TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
burun {i} [den]der Bug {m}
burun {i} [bitk]die Gurke {f}
burun {i} [coğ]das Kap {n}
burun {i} [coğ]die Landspitze {f}
burun {i} [anat]die Nase {f}
burun {i} der Riecher {m}
burun {i} der Rüssel {m}
burun {i} [coğ]das Vorgebirge {n}
burun ahtapotu {i} der Nasenpolyp {m}
burun akıntısı {i} der Nasenfluss {m}
burun boku {i} der Popel {m}
burun boşluğu {i} [anat]die Nasenhöhle {f}
burun boşluğunun ayna ile incelenmesi {i} [hek]die Rhinoskopie {f}
burun buruna gelmek {fi} aufeinander treffen {v}
burun çekmek {itr} schniefen {itr}
burun damlası {ç} die Nasentropfen {pl}
burun damlası {allg} Nasentropfen pl {allg}
burun deliği {i} [anat]das Nasenloch {n}
burun deliği {i} die Nüster {f}
burun delikleri arasındaki duvar {i} [hek]das Diaphragma {n}
burun direği {i} [biy]die Nasenscheidewand {f}
burun estetik cerrahisi dalı {i} [hek]die Rhinoplastik {f}
burun farkı {i} [sp]die Nasenlänge {f}
burun farkıyla geride bırakmak {allg} seine Nase vorn haben {allg}
burun fısfısı {i} das Nasenspray {n}
burun halkası {i} der Nasenring {m}
burun kanadı {i} [anat]der Naseflügel {m}
burun kanadı {i} der Nasenflügel {m}
burun kanaması {i} die Epistaxis {f}
burun kanaması {i} [hek]das Nasenbluten {n}
burun kemeri {i} der Nasenrücken {m}
burun kemeri {i} [anat]der Rücken {m}
burun kemiği {i} [anat]das Nasenbein {n}
burun kemiği {i} [anat]der Nasenrücken {m}
burun kemiği {i} der Nasentücken {m}
burun kıvırma {i} das Nasenrümpfen {n}
burun kıvırmak {fi} die Nase rümpfen {v}
burun kökü {i} [anat]die Nasenwurzel {f}
burun maskesi {i} der Beißkorb {m}
burun merhemi {i} das Nasensalbe {n}
burun mukozası {i} die Nasenschleimhaut {f}
burun perdesi {i} [anat]die Scheidewand {f}
burun polipi {i} der Nasenpolyp {m}
burun sağlığı bilgisi {i} [hek]die Rhinologie {f}
burun sırtı {i} der Nasenrücken {m}
burun sondası {i} die Nasensonde {f}
burun spreyi {mn} Nasenspray {mn}
burun tamponu {i} die Nasentamponade {f}
burun ucu {i} die Nasenspitze {f}
burun yan boşluğu {i} die Nasennebenhöhle {f}
burun yan boşluğu {ç} die Nasennebenhöhlen {pl}
burun yan boşluğu {allg} Nasennebenhöhlen pl {allg}
burun yan boşluğu iltihabı {i} die Nasennebenhöhlenentzündung {f}
burunca otu {allg} echte Königskerze {allg}
burunca otu {i} der Kerzendocht {m}
burunca otu {allg} kleinblütige Königskerze {allg}
burunca otu {i} die Königskerze {f}
burunca otu {i} die Windblumen-Königskerze {f}
buruncuk {i} [tek]der Nocken {m}
burundan konuşulan {s} nasal {adj}
burunla ilgili {s} [hek]nasal {adj}
burunluk {i} der Nasenring {m}
bürünmek {fi} kuscheln {v}
bürünmüş {s} bewachsen {adj}
burunsal {i} der Nasenlaut {m}
burunsalık {i} [oto]die Bremse {f}
burunsalık {i} der Maulkorb {m}
burunsalık {i} die Nasenklemme {f}
Indirekte Treffer
ağız burun oynatmak {itr} muffeln {itr}
at burun deliği {i} [anat]die Nüster {f}
burun ahtapotu {i} der Nasenpolyp {m}
burun akıntısı {i} der Nasenfluss {m}
burun boku {i} der Popel {m}
