TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
uzun {s} ausgiebig {adj}
uzun {s} geraum {adj}
uzun {s} hoch {adj}
uzun {s} lang {adj}
uzun {s} länglich {adj}
uzun {önk} maxi- {prä}
uzun {s} weit {adj}
uzun {a} weitschweifig {a}
uzun atlama {i} [sp]das Weitspringen {n}
uzun atlama {i} [sp]der Weitsprung {m}
uzun atlamacı {i} [sp]der Weitspringer {m}
uzun ayak {i} der Langfrontbau {m}
uzun ayaklı şarap kadehi {i} der Römer {m}
uzun bacaklı {s} hoch gewachsen {adj}
uzun bacaklı {s} hochbeinig {adj}
uzun bacaklı {i} das Langbein {n}
uzun bacaklı {s} langbeinig {adj}
uzun beyaz ve kollu kadın giysisi {i} die Stola {f}
uzun bir kemiğin gövdesi {i} die Diaphyse {f}
uzun bir oyun {allg} ein langes Spiel {allg}
uzun bir şeyin kısmı {i} der Stummel {m}
uzun bir yolun bir kesimi {i} die Strecke {f}
uzun bisikletçi şortu {i} die Radlerhose {f}
uzun boylu {s} aufgeschossen {adj}
uzun boylu {s} groß {adj}
uzun boylu {s} großgewachsen {adj}
uzun boylu {s} hoch gewachsen {adj}
uzun boylu {s} lang {adj}
uzun boylu {allg} von großer Gestalt {allg}
uzun boylu görünüm için uzun sırık {i} die Stelze {f}
uzun burunlu maymun {i} [hayb]der Nasenaffe {m}
uzun ceket {i} der Rock {m}
uzun çizgi {i} der Gedankenstrich {m}
uzun çizme {ç} die Kanonenstiefel {pl}
uzun dalga {allg} lange Welle {allg}
uzun dalga {i} die Langwelle {f}
uzun dalga istasyonu {i} der Langwellensender {m}
uzun dalga vericisi {i} der Langwellensender {m}
uzun durak {i} [müz]die Fermate {f}
uzun el feneri {i} die Stablampe {f}
uzun farlar {i} [oto]das Fernlicht {n}
uzun gece {i} die Polarnacht {f}
uzun halı {i} der Läufer {m}
uzun huzmeli far {i} die Fernlicht {f}
uzun hüzmeli far {i} [oto]das Fernlicht {n}
uzun ince {allg} lang und dünn {allg}
uzun ince arazi parçası {i} der Streifen {m}
uzun ince mum {i} der Lichtstock {m}
uzun kap {i} das Schiff {n}
uzun kargaburun {i} [tek]die Blitzzange {f}
uzun kemik {i} [anat]der Röhrenknochen {m}
uzun kollu {s} langärmlig {adj}
uzun kulaklı {i} das Langohr {n}
uzun kulaklı yarasa {i} [hayb]die Ohrenfledermaus {f}
uzun kuyruk {i} die Meise {f}
uzun kuyruk {i} die Schwanzmeise {f}
uzun kuyruklu baştankara {i} die Meise {f}
uzun kuyruklu baştankara {i} die Schwanzmeise {f}
uzun kuyruklu bir tür maymun {i} [hayb]die Meerkatze {f}
uzun kuyruklu Güney Amerika maymunu {i} [hayb]der Klammeraffe {m}
uzun lafın kısası {allg} kurz und gut {allg}
uzun levrek {i} [hayb]der Hechtbarsch {m}
uzun levrek {i} [hayb]der Zander {m}
uzun lifli {s} langfaserig {adj}
uzun matkap {i} der Abbohrer {m}
uzun matkap {i} die Bohrstange {f}
uzun mektup {i} die Epistel {f}
uzun menzilli {s} weit tragend {adj}
uzun menzilli askeri keşif uçağı {i} [ask]der Fernaufklärer {m}
uzun menzilli top {i} [ask]das Ferngeschütz {n}
uzun menzilli top {i} [ask]die Schlange {f}
uzun menzilli uçak {i} das Langstreckenflugzeug {n}
uzun mesafe {i} die Langstrecke {f}
uzun mesafe {allg} Langstrecken- {allg}
uzun mesafe koşucusu {i} der Langstreckenläufer {m}
uzun mesafe koşusu {i} [sp]der Langstreckenlauf {m}
uzun mesafelere gitmek {itr} tigern {itr}
uzun mesafeli uçuş {i} der Distanzflug {m}
uzun mesafeli uçuş {i} der Fernflug {m}
uzun metrajlı {i} der Film Spielfilm {m}
Indirekte Treffer
adamı ile cemaat arasında karşılıklı okunan uzun dua {i} [din]die Litanei {f}
Allah sana uzun ömürler versin! {allg} Gott gebe dir langes Leben {allg}
