TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ikinci {a} sekunder {a}
ikinci {a} zweit {a}
ikinci {s} zweite {adj}
ikinci {s} zwote {adj}
ikinci anlam {i} die Nebenbedeutung {f}
ikinci arabası {i} der Zweitwagen {m}
ikinci aşama {i} die Sekundarstufe {f}
ikinci bellek {i} [biliş]der Zusatzspeicher {m}
ikinci bir emir {i} [ask]der Gegenbefehl {m}
ikinci bir emir {i} der Gegenorder {m}
ikinci bir emre kadar {allg} bis auf weitere Order {allg}
ikinci bir emre kadar {allg} bis auf weiteren Bescheid {allg}
ikinci bir emre kadar {adv} vorerst {adv}
ikinci bir raporu hazırlamak {itr} korreferieren {itr}
ikinci çoğul şahıs {allg} [dilb]zweite Person Plural {allg}
ikinci çoğul şahıs {allg} [dilb]Ihr {allg}
ikinci çoğul şahıs siz {tan.} [dilb]Ihr {Art.}
ikinci defa {allg} zum zweiten Mal {allg}
ikinci defa olarak {allg} zum zweiten Mal {allg}
ikinci derece {i} die Sekundarstufe {f}
ikinci derece denklem {allg} quadratische Gleichung {allg}
ikinci derece mahkemesi {allg} Gericht zweiter Instanz {allg}
ikinci derece mahkemesi {allg} zweitinstanzliches Gericht {allg}
ikinci derece olan {s} sekundär {adj}
ikinci derecede {s} [huk]akzessorisch {adj}
ikinci derecede {önk} Neben- {prä}
ikinci derecede {allg} subsidiär {allg}
ikinci derecede {s} unwesentlich {adj}
ikinci derecede {a} [huk]hilfsweise {a}
ikinci derecede alacaklı {allg} nachrangiger Gläubiger {allg}
ikinci derecede likidite {allg} Liquidität zweiten Grades {allg}
ikinci derecede olan {allg} untergeordnet {allg}
ikinci derecede olma {i} die Subsidiarität {f}
ikinci derecede öneme sahip şey {i} die Nebensache {f}
ikinci derecede önemli {s} zweitrangig {adj}
ikinci derecede risk sermayesi {allg} nachrangiges Haftkapital {allg}
ikinci derecede sorumlu {allg} subsidiär haftbar {allg}
ikinci derecede sorumlu ortak {allg} nachrangig haftender Gesellschafter {allg}
ikinci derecede sorumluluk {allg} sekundäre Haftung {allg}
ikinci derecede sorumluluk {allg} subsidiäre Haftung {allg}
ikinci dereceden denklem {allg} Gleichung zweiten Grades {allg}
ikinci devre {allg} zweite Halbzeit {allg}
ikinci dil {i} die Zweitsprache {f}
İkinci Dünya Savaşı {allg} der Zweite Weltkrieg {allg}
ikinci düşünce {i} der Nebengedanke {m}
ikinci el {allg} aus zweiter Hand {allg}
ikinci el {s} gebraucht {adj}
ikinci el {s} minderwertig {adj}
ikinci el {adv} secondhand {adv}
ikinci el araba {i} der Gebrauchtwagen {m}
ikinci elde {a} gebraucht {a}
ikinci elden {i} [hek]der After {m}
ikinci elden {s} antiquarisch {adj}
ikinci elden {allg} aus zweiter Hand {allg}
ikinci elden alım {allg} Kauf aus zweiter Hand {allg}
ikinci elden eşya satıcısı {i} der Gebrauchtwarenhändler {m}
ikinci elden satın almak {allg} alt kaufen {allg}
ikinci elden satın almak {allg} aus zweiter Hand kaufen {allg}
ikinci en yaşlı {fm} Zweitältester {fm}
ikinci ev {i} die Zweitwohnung {f}
ikinci ihbarname {i} der Zweitbescheid {m}
ikinci ikametgah yeri {i} das Nebenwohnsitz {n}
ikinci ikametgah yeri {i} die Nebenwohnung {f}
ikinci imkan {i} die Alternative {f}
ikinci imza {i} die Gegenunterschrift {f}
ikinci imza {i} [huk]die Mitunterschrift {f}
ikinci {i} die Nebenarbeit {f}
ikinci kadın {i} die Nebenfrau {f}
ikinci kalite {allg} zweite Klasse {allg}
ikinci kalite {s} zweitklassig {adj}
ikinci kalite iplik {i} das Sekundagarn {n}
ikinci kaptan {i} [den]der Kopilot {m}
ikinci kat deri {i} [biy]die Lederhaut {f}
ikinci kez kaynatmak {v} repassieren {v}
ikinci kira {i} die Aftermiete {f}
ikinci kiracı {i} der Aftermieter {m}
ikinci meslek {i} der Nebenberuf {m}
ikinci meslek olarak yapılan {s} nebenberuflich {adj}
ikinci mevki bir kompartıman {allg} ein Abteil zweiter Klasse {allg}
ikinci muayene {i} die Nachuntersuchung {f}
Indirekte Treffer
