TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yardım {i} die Abhilfe {f}
yardım {i} die Anlehnung {f}
yardım {i} die Aushilfe {f}
yardım {i} die Beihilfe {f}
yardım {i} der Beistand {m}
yardım {i} die Bergung {f}
yardım {i} der Dienst {m}
yardım {i} die Entlastung {f}
yardım {i} die Förderung {f}
yardım {i} die Fürsorge {f}
yardım {i} der Gunstbeweis {m}
yardım {i} die Hilfe {f}
yardım {i} die Hilfeleistung {f}
yardım {i} die Hilfsaktion {f}
yardım {i} das Hilfsmittel {n}
yardım {i} die Mitarbeit {f}
yardım {i} die Mithilfe {f}
yardım {i} die Mitwirkung {f}
yardım {i} die Nachhilfe {f}
yardım {i} die Rettung {f}
yardım {i} die Schützenhilfe {f}
yardım {i} die Spende {f}
yardım {i} [mim]die Stütze {f}
yardım {i} die Subsidie {f}
yardım {i} die Unterstützung {f}
yardım {i} die Wohltat {f}
yardım {i} das Zutun {n}
yardım alan {i} der Leistungsempfänger {m}
yardım alan kişi {i} der Unterstützungsempfänger {m}
yardım alma hakkı {i} der Leistungsanspruch {m}
yardım almadan {allg} [tek]ohne fremde Hilfe {allg}
yardım almadan {allg} [tek]ohne Hilfe {allg}
yardım almak {allg} Hilfe bekommen {allg}
yardım amacıyla el uzatmak {allg} Hand anlegen {allg}
yardım amaçlı gösteri {i} die Benefiz-Gala {f}
yardım amaçlı konser {i} die Benefizkonzert {f}
yardım amaçlı teslimat {i} die Hilfslieferung {f}
yardım çağrısı {i} der SOS-Ruf {m}
yardım derneği {i} der Wohltätigkeitsverein {m}
yardım eden {i} der Fürsorger {m}
yardım eden {i} die Fürsorgerin {f}
yardım eden {s} helfend {adj}
yardım eden {i} der Leistungserbringer {m}
yardım eden kimse {i} der Spender {m}
yardım edici {s} wohltuend {adj}
yardım edilir! {allg} nicht kleckern, sondern klotzen {allg}
yardım edilmiş {s} gefüttert {adj}
yardım etme {i} die Handreichung {f}
yardım etme {i} die Hilfeleistung {f}
yardım etme {i} die Mithilfe {f}
yardım etmek {fi} anfassen {v}
yardım etmek {fi} aushelfen {v}
yardım etmek {v} begünstigen {v}
yardım etmek {fi} beistehen {v}
yardım etmek {fi} beisteuern {v}
yardım etmek {fi} beitragen {v}
yardım etmek {fi} dahinter stehen {v}
yardım etmek {fi} dazutun {v}
yardım etmek {itr} dienen {itr}
yardım etmek {v} entlasten {v}
yardım etmek {v} fördern {v}
yardım etmek {fi} forthelfen {v}
yardım etmek {allg} Hand anlegen {allg}
yardım etmek {itr} helfen {itr}
yardım etmek {allg} Hilfe leisten {allg}
yardım etmek {fi} hilfeleisten {v}
yardım etmek {fi} hinweghelfen {v}
yardım etmek {allg} behilflich sein {allg}
yardım etmek {allg} nachhelfen {allg}
yardım etmek {fi} jemandem behilflich sein {v}
yardım etmek {fi} jemandem Hilfe leisten {v}
yardım etmek {allg} mit anpacken {allg}
yardım etmek {fi} nachhelfen {v}
yardım etmek {itr} nützen {itr}
yardım etmek {itr} sekundieren {itr}
yardım etmek {v} spenden {v}
yardım etmek {v} unterstützen {v}
yardım etmek {itr} verhelfen {itr}
yardım etmek {v} vermitteln {v}
yardım etmek {fi} wohl tun {v}
Indirekte Treffer
acil yardım {i} die Nothilfe {f}
acil yardım {i} die Soforthilfe {f}
acil yardım isteği içeren mektup {i} der Brandbrief {m}
adlî yardım {i} [huk]die Verfahrenskostenhilfe {f}
adli yardım {i} die Gerichtshilfe {f}
adli yardım {i} das Armenrecht {n}
adli yardım {i} [huk]die Prozesskostenhilfe {f}
adli yardım {i} [huk]die Rechtshilfe {f}
afet yardım çalışması {i} der Katastropheneinsatz {m}
AIDS'lilere yardım {i} die Aidshilfe {f}
araba yardım servisi {i} der Autohilfsdienst {m}
ayağa kalkmasına yardım etmek {fi} aufhelfen {v}
ayni ve nakdi yardım {allg} Sach- und Geldspenden {allg}
