TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ince {s} ätherisch {adj}
ince {s} delikat {adj}
ince {s} dezent {adj}
ince {s} dünn {adj}
ince {s} durchsichtig {adj}
ince {a} elegant {a}
ince {s} fein {adj}
ince {s} filigran {adj}
ince {s} fragil {adj}
ince {s} geringmächtig {adj}
ince {a} gründlich {a}
ince {i} der Hager {m}
ince {s} [müz]hell {adj}
ince {s} hoch {adj}
ince {a} wesentlich {a}
ince {s} schick {adj}
ince {s} schmächtig {adj}
ince {s} schmal {adj}
ince {s} schneidig {adj}
ince {s} silberhell {adj}
ince {s} sinnig {adj}
ince {s} spielerisch {adj}
ince {s} subtil {adj}
ince {s} verbindlich {adj}
ince {s} weich {adj}
ince {s} zart {adj}
ince {s} zierlich {adj}
ince {s} grazil {adj}
ince ayakkabı topuğu {i} der Pfennigabsatz {m}
ince ayar {i} [tek]die Feinabstimmung {f}
ince ayar {i} [tek]die Feineinstellung {f}
ince ayarlama {i} die Feinsteuerung {f}
ince bağırsağın son bölümü {i} [anat]der Krummdarm {m}
ince bağırsağın son kısmı {i} das Ileum {n}
ince bağırsağında solucan bulunan kişi {i} [hek]die Trichinose {f}
ince bağırsak {i} der Dünndarm {m}
ince bağırsak operasyonu {i} die Dünndarmoperation {f}
ince bağırsak solucanı {i} [hayb]die Trichine {f}
ince bağırsak solucanı taşıyan {s} [hayb]trichinös {adj}
ince bakır plaket {i} das Kupferblech {n}
ince boru {i} [hek]die Kapillare {f}
ince boru {i} das Röhrchen {n}
ince boya tabakası {i} die Lasurfarbe {f}
ince büküm {i} das Feinspinnen {n}
ince bulgur {i} [bitk]die Grütze {f}
ince cam boru {i} die Pipette {f}
ince çeperli {s} dünnwandig {adj}
ince cila {i} der Hochglanz {m}
ince çizgi {i} der Haarstrich {m}
ince çizgi {i} das Strichelchen {n}
ince çizgilerle resim yapmak {itr} stricheln {itr}
ince çizgilerle taramak {itr} stricheln {itr}
ince çıta {i} das Rieselbrett {n}
ince dal {i} die Gerte {f}
ince dallar {i} [bitk]das Reisigholz {n}
ince dantel işi {ç} die Frivolitäten {pl}
ince diş eğe {i} die Schlichtfeile {f}
ince duman perdesi {i} der Schleier {m}
ince düşünce {i} die Raffinesse {f}
ince düşünce {i} das Zartgefühl {n}
ince düşünceli {a} feinfühlig {a}
ince düşünceli {s} wesentlich {adj}
ince düşünceli {s} zartfühlend {adj}
ince düşünceli insan {i} das Seelchen {n}
ince duvar {i} die Rabitzwand {f}
ince duvarlı {s} dünnwandig {adj}
ince duygu {i} die Delikatesse {f}
ince duygulu {allg} fein besaitet {allg}
ince duygulu {s} sensibel {adj}
ince duygulu {s} zart {adj}
ince duygulu {s} zart besaitet {adj}
ince el işi {i} die Kunststickerei {f}
ince elbise {i} der Tropenanzug {m}
ince elek {i} der Sichter {m}
ince eleyip sık dokumak {allg} jedes Haar einzeln spalten {allg}
ince eleyip sık dokumak {allg} sehr genau sein {allg}
ince eleyip sık dokumak {allg} sehr ins Einzelne gehen {allg}
ince eleyip sık dokuyan {i} der Pedant {m}
ince ezilmiş tahıl {i} [bitk]die Grütze {f}
ince fark {i} die Abstufung {f}
Indirekte Treffer
altından yapılma ince yaprak {i} das Rauschgold {n}
bir cins ince kahve {i} der Blümchenkaffee {m}
bir cins ince kumaş {i} der Bobinet {m}
bükümlü ince kumaş {i} der Krepp {m}
camdan ince boru {i} der Tubus {m}
çok ince {s} fadendünn {adj}
çok ince {s} dünnflüssig {adj}
çok ince {önk} Mikro- {prä}
çok ince {s} hauchdünn {adj}
çok ince bel {i} die Wespentaille {f}
çok ince dokunmuş kumaş {i} das Gespinst {n}
çok ince saydam olmayan kağıt {i} das Dünndruckpapier {n}
çok ince tabaka {i} der Dünnschliff {m}
çok ince taş kırıntısı {i} der Rollsplitt {m}
çok ince un {allg} feinstes Mehl {allg}
eli ayağı ince {s} feingliedrig {adj}
en ince {s} superfein {adj}
en ince ayrıntısına kadar {a} akribisch {a}
göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince duvar {i} das Diaphragma {n}
hayvanda ince karın derisi {i} die Dünnung {f}
ince ayakkabı topuğu {i} der Pfennigabsatz {m}
ince ayar {i} [tek]die Feineinstellung {f}
ince ayar {i} [tek]die Feinabstimmung {f}
ince ayarlama {i} die Feinsteuerung {f}
ince bağırsağın son bölümü {i} [anat]der Krummdarm {m}
ince bağırsağın son kısmı {i} das Ileum {n}
ince bağırsağında solucan bulunan kişi {i} [hek]die Trichinose {f}
ince bağırsak {i} der Dünndarm {m}
ince bağırsak operasyonu {i} die Dünndarmoperation {f}
ince bağırsak solucanı {i} [hayb]die Trichine {f}
ince bağırsak solucanı taşıyan {s} [hayb]trichinös {adj}
ince bakır plaket {i} das Kupferblech {n}
ince boru {i} [hek]die Kapillare {f}
ince boru {i} das Röhrchen {n}
ince boya tabakası {i} die Lasurfarbe {f}
ince büküm {i} das Feinspinnen {n}
ince bulgur {i} [bitk]die Grütze {f}
ince cam boru {i} die Pipette {f}
ince çeperli {s} dünnwandig {adj}
ince cila {i} der Hochglanz {m}
ince çizgi {i} der Haarstrich {m}
ince çizgi {i} das Strichelchen {n}
ince çizgilerle resim yapmak {itr} stricheln {itr}
ince çizgilerle taramak {itr} stricheln {itr}
ince çıta {i} das Rieselbrett {n}
ince dal {i} die Gerte {f}
ince dallar {i} [bitk]das Reisigholz {n}
ince dantel işi {ç} die Frivolitäten {pl}
ince diş eğe {i} die Schlichtfeile {f}
ince duman perdesi {i} der Schleier {m}
ince düşünce {i} das Zartgefühl {n}
ince düşünce {i} die Raffinesse {f}