TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
engel {i} die Absperrung {f}
engel {i} die Barriere {f}
engel {i} die Behinderung {f}
engel {i} der Damm {m}
engel {i} das Handicap {n}
engel {i} das Handikap {n}
engel {i} das Hemmnis {n}
engel {i} die Hemmung {f}
engel {i} das Hindernis {n}
engel {i} die Hinderung {f}
engel {i} die Hürde {f}
engel {i} [coğ]die Klippe {f}
engel {i} die Leitplanke {f}
engel {i} [sp]der Oxer {m}
engel {i} die Schranke {f}
engel {i} der Sperrbaum {m}
engel {i} die Sperre {f}
engel {i} die Sperrung {f}
engel {allg} Stein des Anstoßes {allg}
engel {i} die Verhinderung {f}
engel balonu {i} [ask]der Sperrballon {m}
engel çıkarmadan {s} ungehindert {adj}
engel çıkarmak {v} schikanieren {v}
engel çıkarmak {fi} zustellen {v}
engel çıkarmayan {s} unbürokratisch {adj}
engel çıktı {allg} es hat sich ein Hindernis ergeben {allg}
engel düzeni {i} das Hemmwerk {n}
engel koymak {v} verrammeln {v}
engel olan {s} händerlich {adj}
engel olan {s} hinderlich {adj}
engel olanı kişi kenara itmek {allg} jemanden aus dem Weg räumen {allg}
engel olanı şeyi bertaraf etmek {allg} etwas aus dem Weg räumen {allg}
engel olma {i} die Abhaltung {f}
engel olma {i} der Abhaltungsgrund {m}
engel olma {i} die Behinderung {f}
engel olma {i} die Eindämmung {f}
engel olma {i} die Hintertreibung {f}
engel olma {i} die Verhinderung {f}
engel olmak {fi} abblocken {v}
engel olmak {itr} behindern {itr}
engel olmak {v} dämmen {v}
engel olmak {allg} einen Damm errichten {allg}
engel olmak {fi} entgegenstehen {v}
engel olmak {v} hemmen {v}
engel olmak {itr} hindern {itr}
engel olmak {allg} ein Bein stellen {allg}
engel olmak {fi} lahm legen {v}
engel olmak {allg} entgegenstellen {allg}
engel olmak {v} stören {v}
engel olmak {v} Unterbinden {v}
engel olmak {v} verbitten {v}
engel olmak {fi} vereiteln {v}
engel olmak {v} verhindern {v}
engel olmak {v} verhüten {v}
engel olmak {v} versperren {v}
engel olmak {v} verwehren {v}
engel olmamak {allg} jdn gewähren lassen {allg}
engel oluşturmak {allg} hemmend wirken {allg}
engeli {i} [yol]die Straßensperre {f}
engeli olan {s} gehandikapt {adj}
engeli olmak {allg} verhindert sein {allg}
engelle karşılaşmadan {allg} ohne Anstoß {allg}
engelle karşılaşmadan {s} ungehindert {adj}
engelle karşılaşmadan geçmek {fi} durchgehen {v}
engelleme {i} der Abhaltungsgrund {m}
engelleme {i} die Abschnürung {f}
engelleme {i} die Behinderung {f}
engelleme {i} die Eindämmung {f}
engelleme {i} der Einhalt {m}
engelleme {i} [sp]das Foul {n}
engelleme {i} die Hemmung {f}
engelleme {i} die Hinderung {f}
engelleme {i} die Hintertreibung {f}
engelleme {i} die Obstruktion {f}
engelleme {i} die Repression {f}
engelleme {i} die Schikane {f}
engelleme {i} die Sperre {f}
engelleme {i} die Sperrung {f}
engelleme {i} die Vereitelung {f}
engelleme {i} die Verhinderung {f}
Indirekte Treffer
bakterileri öldüren veya üremesine engel olan maddeler {a} bakterizid {a}
bedensel engel {i} die Körperbehinderung {f}
binicilikte üçlü engel {i} [sp]die Triplebarre {f}
bir yere bakılmasını önleyen engel {i} der Sichtschutz {m}
birine engel olmak {allg} jemandem im Wege stehen {allg}
birinin işlerine engel olmak {allg} jemandem in die Quere kommen {allg}
birisinin planlarına engel olmak {allg} die Suppe versalzen {allg}
bürokratik engel {allg} bürokratisches Hemmnis {allg}
dikenli telli engel {allg} [yol]spanischer Reiter {allg}
engel balonu {i} [ask]der Sperrballon {m}
engel çıkarmadan {s} ungehindert {adj}
engel çıkarmak {fi} zustellen {v}
engel çıkarmak {v} schikanieren {v}
engel çıkarmayan {s} unbürokratisch {adj}
engel çıktı {allg} es hat sich ein Hindernis ergeben {allg}
engel düzeni {i} das Hemmwerk {n}
engel koymak {v} verrammeln {v}
engel olan {s} händerlich {adj}
engel olan {s} hinderlich {adj}
engel olanı kişi kenara itmek {allg} jemanden aus dem Weg räumen {allg}
engel olanı şeyi bertaraf etmek {allg} etwas aus dem Weg räumen {allg}
engel olma {i} der Abhaltungsgrund {m}
engel olma {i} die Verhinderung {f}
engel olma {i} die Abhaltung {f}
engel olma {i} die Hintertreibung {f}
engel olma {i} die Eindämmung {f}
engel olma {i} die Behinderung {f}
engel olmak {fi} entgegenstehen {v}
engel olmak {fi} vereiteln {v}
engel olmak {fi} lahm legen {v}
engel olmak {v} verwehren {v}
engel olmak {allg} einen Damm errichten {allg}
engel olmak {v} verbitten {v}
engel olmak {allg} ein Bein stellen {allg}
engel olmak {v} versperren {v}
engel olmak {v} dämmen {v}
engel olmak {v} Unterbinden {v}
engel olmak {itr} hindern {itr}
engel olmak {v} verhüten {v}
engel olmak {itr} behindern {itr}
engel olmak {v} stören {v}
engel olmak {v} hemmen {v}
engel olmak {v} verhindern {v}
engel olmak {fi} abblocken {v}
engel olmak {allg} entgegenstellen {allg}
engel olmamak {allg} jdn gewähren lassen {allg}
engel oluşturmak {allg} hemmend wirken {allg}
evliliğe engel durum {i} [huk]das Ehehindernis {n}
gümrük benzeri engel {allg} zollähnliches Hemmnis {allg}
gümrük dışı engel {allg} zollfremdes Hemmnis {allg}
iner kalkar engel {i} der Schlagbaum {m}
inerkalkar engel {i} der Sperrbaum {m}
kalleşçe engel olmak {fi} hintertreiben {v}
öğrenmeye engel teşkil etmek {allg} [dilb]beim Lernen hinderlich sein {allg}
sağlık durumunun hapsine engel olmaması {i} die Haftfähigkeit {f}
tahta perdeden yapılma engel {i} [sp]die Eskaladierwand {f}
tel engel {i} [ask]der Drahtverhau {m}
tel engel {i} das Drahthindernis {n}
telden yapılma engel {i} das Drahthindernis {n}
ticari engel {i} [tic]die Handelsbarriere {f}