atıcılıkda ikinci gelen kişi {i} [sp]der Ritter {m}
bir ailenin ikinci evi {i} die Zweitwohnung {f}
bir erkeğin ikinci karısı {i} die Nebenfrau {f}
çalınması zorunlu ikinci ses {s} [müz]obligat {adj}
en iyi ikinci derece sahibi {i} [sp]der Vizemeister {m}
genelkurmay ikinci başkanı {i} [ask]der Generalquartiermeister {m}
geviş getiren hayvan midesinin ikinci bölümü {i} [anat]das Retikulum {n}
geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü {i} [hayb]der Netzmagen {m}
iflasta ikinci derecede alacak {allg} nachrangige Konkursforderung {allg}
iflasta ikinci derecede alacaklı {allg} nachrangigerKonkursgläubiger {allg}
ikinci anlam {i} die Nebenbedeutung {f}
ikinci arabası {i} der Zweitwagen {m}
ikinci aşama {i} die Sekundarstufe {f}
ikinci bellek {i} [biliş]der Zusatzspeicher {m}
ikinci bir emir {i} [ask]der Gegenbefehl {m}
ikinci bir emir {i} der Gegenorder {m}
ikinci bir emre kadar {adv} vorerst {adv}
ikinci bir emre kadar {allg} bis auf weiteren Bescheid {allg}
ikinci bir emre kadar {allg} bis auf weitere Order {allg}
ikinci bir raporu hazırlamak {itr} korreferieren {itr}
ikinci çoğul şahıs {allg} [dilb]Ihr {allg}
ikinci çoğul şahıs {allg} [dilb]zweite Person Plural {allg}
ikinci çoğul şahıs siz {tan.} [dilb]Ihr {Art.}
ikinci defa {allg} zum zweiten Mal {allg}
ikinci defa olarak {allg} zum zweiten Mal {allg}
ikinci derece {i} die Sekundarstufe {f}
ikinci derece denklem {allg} quadratische Gleichung {allg}
ikinci derece mahkemesi {allg} Gericht zweiter Instanz {allg}
ikinci derece mahkemesi {allg} zweitinstanzliches Gericht {allg}
ikinci derece olan {s} sekundär {adj}
ikinci derecede {önk} Neben- {prä}
ikinci derecede {s} [huk]akzessorisch {adj}
ikinci derecede {a} [huk]hilfsweise {a}
ikinci derecede {s} unwesentlich {adj}
ikinci derecede {allg} subsidiär {allg}
ikinci derecede alacaklı {allg} nachrangiger Gläubiger {allg}
ikinci derecede likidite {allg} Liquidität zweiten Grades {allg}
ikinci derecede olan {allg} untergeordnet {allg}
ikinci derecede olma {i} die Subsidiarität {f}
ikinci derecede öneme sahip şey {i} die Nebensache {f}
ikinci derecede önemli {s} zweitrangig {adj}
ikinci derecede risk sermayesi {allg} nachrangiges Haftkapital {allg}
ikinci derecede sorumlu {allg} subsidiär haftbar {allg}
ikinci derecede sorumlu ortak {allg} nachrangig haftender Gesellschafter {allg}
ikinci derecede sorumluluk {allg} subsidiäre Haftung {allg}
ikinci derecede sorumluluk {allg} sekundäre Haftung {allg}
ikinci dereceden denklem {allg} Gleichung zweiten Grades {allg}
ikinci devre {allg} zweite Halbzeit {allg}
ikinci dil {i} die Zweitsprache {f}
İkinci Dünya Savaşı {allg} der Zweite Weltkrieg {allg}
ikinci düşünce {i} der Nebengedanke {m}
ikinci el {s} gebraucht {adj}
ikinci el {allg} aus zweiter Hand {allg}
ikinci el {adv} secondhand {adv}
ikinci el {s} minderwertig {adj}
ikinci el araba {i} der Gebrauchtwagen {m}
ikinci elde {a} gebraucht {a}
ikinci elden {allg} aus zweiter Hand {allg}
ikinci elden {s} antiquarisch {adj}
ikinci elden {i} [hek]der After {m}
ikinci elden alım {allg} Kauf aus zweiter Hand {allg}
ikinci elden eşya satıcısı {i} der Gebrauchtwarenhändler {m}
ikinci elden satın almak {allg} aus zweiter Hand kaufen {allg}
ikinci elden satın almak {allg} alt kaufen {allg}
ikinci en yaşlı {fm} Zweitältester {fm}
ikinci ev {i} die Zweitwohnung {f}
ikinci ihbarname {i} der Zweitbescheid {m}
ikinci ikametgah yeri {i} die Nebenwohnung {f}
ikinci ikametgah yeri {i} das Nebenwohnsitz {n}
ikinci imkan {i} die Alternative {f}
ikinci imza {i} [huk]die Mitunterschrift {f}
ikinci imza {i} die Gegenunterschrift {f}
ikinci {i} die Nebenarbeit {f}
ikinci kadın {i} die Nebenfrau {f}
ikinci kalite {s} zweitklassig {adj}
ikinci kalite {allg} zweite Klasse {allg}