TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sonu belirli ana kitle {allg} endliche Grundgesamtheit {allg}
sonu gelmek {fi} aufhören {v}
sonu gelmez {s} unauflösbar {adj}
sonu gelmez {s} unauflöslich {adj}
sonu iyi olmak {fi} gut gehen {v}
sonu ne olacak? {allg} wozu soll das führen {allg}
sonuç {i} der Abschluss {m}
sonuç {i} das Abschneiden {n}
sonuç {i} der Ausfall {m}
sonuç {i} der Ausfluss {m}
sonuç {i} der Ausgang {m}
sonuç {i} die Auswirkung {f}
sonuç {i} der Befund {m}
sonuç {i} der Belauf {m}
sonuç {i} der Beschluss {m}
sonuç {i} die Dezision {f}
sonuç {i} der Effekt {m}
sonuç {i} der Entscheid {m}
sonuç {i} der Erfolg {m}
sonuç {i} das Ergebnis {n}
sonuç {i} das Fazit {n}
sonuç {i} die Folge {f}
sonuç {i} die Folgerung {f}
sonuç {i} die Frucht {f}
sonuç {i} die Gegebenheit {f}
sonuç {i} die Konsequenz {f}
sonuç {i} das Korollar {n}
sonuç {i} die Lehre {f}
sonuç {i} das Resultat {n}
sonuç {i} der Schluss {m}
sonuç {i} die Schlussfolgerung {f}
sonuç {i} die Wirkung {f}
sonuç alamama {i} die Vergeblichkeit {f}
sonuç alana kadar mücadele etmek {fi} ausfechten {v}
sonuç alıcı şiddetli saldırı {i} [ask]der Sturmangriff {m}
sonuç alıncaya kadar mücadele etmek {fi} durchfechten {v}
sonuç bulmak {fi} [mat]herausbringen {v}
sonuç çıkaramama {i} die Vergeblichkeit {f}
sonuç çıkarma {i} die Ableitung {f}
sonuç çıkarma {i} die Deduktion {f}
sonuç çıkarma {i} die Konklusion {f}
sonuç çıkarmak {fi} ableiten {v}
sonuç çıkarmak {v} deduzieren {v}
sonuç çıkarmak {v} entnehmen {v}
sonuç çıkarmak {v} entziehen {v}
sonuç çıkarmak {v} erschließen {v}
sonuç çıkarmak {fi} ersehen {v}
sonuç çıkarmak {fi} Fazit ziehen {v}
sonuç çıkarmak {fi} folgern {v}
sonuç çıkarmak {allg} Konsequenz ziehen {allg}
sonuç çıkarmak {v} schließen {v}
sonuç çıkarmak {v} ziehen {v}
sonuç çıkarmak {fi} einen Schluss ziehen {v}
sonuç cümleciği {i} [dilb]der Konsekutivsatz {m}
sonuç doğurmaya yönelik {allg} konkludent {allg}
sonuç elde etmek {allg} Erfolg erzielen {allg}
sonuç elde etmek {allg} Ergebnis erzielen {allg}
sonuç getirmeyen tartışma {i} das Hickhack {n}
sonuç görünüşü belirtici {s} [dilb]resultativ {adj}
sonuç gösteren {s} [dilb]konsekutiv {adj}
sonuç hesabı {i} die Abschlussrechnung {f}
sonuç ne olacak? {allg} was wird dabei herauskommen {allg}
sonuç olarak {adv} also {adv}
sonuç olarak {adv} ausgangs {adv}
sonuç olarak algılamak {v} folgern {v}
sonuç olarak çıkmak {itr} resultieren {itr}
sonuç verici {s} resultativ {adj}
sonuç vermek {fi} ausfallen {v}
sonuç vermek {fi} ausschlagen {v}
sonuç vermek {itr} erfolgen {itr}
sonuç vermek durmak {fi} ausfallen {v}
sonuç vermeyen {s} unergiebig {adj}
sonuca bağlamak {fi} ausmachen {v}
sonuca bağlamak {v} dichtmachen {v}
sonuca bağlanmamış {s} dahingestellt {adj}
sonuca bağlı ücret {i} der Leistungslohn {m}
sonuca gitme {i} die Induktion {f}
sonuca götürmek {fi} hinführen {v}
sonuca ulaştırmak {v} vollbringen {v}
sonuca varıcı {allg} schlüssig {allg}
Indirekte Treffer
ay sonu kapanışı {i} [tic]der Monatsabschluss {m}
ayın sonu {adv} Ultimo {adv}
başı sonu belli {allg} Hand und Fuß haben {allg}
başı sonu belli olmamak {fi} weder Hand noch Fuß haben {v}
bunun sonu nereye varır? {allg} was ist das Ende vom Lied? {allg}
bunun sonu nereye varır? {allg} was ist das Ende vom Lied {allg}
çalışma ilişkisinin sonu {allg} Ende des Beschäftigungsverhältnisses {allg}
