TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
silah {i} das Kampfmittel {n}
silah {i} [mad]der Stahl {m}
silah {i} [ask]die Waffe {f}
silah altına alınmış {s} [ask]eingezogen {adj}
silah altına alma {i} [ask]die Aufbietung {f}
silah altına alma {i} [ask]die Aushebung {f}
silah altına alma {i} die Konskription {f}
silah altına alma {i} [ask]die Rekrutierung {f}
silah altına alma emri {i} [ask]der Gestellungsbefehl {m}
silah altına almak {fi} [ask]aufbieten {v}
silah altına almak {fi} [ask]ausheben {v}
silah altına almak {fi} [ask]einberufen {v}
silah altına almak {v} konskribieren {v}
silah altına çağırma {i} [ask]das Aufgebot {n}
silah altında askerlik görevini reddeden {i} [ask]der Kriegsdienstverweigerer {m}
silah arkadaşı {i} [ask]der Kriegsgefährte {m}
silah arkadaşı {i} der Kriegskamerad {m}
silah arkadaşı {i} der Mitkämpfer {m}
silah arkadaşı {i} der Mitstreiter {m}
silah arkadaşı {i} [ask]der Spießgeselle {m}
silah arkadaşı {i} der Waffenbruder {m}
silah arkadaşı {i} der Waffengefährte {m}
silah arkadaşlığı {i} die Waffenbruderschaft {f}
silah ateşleme iğnesi {i} [tek]der Schlagbolzen {m}
silah ateşlemek {fi} abziehen {v}
silah atma {i} die Schießerei {f}
silah bakım astsubayı {i} [ask]der Waffenmeister {m}
silah başına! {allg} an die Gewehre {allg}
silah bilgisi {i} die Waffenkunde {f}
silah bulundurma {i} der Waffenbesitz {m}
silah çekmek {allg} den Revolver ziehen {allg}
silah çekmek {itr} ziehen {itr}
silah deposu {i} die Waffenkammer {f}
silah deposu {i} das Waffenlager {n}
silah deposu {i} [ask]das Zeughaus {n}
silah donanmak {itr} rüsten {itr}
silah dürbünü {i} das Zielfernrohr {n}
silah eğitimi {i} die Waffenausbildung {f}
silah gücü {i} die Waffengewalt {f}
silah ile yaralamak {v} zerschießen {v}
silah kaçakçılığı {i} der Waffenschmuggel {m}
silah kundağı {i} der Schaft {m}
silah namlusu {i} [ask]der Lauf {m}
silah patlamak {fi} schießen {v}
silah patlamak {fi} Schüsse abgeben {v}
silah ruhsatı {i} der Waffenschein {m}
silah ruhsatnamesi {i} der Waffenschein {m}
silah şakırtıları işitiliyor {allg} man hört die Waffen klirren {allg}
silah sanayii {i} die Rüstungsindustrie {f}
silah sesi {i} der Schuss {m}
silah sevkiyatı {i} die Waffenlieferung {f}
silah taşıma {i} der Waffenbesitz {m}
silah taşıma ruhsatı {i} der Waffenschein {m}
silah ticareti {i} [tic]der Waffenhandel {m}
silah tüccarı {i} der Waffenhändler {m}
silah yapımcısı {i} der Schwertfeger {m}
silah yöneltmek {fi} anlegen {v}
silaha davranmak {allg} zu den Waffen greifen {allg}
silaha davranmak {allg} zur Waffe greifen {allg}
silahbaşı {i} [ask]der Alarm {m}
silahbaşı {i} der Generalmarsch {m}
silahbaşı işareti {i} [ask]das Alarmsignal {n}
silahbaşı! {adv} [ask]heraus {adv}
silahhane {i} [ask]das Arsenal {n}
silahı ateşlemek {itr} schießen {itr}
silahı bir yerden geçirip doğrultarak ateş etmek {fi} durchschießen {v}
silahı boşaltmak {fi} [ask]abfeuern {v}
silahı doldurmak {fi} durchladen {v}
silahı tedbirsizce ateşlemek {fi} drauflosschießen {v}
silahın geri tepmesi {i} [ask]der Rückstoß {m}
silahın tetiği {i} der Abzug {m}
silahını ateşlemek {fi} [ask]abfeuern {v}
silahını doğrultmak {fi} anschlagen {v}
silahını elinden almak {v} entwaffnen {v}
silahla ateş etme {i} die Beschießung {f}
silahla ateş etmek {v} beschießen {v}
silahla atış yarışması {i} [sp]das Wettschießen {n}
silahla bir el ateş etmek {allg} einen Schuss abgeben {allg}
silahla donatmak {v} waffnen {v}
silahla nişan almak {fi} anlegen {v}