ara vermeden uzun süre dans etmek {fi} durchtanzen {v}
aynı şekilde uzun {adv} ebenso lang {adv}
bakımsız ve uzun saç {i} [hayb]die Mähne {f}
beceriksiz uzun boylu kişi {s} schlaksig {adj}
bir şeyin uzun süreyle değişmeden aynı kalması {i} das Dornröschenschlafen {n}
bir uzun ve iki kısa heceden oluşan eski bir vezin türü {i} der Daktylus {m}
bir yada daha fazla kasın uzun süreli işlem dışı kalması {i} die Kontraktur {f}
bir yerde uzun süre kalmak {allg} irgendwo hängen bleiben {allg}
bir yerden uzun süre ayrılmamak {fi} kleben bleiben {v}
boyu eninden daha uzun {s} länglich {adj}
bozulmadan uzun süre dayanan süt {i} die H-Milch {f}
büyüyerek daha uzun olmak {fi} hinauswachsen {v}
çevreyi rahatsız edecek bir şekilde uzun uzun şarkı söylemek {i} die Singerei {f}
çok uzun {s} überlang {adj}
çok uzun {adv} kilometerlang {adv}
çok uzun süreli silah altında bulunan asker {i} [ask]der Troupier {m}
çok uzun süren oturum {i} die Marathonsitzung {f}
çok uzun ve zayıf {s} hoch aufgeschossen {adj}
daha uzun {s} weiter {adj}
daha uzun {s} länger {adj}
daha uzun ömürlü olmak {itr} überleben {itr}
daha uzun ömürlü olmak {v} überdauern {v}
daha uzun zamandır {s} länger {adj}
dar uzun kap {i} das Schiffchen {n}
dar ve uzun körfez {i} [coğ]die Förde {f}
diğer kardeşlerden çok uzun süre sonra doğmuş çocuk {i} der Spätling {m}
dili uzun {i} das Lästermaul {n}
dili uzun {allg} eine spitze Zunge haben {allg}
dili uzun kimse {i} das Klatschmaul {n}
dili uzun olmak {allg} eine große Klappe haben {allg}
din adamı ve cemaat arasında karşılıklı olarak okunan uzun dua {i} [din]die Liturgie {f}
eli uzun {i} der Langfinger {m}
eli uzun {allg} lange Finger machen {allg}
eli uzun olmak {allg} lange Finger machen {allg}
en uzun {adv} längste {adv}
fazla uzun {s} überlang {adj}
Fransız devrimi döneminde moda olan uzun pantolon {ç} die Pantalons {pl}
iki kısa bir uzun heceden oluşan vezin {i} [ed]die Anapäst {f}
ince uzun {s} lang {adj}
ince uzun burun {i} [coğ]die Landzunge {f}
ince uzun çubuk makarna {ç} die Spaghetti {pl}
ince uzun halı {i} der Bodenbelag {m}
ince ve uzun {s} gertenschlank {adj}
ince ve uzun bardak {i} die Stange {f}
ince ve uzun boylu {s} schlank {adj}
ince ve uzun boyluluk {i} die Schlankheit {f}
kayakla uzun atlama {i} das Skifliegen {n}
kayakla uzun atlama {i} der Skiflug {m}
kemerli ve kukuletalı uzun rahip kisvesi {i} die Kutte {f}
kısa ve uzun etki eden insülin karışımı {i} das Mischinsulin {n}
ödenmesi gereken kredyi uzun vadeye yaymak {fi} [tic]umschulden {v}
oldukça uzun {s} überlang {adj}
olmayacak ya da uzun sürmeyecek şey {i} das Kartenhaus {n}
ön kolun iki kemiğinden dışta olan uzun kemik {i} der Radius {m}
otelde uzun süre kalan müşteri {i} der Dauergast {m}
saçı uzun aklı kısa {allg} lange Haare kurzer Sinn {allg}
sıralı uzun cümle {i} [dilb]die Periode {f}
sırık gibi uzun {i} die Bohnenstange {f}
teniste uzun drayv {i} [sp]der Flachball {m}
üç adım uzun atlama {i} [sp]der Dreisprung {m}
uçak uzun menzilli uçuş {i} der Dauerflug {m}
ünlü harflerin uzun okunacağını gösteren işaret {i} [dilb]das Dehnungszeichen {n}
uzun atlama {i} [sp]der Weitsprung {m}
uzun atlama {i} [sp]das Weitspringen {n}
uzun atlamacı {i} [sp]der Weitspringer {m}
uzun ayak {i} der Langfrontbau {m}
uzun ayaklı şarap kadehi {i} der Römer {m}
uzun bacaklı {s} hochbeinig {adj}
uzun bacaklı {s} hoch gewachsen {adj}
uzun bacaklı {s} langbeinig {adj}