ayni yardım {i} die Sachspende {f}
ayni yardım {i} der Naturallohn {m}
başkalarına yardım eden {i} der Gönner {m}
bir işe yeni başlayanlara yapılan parasal yardım {i} die Starthilfe {f}
bir kuruluş için yardım toplamak {allg} für etw sammeln {allg}
bir şeyi aşması konusunda yardım etmek {fi} hinüberhelfen {v}
birinin ilerlemesine yardım etmek {allg} jemandem auf die Sprünge helfen {allg}
birisine bir şey için yardım etmek {allg} vermitteln {allg}
birisine yardım etmek {allg} unter die Arme greifen {allg}
birisine yardım etmek {fi} beistehen {v}
birisine yardım etmek {fi} aushelfen {v}
çıkarmaya yardım etmek {fi} heraushelfen {v}
denizde kurtarma ve yardım {allg} Bergung und Hilfeleistung in Seenot {allg}
devletçe muhtaç çocuklara yapılan sosyal yardım {i} die Kinderfürsorge {f}
dış yardım {i} die Auslandshilfe {f}
ek yardım {i} die Beihilfe {f}
ekonomik yardım {i} [eko]die Wirtschaftshilfe {f}
federal sosyal yardım yasası {i} das Bundessozialhilfegesetz {n}
finansal yardım {i} die Kapitalhilfe {f}
finansal yardım {allg} finanzielle Hilfe {allg}
geçici yardım {i} die Überbrückungshilfe {f}
geçici yardım {i} die Aushilfe {f}
gelişmekte olan ülkelere yardım hizmeti sunan görevli {i} der Entwicklungshelfer {m}
gençlere sosyal yardım yapan resmi daire {i} das Jugendamt {n}
gençlere verilen sosyal yardım {i} die Jugendhilfe {f}
gençlere yardım {i} die Jugendhilfe {f}
görme özürlülere yardım {i} die Blindenhilfe {f}
hastanın taşınmasına yardım eden personel {i} der Krankenträger {m}
hastaya yapılan tıbbi yardım {i} die Krankenfürsorge {f}
hukuki yardım {i} [huk]die Rechtshilfe {f}
hukuki yardım {i} [huk]der Rechtsbeistand {m}
hukuki yardım istemek {itr} [huk]requirieren {itr}
hukuki yardım talebinde bulunmak {itr} [huk]requirieren {itr}
ilerlemesine yardım etmek {fi} weiterhelfen {v}
ilk yardım {i} die Nothilfe {f}
ilk yardım {i} die Erstehilfe {f}
ilk yardım {allg} erste Hilfe {allg}
ilk yardım çantası {i} der Erste-Hilfe-Koffer {m}
ilk yardım doktoru {i} der Rettungsarzt {m}
ilk yardım malzemesi {i} das Verbandszeug {n}
ilk yardım odası {i} die Heilstube {f}
ilk yardım yapmak {fi} Erste Hilfe leisten {v}
kamusal yardım yükümlülüğü {allg} öffentliche Leistungspflicht {allg}
karşılıksız yardım {i} die Liebesgabe {f}
kazazedelere yardım amaçlı eğitilmiş köpek {i} der Sanitätshund {m}
kendi kendine yardım {i} die Selbsthilfe {f}
kendi kendine yardım grubu {i} die Selbsthilfegruppe {f}
kiliseden yardım alan kişi {i} [din]der Pfründner {m}
kimseden yardım görmemek {allg} ganz auf sich gestellt sein {allg}
kurtarma ve yardım {allg} Bergung und Hilfeleistung {allg}
mali yardım {i} die Zuwendung {f}
mali yardım {allg} Zuschuss {allg}
mali yardım {allg} finanzielle Hilfe {allg}
müttefik ülkenin savaşan devlete yaptığı parasal yardım {ç} die Subsidien {pl}
öbür tarafa geçmesine yardım etmek {fi} hinüberhelfen {v}
ölen kişinin geride bıraktığı yakınlarına yapılan yardım {i} die Hinterbliebenenfürsorge {f}
otomobildeki ilk yardım çantası {i} [oto]die Autoapotheke {f}
para vermeden yapılan yardım {i} die Sachspende {f}
parasal yardım {i} die Beisteuer {f}
parasal yardım {i} die Zuwendung {f}
parasal yardım {ç} die Hilfsgelder {pl}
parasal yardım {i} die Geldleistung {f}
parasal yardım {allg} finanzielle Hilfe {allg}
parasal yardım talebi {i} der Förderantrag {m}
projeye bağlı yardım {allg} projektgebundene Hilfe {allg}
psikolojik yardım {i} die Seelsorge {f}
resmi yardım {i} die Amtshilfe {f}