TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
elden {a} freihändig {a}
elden {a} Manuell {a}
elden {allg} von Hand {allg}
elden ayaktan kesilmiş {s} altersschwach {adj}
elden bağışlama {i} die Handschenkung {f}
elden bir şey gelmez {allg} da ist nichts zu wollen {allg}
elden çıkarılabilir {s} veräußerlich {adj}
elden çıkarılamaz {s} unveräußerlich {adj}
elden çıkarma {i} die Umsetzung {f}
elden çıkarma {i} die Vergebung {f}
elden çıkarmak {fi} abstoßen {v}
elden çıkarmak {fi} anbringen {v}
elden çıkarmak {allg} aus der Hand geben {allg}
elden çıkarmak {fi} fortgeben {v}
elden çıkarmak {fi} fortschaffen {v}
elden çıkarmak {fi} losschlagen {v}
elden çıkarmak {v} veräußern {v}
elden çıkarmak {v} vergeben {v}
elden çıkarmak {v} verramschen {v}
elden çıkarmak {fi} weggeben {v}
elden çıkmak {fi} abhandenkommen {v}
elden düşme {allg} aus zweiter Hand {allg}
elden düşme {s} gebraucht {adj}
elden düşme {adv} secondhand {adv}
elden düşme {s} wohlfeil {adj}
elden düşme elbise {allg} gebrauchte Kleider {allg}
elden ele aktarmak {fi} weiterleiten {v}
elden ele dolaşmak {fi} herumgehen {v}
elden ele dolaştırmak {fi} herumgeben {v}
elden ele dolaştırmak {fi} herumgehen {v}
elden ele gezindirmek {fi} herumgeben {v}
elden ele gezindirmek {fi} herumgehen {v}
elden ele uzatmak {fi} herumreichen {v}
elden ele verilme {i} die Weitergabe {f}
elden ele verme {i} die Weitergabe {f}
elden ele vermek {fi} weiterleiten {v}
elden ele vermek {fi} weiterreichen {v}
elden geçirme {i} die Behandlung {f}
elden geçirmek {fi} generalüberholen {v}
elden geçirmek {fi} überholen {v}
elden geçmiş {adv} generalüberholt {adv}
elden geldiğince {allg} soweit es möglich ist {allg}
elden gitmek {allg} aus den Händen gleiten {allg}
elden hediye verme {i} die Handschenkung {f}
elden satın alma {allg} freihändiger Ankauf {allg}
elden satın alma {i} der Handkauf {m}
elden satış {i} der Handkauf {m}
elden satış {i} der Handverkauf {m}
elden sipariş {allg} freihändiger Auftrag {allg}
elden yapılan işlem {i} das Handgeschäft {n}
Indirekte Treffer
amaçsızca elden çıkarmak {v} vergeben {v}
bedava fiyatına elden çıkarmak {v} verscheuern {v}
bir şeyi elden çıkarmak {fi} dahingehen {v}
bir şeyin kontrolünü elden kaçırmak {allg} die Gewalt über etw verlieren {allg}
birinci elden {allg} aus erster Hand {allg}
birinci elden satın almak {allg} aus erster Hand kaufen {allg}
ekmek elden su gölden yaşamak {allg} ohne den kleinen Finger krumm zu machen gut leben {allg}
elden ayaktan kesilmiş {s} altersschwach {adj}
elden bağışlama {i} die Handschenkung {f}
elden bir şey gelmez {allg} da ist nichts zu wollen {allg}
elden çıkarılabilir {s} veräußerlich {adj}
elden çıkarılamaz {s} unveräußerlich {adj}
elden çıkarma {i} die Vergebung {f}
elden çıkarma {i} die Umsetzung {f}
elden çıkarmak {fi} fortschaffen {v}
elden çıkarmak {v} verramschen {v}
elden çıkarmak {fi} fortgeben {v}
elden çıkarmak {v} vergeben {v}
elden çıkarmak {allg} aus der Hand geben {allg}
elden çıkarmak {v} veräußern {v}
elden çıkarmak {fi} anbringen {v}
elden çıkarmak {fi} losschlagen {v}
elden çıkarmak {fi} abstoßen {v}
elden çıkarmak {fi} weggeben {v}
elden çıkmak {fi} abhandenkommen {v}
elden düşme {adv} secondhand {adv}
elden düşme {s} gebraucht {adj}
elden düşme {allg} aus zweiter Hand {allg}
elden düşme {s} wohlfeil {adj}
elden düşme elbise {allg} gebrauchte Kleider {allg}
elden ele aktarmak {fi} weiterleiten {v}
elden ele dolaşmak {fi} herumgehen {v}
elden ele dolaştırmak {fi} herumgehen {v}
elden ele dolaştırmak {fi} herumgeben {v}
elden ele gezindirmek {fi} herumgehen {v}
elden ele gezindirmek {fi} herumgeben {v}
elden ele uzatmak {fi} herumreichen {v}
elden ele verilme {i} die Weitergabe {f}
elden ele verme {i} die Weitergabe {f}
elden ele vermek {fi} weiterreichen {v}
elden ele vermek {fi} weiterleiten {v}
elden geçirme {i} die Behandlung {f}
elden geçirmek {fi} überholen {v}
elden geçirmek {fi} generalüberholen {v}
elden geçmiş {adv} generalüberholt {adv}
elden geldiğince {allg} soweit es möglich ist {allg}
elden gitmek {allg} aus den Händen gleiten {allg}
elden hediye verme {i} die Handschenkung {f}
elden satın alma {i} der Handkauf {m}
elden satın alma {allg} freihändiger Ankauf {allg}
elden satış {i} der Handkauf {m}
elden satış {i} der Handverkauf {m}
elden sipariş {allg} freihändiger Auftrag {allg}
elden yapılan işlem {i} das Handgeschäft {n}
formu elden vermek {allg} den Formular eigenhändig abgeben {allg}
ikinci elden {allg} aus zweiter Hand {allg}
ikinci elden {s} antiquarisch {adj}
ikinci elden {i} [hek]der After {m}
ikinci elden alım {allg} Kauf aus zweiter Hand {allg}
ikinci elden eşya satıcısı {i} der Gebrauchtwarenhändler {m}
ikinci elden satın almak {allg} aus zweiter Hand kaufen {allg}
ikinci elden satın almak {allg} alt kaufen {allg}
ikincil elden para {i} das Fremdgeld {n}
ikincil elden teslim {i} die Fremdlieferung {f}
ikincil elden yapılan hizmetler {ç} die Fremdleistungen {pl}
ikincil elden yapılan ödemeler {ç} die Fremdleistungen {pl}
ilk elden {allg} aus erster Hand {allg}
kısa elden teslim {i} die Brevi manu traditio {f}
sabit kıymetlerin satışı veya elden çıkarılması {i} der Anlagenabgang {m}
tek elden {s} einheitlich {adj}
tek elden idare {allg} [tic]einheitliche Leitung {allg}
tek elden yapılan ticaret {i} [tic]der Alleinhandel {m}
teker teker elden geçirmek {fi} durchprobieren {v}
ucuza elden çıkarmak {v} [tic]verkloppen {v}
yeniden elden geçirmek {fi} umarbeiten {v}
yetkili elden {allg} aus erster Hand {allg}