TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
beyaz {allg} blanko {allg}
beyaz {i} das Heroin {n}
beyaz {i} das Marihuana {n}
beyaz {s} weiß {adj}
beyaz at {i} der Schimmel {m}
beyaz ayı {i} der Eisbär {m}
beyaz ayrıkotu {i} [bitk]das Straußgras {n}
beyaz badanalamak {v} weißen {v}
beyaz boynuz otu {i} der Germer {m}
beyaz boynuz otu {i} die Nieswurzel {f}
beyaz boynuz otu {allg} Weiße Nieswurzel {allg}
beyaz boynuz otu {allg} weißer Germer {allg}
beyaz çamaşır {i} das Weißzeug {n}
beyaz çamaşırlar {ç} die Weiße Ware {pl}
beyaz ciro {i} das Blankogiro {n}
beyaz ciro {i} der Blankoindossament {m}
beyaz diken {i} der Weißdorn {m}
beyaz doku {i} das Bindegewebe {n}
beyaz ekmek {i} das Weißbrot {n}
beyaz ekmek {allg} weißes Brot {allg}
beyaz eşya sanayii {i} die Hausgeräteindustrie {f}
beyaz eşyalar {ç} die Haushaltsgeräte {pl}
beyaz et {allg} weißes Fleisch {allg}
beyaz geyikotu {i} [bitk]der Diktam {m}
beyaz geyikotu {i} [bitk]der Diptam {m}
beyaz gömlek {i} die Zwangsjacke {f}
beyaz gül {i} [bitk]die Gartenrose {f}
beyaz mağazası {i} das Wäschegeschäft {n}
beyaz ırktan olmayan {s} farbig {adj}
beyaz ışığın parçalanmasıyla oluşan renkler {ç} die Spektralfarben {pl}
beyaz kabul {i} das Blankoakzept {n}
beyaz karınca {i} [hayb]die Termite {f}
beyaz karınca {allg} [hayb]weiße Ameisen {allg}
beyaz kök çürüklüğü {i} [bitk]der Wurzelschimmel {m}
beyaz kömür {allg} weiße Kohle {allg}
beyaz lahana {i} [bitk]der Weißkohl {m}
beyaz loğusaotu {i} die Schlangenwurz {f}
beyaz mermer {i} der Alabaster {m}
beyaz mika {i} das Katzensilber {n}
beyaz nilüfer {i} [bitk]der Lotosbaum {m}
beyaz nilüfer çiçeği {i} die Lotosblume {f}
beyaz otu {i} das Silberzweiohr {n}
beyaz peynir gibi {s} quarkig {adj}
beyaz renk {i} das Weiß {n}
beyaz renkle badanalamak {fi} ausweißen {v}
beyaz renkli ve çok sıvı dışkı {i} [hek]der Reiswasserstuhl {m}
Beyaz Rus {s} weißrussisch {adj}
Beyaz Rusya {s} weißrussisch {adj}
Beyaz Rusya {i} das Weißrussland {n}
beyaz saçlı {s} Weißhaarig {adj}
beyaz şarap {i} der Weißwein {m}
Beyaz saray {allg} das Weiße Haus {allg}
beyaz şeker {i} [bitk]der Weißzucker {m}
beyaz şeker analizi {i} die Weißzuckeruntersuchung {f}
beyaz şeker çuvalı {i} der Weißzuckersack {m}
beyaz şeker değeri {i} der Weißzuckerwert {m}
beyaz şeker eleği {i} der Weißzuckersichter {m}
beyaz şeker fabrikası {i} die Weißzuckerfabrik {f}
beyaz şeker fiyatı {i} der Weißzuckerpreis {m}
beyaz şeker imali {i} die Weißzuckerherstellung {f}
beyaz şeker lapası {i} die Weißzuckerfüllmasse {f}
beyaz şeker pişirimi {i} der Weißzuckersud {m}
beyaz şeker santrifüjü {i} die Weißzuckerschleuder {f}
beyaz sucuk {i} [mutf]die Weißwurst {f}
beyaz şurup {i} der Weißablauf {m}
beyaz toprak {i} der Chrysotil {m}
beyaz toprak {i} der Faserserpentin {m}
beyaz toprak {i} weißer Asbest {nom}
beyaz un {allg} weißes Mehl {allg}
beyaz ve melez birleşiminden doğan çocuk {i} der Terzerone {m}
beyaz volkanik sünger taşı {i} [mad]der Duckstein {m}
beyaz yaka işçisi {i} der Kopfarbeiter {m}
beyaz yalan {i} die Notlüge {f}
beyaz yara merhemi {i} die Zinksalbe {f}
beyaz yerelması {i} die Erdschocke {f}
beyaz yerelması {i} der Topinambur {m}
beyaz zambak {i} die Kronenanemone {f}
beyaz zambak {i} die Lilie {f}
