DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
fahren {v} araba sürmek {v}
fahren {v} araçla taşımak {v}
fahren {itr} fırlamak {itr}
fahren {v} girmek {fi}
fahren {v} götürmek {fi}
fahren {itr} hareket halinde olmak {itr}
fahren {v} kullanmak {fi}
fahren {v} nakletmek {v}
fahren {itr} sıçramak {itr}
fahren {v} sürmek {fi}
das Fahren {n} sürücülük {i}
fahren {itr} taşıtla gitmek {itr}
fahren {itr} yolculuk etmek {itr}
fahren lassen {allg} bir şeyden vazgeçmek {allg}
fahren lassen {allg} bir şeyi kaçırmak {allg}
fahren lassen {allg} elinden bırakmak {allg}
fahren lassen {allg} osurmak {allg}
fahren lassen {allg} vazgeçmek {allg}
fahrend {adj} gezici {s}
fahrend {adj} seyir halinde {s}
fahrend {adj} seyyar {s}
fahrende Habe {allg} [Handel]menkul değerler {allg}
fahrende Habe {allg} [Handel]taşınabilir mallar {allg}
fahrende Ladung {allg} motorize yük {allg}
fahrende Ladung {allg} sürülen yük {allg}
fahrender Laden {allg} seyyar mağaza {allg}
fahrendes Schiff {allg} seyir halindeki gemi {allg}
Indirekte Treffer
aus dem Hafen fahren {allg} limandan çıkmak {allg}
aus der Haut fahren {v} zıvanadan çıkmak {fi}
aus der Haut fahren {v} küplere binmek {fi}
aus der Haut fahren {v} kızmak {fi}
aus der Haut fahren {v} hiddetlenmek {fi}
aus der Haut fahren {v} çileden çıkmak {fi}
auseinander fahren {v} farklı yere gitmek {fi}
auseinander fahren {v} ayrı ayrı yönlere gitmek {fi}
Auto fahren {v} otomobil sürmek {fi}
Auto fahren {v} araba kullanmak {fi}
beim Fahren {allg} araba sürerken {allg}
beim Fahren {allg} araba kullanırken {allg}
eine Kurve fahren {allg} virajı almak {allg}
einen fahren lassen {allg} [Redw.]osurmak {allg}
fahren lassen {allg} elinden bırakmak {allg}
fahren lassen {allg} bir şeyi kaçırmak {allg}
fahren lassen {allg} bir şeyden vazgeçmek {allg}
fahren lassen {allg} vazgeçmek {allg}
fahren lassen {allg} osurmak {allg}
gegen Himmel fahren {allg} [Rel.]uruc etmek {allg}
gegen Himmel fahren {allg} [Rel.]miraca çıkmak {allg}
geradeaus fahren {allg} dosdoğru gitmek {allg}
im Geleitzug fahren {allg} konvoy halinde gitmek {allg}
in die Ferien fahren {allg} tatile çıkmak {allg}
in die Grube fahren {allg} madene girmek {allg}
in die Grube fahren {allg} ölmek {allg}
in Urlaub fahren {allg} tatile çıkmak {allg}
ins Ausland fahren {allg} yurtdışına gitmek {allg}
ins Blaue fahren {allg} bir hedef belirlemeden yola çıkmak {allg}
Karussell fahren {allg} maceraya atılmak {allg}
Karussell fahren {allg} atlı karıncaya binmek {allg}
links fahren {allg} soldan gidin! {allg}
mit dem Auto fahren {v} arabayla gitmek {fi}
mit dem Auto fahren {v} arabayla girmek {fi}
mit dem Zug fahren {v} trenle gitmek {fi}
mit der Bahn fahren {v} trenle gitmek {fi}
mit der U -Bahn fahren {allg} metroyla gitmek {allg}
mit etwas gut fahren {allg} mennun olmak {allg}
mit etwas schlecht fahren {allg} mennun olmamak {allg}
mit jemandem Schlitten fahren {allg} haddini bildirmek {allg}
mit jemandem Schlitten fahren {allg} birine terbiyesini vermek {allg}
per Anhalter fahren {allg} otostop yaparak gitmek {allg}
per Anhalter fahren {v} otostop yapmak {fi}
per Anhalter fahren {v} otostop yaparak yolculuk yapmak {fi}
pflichtgemäß ins Ausland fahren {allg} görev gereği yurtdışına gitmek {allg}
Rad fahren {v} bisiklete binmek {fi}
Rad fahren {v} yaltakçılık yapmak {fi}
Rad fahren {v} yağcılık yapmak {fi}
rechts fahren {allg} sağdan gidin! {allg}
rückwärts fahren {v} geriye doğru gitmek {fi}
Ski fahren {v} kayak yapmak {fi}
spazieren fahren {v} araçla gezmek {fi}
spazieren fahren {v} araçla gezinti yapmak {fi}
über den Mund fahren {allg} birisinin sözünü kabaca kesmek {allg}
übers Maul fahren {allg} ağzına sıçmak {allg}
Unter falscher Flagge fahren {allg} sahte bandıralı gemi {allg}
Unter falscher Flagge fahren {allg} başka kimlikle yaşamak {allg}
Wasserski fahren {adj} su kayağı yapmak {s}
zur Kur fahren {allg} kaplıcalara gitmek {allg}
zur See fahren {allg} [Naut.]denizci olmak {allg}