burun boşluğu {i} [anat]die Nasenhöhle {f}
burun boşluğunun ayna ile incelenmesi {i} [hek]die Rhinoskopie {f}
burun buruna gelmek {fi} aufeinander treffen {v}
burun çekmek {itr} schniefen {itr}
burun damlası {allg} Nasentropfen pl {allg}
burun damlası {ç} die Nasentropfen {pl}
burun deliği {i} die Nüster {f}
burun deliği {i} [anat]das Nasenloch {n}
burun delikleri arasındaki duvar {i} [hek]das Diaphragma {n}
burun direği {i} [biy]die Nasenscheidewand {f}
burun estetik cerrahisi dalı {i} [hek]die Rhinoplastik {f}
burun farkı {i} [sp]die Nasenlänge {f}
burun farkıyla geride bırakmak {allg} seine Nase vorn haben {allg}
burun fısfısı {i} das Nasenspray {n}
burun halkası {i} der Nasenring {m}
burun kanadı {i} der Nasenflügel {m}
burun kanadı {i} [anat]der Naseflügel {m}
burun kanaması {i} die Epistaxis {f}
burun kanaması {i} [hek]das Nasenbluten {n}
burun kemeri {i} [anat]der Rücken {m}
burun kemeri {i} der Nasenrücken {m}
burun kemiği {i} [anat]das Nasenbein {n}
burun kemiği {i} der Nasentücken {m}
burun kemiği {i} [anat]der Nasenrücken {m}
burun kıvırma {i} das Nasenrümpfen {n}
burun kıvırmak {fi} die Nase rümpfen {v}
burun kökü {i} [anat]die Nasenwurzel {f}
burun maskesi {i} der Beißkorb {m}
burun merhemi {i} das Nasensalbe {n}
burun mukozası {i} die Nasenschleimhaut {f}
burun perdesi {i} [anat]die Scheidewand {f}
burun polipi {i} der Nasenpolyp {m}
burun sağlığı bilgisi {i} [hek]die Rhinologie {f}
burun sırtı {i} der Nasenrücken {m}
burun sondası {i} die Nasensonde {f}
burun spreyi {mn} Nasenspray {mn}
burun tamponu {i} die Nasentamponade {f}
burun ucu {i} die Nasenspitze {f}
burun yan boşluğu {allg} Nasennebenhöhlen pl {allg}
burun yan boşluğu {ç} die Nasennebenhöhlen {pl}
burun yan boşluğu {i} die Nasennebenhöhle {f}
burun yan boşluğu iltihabı {i} die Nasennebenhöhlenentzündung {f}
büyük burun {i} die Bolle {f}
çok içki içmekten kızarmış burun {i} die Schnapsnase {f}
gözlük burun destek yeri {i} der Steg {m}
hapis tehlikesiyle burun buruna olmak {allg} mit einem Bein im Gefängnis sein {allg}
hassas burun {i} [biy]die Spürnase {f}
ince uzun burun {i} [coğ]die Landzunge {f}
kalkık burun {i} die Himmelfahrtsnase {f}
kalkık burun {i} die Stupsnase {f}
kanca burun {i} die Hakennase {f}
karton burun {i} die Pappnase {f}
kemerli burun {i} die Hakennase {f}
koca burun {i} der Zinken {m}
küçük burun {i} das Näschen {n}
kulak burun boğaz doktoru {i} die Hals-Nasen-Ohren-Ärztin {f}
kulak burun boğaz doktoru {i} der Hals-Nasen-Ohren-Arzt {m}
kulak burun boğaz doktoru {i} der Hals-Nasen-Ohrenarzt {m}
kulak-burun-boğaz doktoru {i} der HNO-Arzt {m}
kulak-burun-boğaz doktoru {i} [hek]der Hals-Nasen-Ohrenarzt {m}
Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları uzmanı {i} [hek]der Ohrenarzt {m}
kulak-burun-boğaz hekimi {i} der Hals-Nasen-Ohren-Arzt {m}
küt burun {i} die Stumpfnase {f}
minik burun {i} das Näschen {n}
şiş burun {i} der Zinken {m}
sümüklü burun {i} die Rotznase {f}
topak burun {i} die Knollennase {f}