Indirekte Treffer
ateşli silah {i} die Schusswaffe {f}
ateşli silah {i} die Feuerwaffe {f}
atılan silah {i} die Wurfwaffe {f}
atışa hazır durumdaki silah {i} der Anschlag {m}
Avustralya'ya özgü bir silah {i} der Bumerang {m}
caydırıcı silah {i} die Abschreckungswaffe {f}
çok uzun süreli silah altında bulunan asker {i} [ask]der Troupier {m}
dörtlü silah {i} [ask]der Vierling {m}
gizli silah {i} die Geheimwaffe {f}
hafif silah {i} [ask]die Handfeuerwaffe {f}
havalı silah {i} [sp]das Luftgewehr {n}
hizmet amacıyla kullanılan silah {i} der Dienstrevolver {m}
horozlu silah {i} [ask]das Perkussionsgewehr {n}
ihtiyaçtan fazla silah kapasitesi {i} [ask]das Overkill {n}
iki namlulu silah {i} [ask]der Zwilling {m}
kartondan yapılma silah atış hedefi {i} der Pappkamerad {m}
kesici silah {i} die Hiebwaffe {f}
mağara adamının elindeki hayvan kemiğinden olan silah {i} [ask]die Keule {f}
nükleer silah {i} [ask]die Kernwaffe {f}
nükleer silah {i} die Atomwaffe {f}
nükleer silah {i} die Nuklearwaffe {f}
nükleer silah denemeleri {i} [ask]die Kernwaffenversuche {f}
otomatik ateşli silah {i} die Schnellfeuerwaffe {f}
otomatik silah {i} [ask]das Selbstladegewehr {n}
otomatik silah {i} [ask]der Selbstlader {m}
silah altına alınmış {s} [ask]eingezogen {adj}
silah altına alma {i} [ask]die Rekrutierung {f}
silah altına alma {i} die Konskription {f}
silah altına alma {i} [ask]die Aushebung {f}
silah altına alma {i} [ask]die Aufbietung {f}
silah altına alma emri {i} [ask]der Gestellungsbefehl {m}
silah altına almak {v} konskribieren {v}
silah altına almak {fi} [ask]einberufen {v}
silah altına almak {fi} [ask]ausheben {v}
silah altına almak {fi} [ask]aufbieten {v}
silah altına çağırma {i} [ask]das Aufgebot {n}
silah altında askerlik görevini reddeden {i} [ask]der Kriegsdienstverweigerer {m}
silah arkadaşı {i} der Waffengefährte {m}
silah arkadaşı {i} der Kriegskamerad {m}
silah arkadaşı {i} der Waffenbruder {m}
silah arkadaşı {i} [ask]der Kriegsgefährte {m}
silah arkadaşı {i} [ask]der Spießgeselle {m}
silah arkadaşı {i} der Mitstreiter {m}
silah arkadaşı {i} der Mitkämpfer {m}
silah arkadaşlığı {i} die Waffenbruderschaft {f}
silah ateşleme iğnesi {i} [tek]der Schlagbolzen {m}
silah ateşlemek {fi} abziehen {v}
silah atma {i} die Schießerei {f}
silah bakım astsubayı {i} [ask]der Waffenmeister {m}
silah başına! {allg} an die Gewehre {allg}
silah bilgisi {i} die Waffenkunde {f}
silah bulundurma {i} der Waffenbesitz {m}
silah çekmek {allg} den Revolver ziehen {allg}
silah çekmek {itr} ziehen {itr}
silah deposu {i} [ask]das Zeughaus {n}
silah deposu {i} das Waffenlager {n}
silah deposu {i} die Waffenkammer {f}
silah donanmak {itr} rüsten {itr}
silah dürbünü {i} das Zielfernrohr {n}
silah eğitimi {i} die Waffenausbildung {f}
silah gücü {i} die Waffengewalt {f}
silah ile yaralamak {v} zerschießen {v}
silah kaçakçılığı {i} der Waffenschmuggel {m}
silah kundağı {i} der Schaft {m}
silah namlusu {i} [ask]der Lauf {m}
silah patlamak {fi} Schüsse abgeben {v}
silah patlamak {fi} schießen {v}
silah ruhsatı {i} der Waffenschein {m}
silah ruhsatnamesi {i} der Waffenschein {m}
silah şakırtıları işitiliyor {allg} man hört die Waffen klirren {allg}
silah sanayii {i} die Rüstungsindustrie {f}
silah sesi {i} der Schuss {m}
silah sevkiyatı {i} die Waffenlieferung {f}
silah taşıma {i} der Waffenbesitz {m}
silah taşıma ruhsatı {i} der Waffenschein {m}
silah ticareti {i} [tic]der Waffenhandel {m}
silah tüccarı {i} der Waffenhändler {m}