çalışma ilişkisinin sonu {allg} Ende der Beschäftigung {allg}
dönem sonu bilançosu {i} die Abschlussbilanz {f}
dönem sonu bilançosu {allg} Abschluss des Geschäftsjahres {allg}
dönem sonu finansal tablo {i} der Kontenabschluss {m}
dönem sonu sınavı {i} die Jahresprüfung {f}
Dünyanın sonu {i} die Götterdämmerung {f}
Dünyanın sonu {i} der Weltuntergang {m}
envanter sayımı sonu satışlar {i} der Inventurverkauf {m}
galeri sonu {i} [mad]das Ort {n}
geçerlilik süresi sonu {i} der Verfall {m}
gönderim sonu karakteri {i} das Übertragungsendzeichen {n}
hafta sonu {i} das Wochenende {n}
hafta sonu gidilen tatil evi {i} das Wochenendhaus {n}
hat sonu emniyet tamponu {i} [demy]der Prellbock {m}
ihale sonu {i} der Ausschreibungsschluss {m}
ihbar süresi sonu {i} der Kündigungstermin {m}
istihdam sonu {allg} Ende der Beschäftigung {allg}
kış mevsim sonu ucuzluğu {i} [tic]der Winterschlussverkauf {m}
mehil sonu {allg} Ablauf der Frist {allg}
mehil sonu {i} die Ablauffrist {f}
meriyetin sonu {allg} Ablauf der Geltungsdauer {allg}
metin sonu karakteri {i} das Textendezeichen {n}
mevsim sonu {i} die Nachsaison {f}
mevsim sonu indirimli satış {i} der Schlussverkauf {m}
mevsim sonu indirimli satışlar {i} der Saisonausverkauf {m}
mevsim sonu satışı {i} der Schlussverkauf {m}
mevsim sonu satışı {i} der Nachsaisonverkauf {m}
mevsim sonu satışı {i} der Inventurausverkauf {m}
müddet sonu {i} [tic]der Ultimo {m}
patent süresinin sonu {allg} Ablauf eines Patents {allg}
Sabrın sonu selamettir {allg} [Redw.]Am Ende der Geduld wartet der Segen {allg}
salamın başı veya sonu {i} der Wurstzipfel {m}
satır sonu heceleme çizgisi {i} [dilb]das Trennungszeichen {n}
satır sonu heceleme çizgisi {i} [dilb]der Trennungsstrich {m}
sene sonu {i} das Jahresende {n}
sene sonu hesabı {i} der Jahresabschluss {m}
sene sonu rapor {i} der Jahresschluss {m}
seri sonu {i} [tic]das Auslaufmodell {n}
seri sonu malı {i} [eko]der Restposten {m}
sezon sonu indirimli satış {i} der Schlussverkauf {m}
sezon sonu indirimli satış {i} der Saisonausverkauf {m}
sezon sonu satışı {i} der Abverkauf {m}
sezon sonu satışı {i} der Nachsaisonverkauf {m}
sezon sonu satışı {i} der Inventurausverkauf {m}
sigortanın sonu {allg} Ende der Versicherung {allg}
sonu belirli ana kitle {allg} endliche Grundgesamtheit {allg}
sonu gelmek {fi} aufhören {v}
sonu gelmez {s} unauflöslich {adj}
sonu gelmez {s} unauflösbar {adj}
sonu iyi olmak {fi} gut gehen {v}
sonu ne olacak? {allg} wozu soll das führen {allg}
süre sonu {i} [tic]der Ultimo {m}
süre sonu {i} der Fristablauf {m}
süre sonu {i} das Auslaufdatum {n}
sürenin sonu {allg} Ende der Laufzeit {allg}
vade sonu {i} [tic]der Fristablauf {m}
vade sonu {i} die Fälligkeit {f}
vade sonu {i} der Verfallstag {m}
vade sonu {i} das Auslaufdatum {n}
vade sonu {i} der Verfall {m}
vade sonu {i} [tic]der Ultimo {m}
vadenin sonu {allg} Ablauf der Frist {allg}
veri ortam sonu karakteri {i} [biliş]das Datenträgerzeichen {n}
veri sonu {i} das Datenende {n}
verilmiş sürenin sonu {i} [tic]der Ultimo {m}
yayın sonu {i} der Sendeschluss {m}
yaz sonu {i} der Spätsommer {m}
yaz sonu {i} der Nachsommer {m}
yaz sonu indirimli satış {i} der Sommerschlussverkauf {m}
yıl sonu {i} der Jahresultimo {m}
yıl sonu {i} der Jahresschluss {m}
yıl sonu {i} der Jahresabschluss {m}
yıl sonu bilançosu {i} [eko]der Jahresabschluss {m}