beyaz zambak {allg} weiße Lilie {allg}
beyaz-zenci melezi {i} der Mulatte {m}
Indirekte Treffer
alnında beyaz lekeli hayvan {i} die Blesse {f}
beyaz at {i} der Schimmel {m}
beyaz ayı {i} der Eisbär {m}
beyaz ayrıkotu {i} [bitk]das Straußgras {n}
beyaz badanalamak {v} weißen {v}
beyaz boynuz otu {i} die Nieswurzel {f}
beyaz boynuz otu {i} der Germer {m}
beyaz boynuz otu {allg} weißer Germer {allg}
beyaz boynuz otu {allg} Weiße Nieswurzel {allg}
beyaz çamaşır {i} das Weißzeug {n}
beyaz çamaşırlar {ç} die Weiße Ware {pl}
beyaz ciro {i} das Blankogiro {n}
beyaz ciro {i} der Blankoindossament {m}
beyaz diken {i} der Weißdorn {m}
beyaz doku {i} das Bindegewebe {n}
beyaz ekmek {i} das Weißbrot {n}
beyaz ekmek {allg} weißes Brot {allg}
beyaz eşya sanayii {i} die Hausgeräteindustrie {f}
beyaz eşyalar {ç} die Haushaltsgeräte {pl}
beyaz et {allg} weißes Fleisch {allg}
beyaz geyikotu {i} [bitk]der Diktam {m}
beyaz geyikotu {i} [bitk]der Diptam {m}
beyaz gömlek {i} die Zwangsjacke {f}
beyaz gül {i} [bitk]die Gartenrose {f}
beyaz mağazası {i} das Wäschegeschäft {n}
beyaz ırktan olmayan {s} farbig {adj}
beyaz ışığın parçalanmasıyla oluşan renkler {ç} die Spektralfarben {pl}
beyaz kabul {i} das Blankoakzept {n}
beyaz karınca {allg} [hayb]weiße Ameisen {allg}
beyaz karınca {i} [hayb]die Termite {f}
beyaz kök çürüklüğü {i} [bitk]der Wurzelschimmel {m}
beyaz kömür {allg} weiße Kohle {allg}
beyaz lahana {i} [bitk]der Weißkohl {m}
beyaz loğusaotu {i} die Schlangenwurz {f}
beyaz mermer {i} der Alabaster {m}
beyaz mika {i} das Katzensilber {n}
beyaz nilüfer {i} [bitk]der Lotosbaum {m}
beyaz nilüfer çiçeği {i} die Lotosblume {f}
beyaz otu {i} das Silberzweiohr {n}
beyaz peynir gibi {s} quarkig {adj}
beyaz renk {i} das Weiß {n}
beyaz renkle badanalamak {fi} ausweißen {v}
beyaz renkli ve çok sıvı dışkı {i} [hek]der Reiswasserstuhl {m}
Beyaz Rus {s} weißrussisch {adj}
Beyaz Rusya {i} das Weißrussland {n}
Beyaz Rusya {s} weißrussisch {adj}
beyaz saçlı {s} Weißhaarig {adj}
beyaz şarap {i} der Weißwein {m}
Beyaz saray {allg} das Weiße Haus {allg}
beyaz şeker {i} [bitk]der Weißzucker {m}
beyaz şeker analizi {i} die Weißzuckeruntersuchung {f}
beyaz şeker çuvalı {i} der Weißzuckersack {m}
beyaz şeker değeri {i} der Weißzuckerwert {m}
beyaz şeker eleği {i} der Weißzuckersichter {m}
beyaz şeker fabrikası {i} die Weißzuckerfabrik {f}
beyaz şeker fiyatı {i} der Weißzuckerpreis {m}
beyaz şeker imali {i} die Weißzuckerherstellung {f}
beyaz şeker lapası {i} die Weißzuckerfüllmasse {f}
beyaz şeker pişirimi {i} der Weißzuckersud {m}
beyaz şeker santrifüjü {i} die Weißzuckerschleuder {f}
beyaz sucuk {i} [mutf]die Weißwurst {f}
beyaz şurup {i} der Weißablauf {m}
beyaz toprak {i} weißer Asbest {nom}
beyaz toprak {i} der Faserserpentin {m}
beyaz toprak {i} der Chrysotil {m}
beyaz un {allg} weißes Mehl {allg}
beyaz ve melez birleşiminden doğan çocuk {i} der Terzerone {m}
beyaz volkanik sünger taşı {i} [mad]der Duckstein {m}
beyaz yaka işçisi {i} der Kopfarbeiter {m}
beyaz yalan {i} die Notlüge {f}
beyaz yara merhemi {i} die Zinksalbe {f}
beyaz yerelması {i} der Topinambur {m}
beyaz yerelması {i} die Erdschocke {f}
beyaz zambak {allg} weiße Lilie {allg}
beyaz zambak {i} die Lilie {f}
beyaz zambak {i} die Kronenanemone {f}