birlikte gidebilmek {fi} mitdürfen {v}
birlikte giden {i} der Begleiter {m}
birlikte gitme {i} die Begleitung {f}
birlikte gitmek {v} begleiten {v}
birlikte gitmek {fi} mitgehen {v}
birlikte gitmek {fi} mitkommen {v}
birlikte gitmek {fi} mitziehen {v}
birlikte gitmesine izin vermek {fi} mitlassen {v}
birlikte gitmesine rıza göstermek {fi} mitlassen {v}
birlikte gitmeyi istemek {fi} mitwollen {v}
birlikte gönderilen evraklar {ç} die Begleitdokumente {pl}
birlikte gönderilen evraklar {ç} die Begleitpapiere {pl}
birlikte gönderilen yazı {i} der Begleitbrief {m}
birlikte götürmek {fi} mitnehmen {v}
birlikte götürmek üzere yanına almak {fi} mitbekommen {v}
birlikte götürmek üzere yanına almak {fi} mitkriegen {v}
birlikte hareket etme {i} [huk]die Zusammenrottung {f}
birlikte hesap {allg} gemeinsames Konto {allg}
birlikte hesap etmek {fi} mitrechnen {v}
birlikte inceleme imkanı sağlayan {s} synoptisch {adj}
birlikte alıcı {i} der Mitunternehmer {m}
birlikte alıcı {i} die Mitunternehmerin {f}
birlikte kalmak {fi} zusammenbleiben {v}
birlikte karar vermek {fi} mitbestimmen {v}
birlikte karıştırmak {fi} hineinmischen {v}
birlikte kefalet {i} die Mitbürgschaft {f}
birlikte kefil {i} der Mitbürge {m}
birlikte kefil {i} die Mitbürgin {f}
birlikte koşmak {fi} mitlaufen {v}
birlikte kullanma {i} die Mitbenutzung {f}
birlikte ölmüş olarak sayılanlar {ç} die Kommorienten {pl}
birlikte ölmüş sayılan {i} der Kommorient {m}
Indirekte Treffer
... ile birlikte {allg} im Bunde mit ... {allg}
apartmanda başkalarıyla birlikte oturma {i} die Wohngemeinschaft {f}
aynı anda iletişim araçları yardımıyla birkaç kişi ile birlikte görüşme yayını {i} die Konferenzsendung {f}
babamla birlikte {allg} samt meinem Vater {allg}
başkalarıyla birlikte {i} die Mitverantwortung {f}
başkalarıyla birlikte belirlemek {fi} mitbestimmen {v}
başkası ile birlikte kullanmak {fi} mitbenutzen {v}
başkasıyla birlikte oynamak {fi} mitspielen {v}
başkasıyla birlikte paylaşmak {fi} miterleben {v}
belli bir hedef uğruna birlikte hareket etme {i} der Zweckverband {m}
bir erkekle birlikte ikiz doğan dişi inek yavrusu {i} [hayb]die Zwicke {f}
bir olayı başkasıyla birlikte yaşamak {fi} miterleben {v}
birisiyle birlikte {allg} mit jdm zusammen {allg}
birisiyle birlikte gitmek {fi} mitgehen {v}
birlikte başvuranlardan beheri {i} der Mitbewerber {m}
birlikte belirleme {i} die Mitbesämmung {f}
birlikte borçlu {i} der Mitschuldner {m}
birlikte bulunma {i} das Zusammensein {n}
birlikte çalışır {s} gleichlaufend {adj}
birlikte çalışma {i} die Kooperation {f}
birlikte çalışma {i} die Kollektivarbeit {f}
birlikte çalışma {i} die Mitarbeit {f}
birlikte çalışmak {fi} zusammenarbeiten {v}
birlikte çalışmak {fi} mitarbeiten {v}
birlikte çalışmak {allg} mit jdm zusammenarbeiten {allg}
birlikte çalışmak {itr} kollaborieren {itr}
birlikte çalışmak {fi} Zusammenwirken {v}
birlikte dans etmek {fi} mittanzen {v}
birlikte değerleme {i} die Gruppenbewertung {f}
birlikte dinlemek {fi} mithören {v}
birlikte düşünmek {fi} mitdenken {v}
birlikte eğitim {allg} gemeinsame Erziehung {allg}
birlikte etki yapmak {fi} Zusammenwirken {v}
birlikte etkilemek {fi} Zusammenwirken {v}
birlikte finansman {i} die Mitfinanzierung {f}
birlikte finansman {i} die Kofinanzierung {f}
birlikte gelmek {fi} mitkommen {v}
birlikte gelmek zorunda olmak {fi} mitmüssen {v}
birlikte gelmeyi istemek {fi} mitwollen {v}
birlikte getirme {i} die Beibringung {f}
birlikte getirmek {fi} beibringen {v}
birlikte gidebilmek {fi} mitdürfen {v}
birlikte giden {i} der Begleiter {m}
birlikte gitme {i} die Begleitung {f}
birlikte gitmek {fi} mitgehen {v}
birlikte gitmek {v} begleiten {v}
birlikte gitmek {fi} mitziehen {v}
birlikte gitmek {fi} mitkommen {v}
birlikte gitmesine izin vermek {fi} mitlassen {v}
birlikte gitmesine rıza göstermek {fi} mitlassen {v}
birlikte gitmeyi istemek {fi} mitwollen {v}
birlikte gönderilen evraklar {ç} die Begleitpapiere {pl}
birlikte gönderilen evraklar {ç} die Begleitdokumente {pl}
birlikte gönderilen yazı {i} der Begleitbrief {m}
birlikte götürmek {fi} mitnehmen {v}
birlikte götürmek üzere yanına almak {fi} mitkriegen {v}
birlikte götürmek üzere yanına almak {fi} mitbekommen {v}
birlikte hareket etme {i} [huk]die Zusammenrottung {f}
birlikte hesap {allg} gemeinsames Konto {allg}