TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kalmak {itr} bestehen {itr}
kalmak {itr} bleiben {itr}
kalmak {v} dableiben {v}
kalmak {fi} durchfallen {v}
kalmak {fi} logieren {v}
kalmak {itr} sausen {itr}
kalmak {fi} aufhalten {v}
kalmak {allg} erhalten {allg}
kalmak {allg} festsetzen {allg}
kalmak {fi} übrigbleiben {v}
kalmak {itr} verbleiben {itr}
kalmak {itr} verharren {itr}
kalmak {fi} verweilen {v}
kalmak {itr} wohnen {itr}
Indirekte Treffer
-dan kalmak {fi} herstammen {v}
-den kalmak {fi} herstammen {v}
kalmak {itr} darben {itr}
kalmak {itr} schmachten {itr}
kalmak {itr} Angst {itr}
açık kalmak {fi} offen bleiben {v}
açık kalmak {fi} aufbleiben {v}
açık kalmak {fi} offen stehen {v}
ağzı açık kalmak {fi} aus allen Wolken fallen {v}
altında kalmak {fi} unterschreiten {v}
altında kalmak {fi} darunter bleiben {v}
antant kalmak {fi} konform gehen {v}
apışıp kalmak {allg} mit seiner Weisheit am Ende sein {allg}
arada kalmak {fi} dazwischenstehen {v}
aralık kalmak {itr} klaffen {itr}
arasında kalmak {allg} zwischen bleiben {allg}
arkada kalmak {fi} nachhinken {v}
arkada kalmak {allg} im Hintergrund bleiben {allg}
arta kalmak {fi} übrig bleiben {v}
arta kalmak {fi} überhaben {v}
asılı kalmak {fi} hängen bleiben {v}
ayakta kalmak {fi} stehen bleiben {v}
aynı kalmak {fi} gleich bleiben {v}
ayrı kalmak {allg} absperren {allg}
bağlı kalmak {fi} anbleiben {v}
baki kalmak {fi} fortbestehen {v}
baki kalmak {fi} übrigbleiben {v}
baki kalmak {allg} übrig sein {allg}
baki kalmak {fi} übrig behalten {v}
baki kalmak {itr} Leben {itr}
bakiye kalmak {fi} überbehalten {v}
bakiye kalmak {fi} überhaben {v}
bakımsız kalmak {itr} verwahrlosen {itr}
bakımsız kalmak {fi} verwahr1osen {v}
baş başa kalmak {allg} allein sein {allg}
belli bir düzeye gelip kalmak {fi} einpendeln {v}
beraber kalmak {fi} zusammenbleiben {v}
berabere kalmak {fi} [sp]gleichstehen {v}
berabere kalmak {allg} Gleichstand erzielen {allg}
berabere kalmak {allg} [sp]die gleiche Punktzahl erreichen {allg}
beş parasız kalmak {allg} auf den Hund kommen {allg}
bir deri bir kemik kalmak {allg} nur noch Haut und Knochen sein {allg}
bir deri bir kemik kalmak {allg} zum Gerippe abmagern {allg}
bir mal elinde kalmak {allg} auf etwas sitzen bleiben {allg}
bir olaya seyirci kalmak {allg} Abseits stehen {allg}
bir şeyden uzak kalmak {allg} fernhalten {allg}
bir şeye bağlı kalmak {allg} anhalten {allg}
bir şeye hayran kalmak {allg} für etwas schwärmen {allg}
bir şeye katlanmak zorunda kalmak {allg} daran glauben müssen {allg}
bir süre bir yerde kalmak {itr} verweilen {itr}
bir yerde kalmak {fi} aushalten {v}
bir yerde kalmak {v} verbringen {v}
bir yerde uzun süre kalmak {allg} irgendwo hängen bleiben {allg}
birine hayran kalmak {allg} für jemanden schwärmen {allg}
birinin yanında solda sıfır kalmak {allg} gegen jemand anderen ein reiner Waisenknabe sein {allg}
birlikte kalmak {fi} zusammenbleiben {v}
bitişik kalmak {fi} anbleiben {v}
boğazında kalmak {allg} jemandem bleibt der Bissen im Halse stecken {allg}
boğazında kalmak {allg} im Hals stecken bleiben {allg}
boğazında kalmak {allg} Halse stecken bleiben {allg}
borçlu kalmak {fi} offen stehen {v}
boş kalmak {fi} aussterben {v}
bozulup kalmak {fi} [oto]liegen bleiben {v}
burada kalmak {fi} hier bleiben {v}
çaresiz kalmak {allg} verraten und verkauft sein {allg}
çaresiz kalmak {allg} nicht mehr zu helfen wissen {allg}
çekimser kalmak {allg} [pol]der Stimme enthalten {allg}
cılız kalmak {itr} [biy]verkrüppeln {itr}
çöküp kalmak {fi} schlappmachen {v}
çöküp kalmak {itr} brechen {itr}
cüce kalmak {allg} klein bleiben {allg}
değer olarak altında kalmak {fi} zurückstehen {v}
devlete kalmak {itr} [huk]verfallen {itr}
devlete kalmak {fi} [huk]heimfallen {v}
devre dışı kalmak {fi} entfallen {v}
dona kalmak {itr} erstarren {itr}
dona kalmak {allg} entgeistert sein {allg}
donup kalmak {v} begaffen {v}
donup kalmak {fi} [sp]anlaufen {v}
donup kalmak {itr} verblöden {itr}