TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
fazla {s} ausgedehnt {adj}
fazla {s} hypertrophisch {adj}
fazla {i} das Plus {n}
fazla {s} überhöht {adj}
fazla {i} der Überschuss {m}
fazla {s} Überzählig {adj}
fazla {a} viel {a}
fazla {adv} zu {adv}
fazla {allg} zu hoch {allg}
fazla {allg} zu sehr {allg}
fazla {allg} zu viel {allg}
fazla ağaçları kesmek {v} durchforsten {v}
fazla ağırlık {i} der Gewichtsüberschuss {m}
fazla ağırlık {i} das Mehrgewicht {n}
fazla ağırlık {i} das Übergewicht {n}
fazla alkol alma {i} der Alkoholmissbrauch {m}
fazla alkollü sert bira {i} das Doppelbier {n}
fazla ayırıcı {i} der Phasenregler {m}
fazla belirgin {s} überdeutlich {adj}
fazla beslenme {i} die Überernährung {f}
fazla bir şekilde vurgulamak {itr} überbetonen {itr}
fazla borçlanma {i} die Überschuldung {f}
fazla büyük {s} überdimensioniert {adj}
fazla çalışma {i} die Mehrarbeit {f}
fazla çalışma {i} die Überstunde {f}
fazla çalışma ile meydana gelen nasır {i} die Schwiele {f}
fazla çalışma saati {i} die Mehrarbeitsstunde {f}
fazla çalışma saati {i} die Überstunde {f}
fazla çalışma saatleri {ç} die Überstunden {pl}
fazla çalışma süresi {i} die Mehrarbeitszeit {f}
fazla çalışma ücreti {i} die Mehrarbeitsvergütung {f}
fazla çalışma zammı {i} der Mehrarbeitszuschlag {m}
fazla çalıştırarak yormak {fi} abstrapazieren {v}
fazla çalıştırmak {v} beanspruchen {v}
fazla çalıştırmak {v} überlasten {v}
fazla değer {i} die Überwertung {f}
fazla değer vermek {v} überbewerten {v}
fazla değeri yok {allg} nicht viel wert {allg}
fazla dikkatli {s} übervorsichtig {adj}
fazla döndürmek {v} [tek]überdrehen {v}
fazla doyma hissi {i} das Völlegefühl {n}
fazla doymuş {s} übersättigt {adj}
fazla doyurmak {v} [kim]übersättigen {v}
fazla düşünmeden davranmak {v} übereilen {v}
fazla ekşime {i} die Übersäuerung {f}
fazla ekşitme {i} die Übersäuerung {f}
fazla emek harcamadan {s} mühelos {adj}
fazla esnetmek {v} überdehnen {v}
fazla gayretli {s} übereifrig {adj}
fazla geciken {s} überfällig {adj}
fazla gelir {i} das Mehreinkommen {n}
fazla gerilme {i} die Nachspannung {f}
fazla germek {fi} überspannen {v}
fazla gübrelemek {itr} Überdüngen {itr}
fazla harcama {i} die Mehrausgabe {f}
fazla ihtiyaçlar {i} der Mehrbedarf {m}
fazla ileri gitmek {fi} zu weit gehen {v}
fazla vermek {v} Beladen {v}
fazla işin tadını kaçırmak {v} zerreden {v}
fazla istek {i} die Nachforderung {f}
fazla ısıtmak {v} überhitzen {v}
fazla kaçırmak {allg} zuviel des Guten tun {allg}
fazla kalan {s} überschüssig {adj}
fazla kapasite {i} der Kapazitätsüberhang {m}
fazla kapasite {i} der Kapazitätsüberschuss {m}
fazla kapasite {i} die Leistungsreserve {f}
fazla kapasite {allg} überschüssige Kapazität {allg}
fazla katlı {s} mehrschichtig {adj}
fazla kaydetmek {v} [eko]überbuchen {v}
fazla kazanç {i} das Mehreinkommen {n}
fazla kilo {i} das Übergewicht {n}
fazla kilolu {i} die Adipositas {f}
fazla kilolu {s} übergewichtig {adj}
fazla kıymet verme {i} die Überbewertung {f}
fazla kıymet vermek {v} überbewerten {v}
fazla korkak {a} überängstlich {a}
fazla kullanılmış {s} abgespielt {adj}
fazla kuralcı kişi {s} formell {adj}
fazla mayalamak {v} übersäuern {v}
fazla mesai {i} die Mehrarbeit {f}
Indirekte Treffer
-dan fazla {öt} über {prp}
-den daha fazla {allg} mehr als {allg}
-den fazla {öt} über {prp}
5 kilometreden fazla {allg} über 5 Kilometer {allg}
açık artırmada herkesten fazla pay sürmek {v} überbieten {v}
adetçe fazla {i} die Unzahl {f}
ağzını fazla açmadan {allg} nicht lange fackeln {allg}
akyuvarların fazla artması {i} die Leukozytose {f}
arabaya koşulmuş birden fazla at {i} das Gespann {n}
artık bu kadarı da fazla {allg} das ist doch die Höhe! {allg}
artık bu kadarı da fazla {allg} das ist doch die Höhe {allg}
aşırı fazla {s} betaubend {adj}
atom ağırlığı uranyumdan fazla olan kimyasal radyoaktif madde {i} [fiz]das Transuran {n}
bankada hesapta bulunandan fazla para çekmek {allg} [tic]Konto überziehen {allg}
bankadan fazla para çekmek {fi} [tic]überziehen {v}
beklenende fazla masraf {ç} die Mehrkosten {pl}
binden fazla {allg} über Tausend {allg}
bir saatten fazla {allg} über eine Stunde {allg}
bir şeyi değerinden fazla tutarda sigortalama {i} die Mehrversicherung {f}
bir şeyin üstünde fazla durmamak {allg} über etw hinwegsehen {allg}
bir yada daha fazla kasın uzun süreli işlem dışı kalması {i} die Kontraktur {f}
bir yaşından fazla {s} Überjährig {adj}
birden fazla cümleden oluşan cümleler dizisi {i} [dilb]die Satzverbindung {f}
birden fazla cümleden oluşan cümleler dizisi {i} [dilb]die Satzreihe {f}
birden fazla eylemle birden fazla yasayı çiğneme {i} [huk]die Tatmehrheit {f}
birden fazla işte çalışma {i} die Mehrfachbeschäftigung {f}
birden fazla motorlu {s} mehrmotorig {adj}
birden fazla ülkeyi ilgilendiren {s} multinational {adj}
birden fazla yabancı dil bilen {s} mehrsprachig {adj}
birden fazla yabancı dil bilme {i} [dilb]die Mehrsprachigkeit {f}
birisine fazla ödetmek {fi} abnehmen {v}
bu kadarı da fazla {allg} jetzt schlägt es aber dreizehn! {allg}
bu kadarı da fazla {allg} jetzt schlägt es aber dreizehn {allg}
bu kadarı da fazla {allg} was zuviel ist ist zuviel {allg}
bu kadarı da fazla {allg} das schlägt dem Fass den Boden aus {allg}
bu kadarı da fazla ama {allg} das geht zu weit {allg}
bu kadarı da fazla artık {allg} das wird mir zu bunt {allg}
bu kadarı da fazla artık {allg} das ist zuviel des Guten {allg}
bu kadarı da fazla! {allg} das geht auf keine Kuhhaut! {allg}
bu kadarı da fazla! {allg} das geht auf keine Kuhhaut {allg}
cildi fazla germek {v} [hek]verzerren {v}
çok fazla {s} beträchtlich {adj}
çok fazla {s} unerhört {adj}
çok fazla {adv} schandbar {adv}
çok fazla {adv} Zuviel {adv}
çok fazla {allg} allzu viel {allg}
çok fazla {s} übermäßig {adj}
çok fazla {s} [elek]mehrphasig {adj}
çok fazla {allg} viel zu viel {allg}
çok fazla {s} turmhoch {adj}
çok fazla {s} haushoch {adj}
çok fazla {s} unheimlich {adj}
çok fazla {s} [müz]troppo {adj}
çok fazla {a} drastisch {a}
çok fazla {s} ungleich {adj}
çok fazla {adv} schändlich {adv}
çok fazla gelmek {v} überlaufen {v}
çok fazla gözyaşı dökmek {allg} ausweinen {allg}
çok fazla {i} die Mordsarbeit {f}
çok fazla ışıklandırmak {v} überbelichten {v}
çok fazla koymak {v} überfrachten {v}
çok fazla sigara içmek {allg} stark rauchen {allg}
çok fazla titiz davranmak {itr} tütteln {itr}
daha fazla {adv} darüber {adv}
daha fazla {s} mehr {adj}
daha fazla {adv} drüber {adv}
daha fazla sürmek {v} überdauern {v}
daha fazla yaşamak {itr} überleben {itr}
daha fazla yetenek sahibi olan {i} das Besseres {n}
dini açıdan fazla katı {s} [din]orthodox {adj}
en fazla {s} meist {adj}
en fazla {s} maximal {adj}
en fazla {s} allermeist {adj}
en fazla satılan {a} meistverkauft {a}
en fazla satın alınan {a} meistgekauft {a}
en fazla uzunluk {i} die Maximallänge {f}
en fazla yüz avro tutar {allg} es kostet höchstens hundert Euro {allg}
enin yükseklikten fazla olduğu boyut {i} das Querformat {n}