TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
mesafe {i} der Abstand {m}
mesafe {i} die Ausdehnung {f}
mesafe {i} das Ausmaß {n}
mesafe {i} die Distanz {f}
mesafe {i} die Entfernung {f}
mesafe {i} die Luft {f}
mesafe {i} der Rückstand {m}
mesafe {i} die Strecke {f}
mesafe {i} die Weite {f}
mesafe {i} der Zwischenraum {m}
mesafe alma {i} [ask]der Abstand {m}
mesafe bırakmak {allg} Abstand halten {allg}
mesafe göstergesi {i} der Kilometerzähler {m}
mesafe katetmek {fi} ausholen {v}
mesafe katetmek {itr} durchlaufen {itr}
mesafe navlunu {i} die Distanzfracht {f}
mesafe tahmini {i} das Distanzschätzen {n}
mesafeli {adv} pardistance {adv}
mesafeli {s} reserviert {adj}
mesafeli {s} unverbindlich {adj}
mesafeölçer {i} der Distanzmesser {m}
mesafeye bağlı navlun {i} die Distanzfracht {f}
mesafeyi bilir {s} zartfühlend {adj}
Indirekte Treffer
aracın fren yaptıktan sonra duruncaya kadar aldığı mesafe {i} [oto]der Bremsweg {m}
aradaki mesafe {i} der Abstand {m}
araya mesafe koymak {fi} distanzieren {v}
aşılması gereken mesafe {i} die Strecke {f}
atletizmde orta mesafe koşusu {i} [sp]der Mittelstreckenlauf {m}
atletizmde orta mesafe koşusu atleti {i} [sp]der Mittelstreckenläufer {m}
çok kısa mesafe {i} der Steinwurf {m}
çok kısa mesafe {i} der Katzensprung {m}
en kısa mesafe {i} die Vogelfluglinie {f}
iki istasyon arasındaki mesafe {i} [demy]die Strecke {f}
iki nokta arasındaki mesafe {allg} Abstand zwischen zwei Punkten {allg}
iki şey arasındaki mesafe {i} der Zwischenraum {m}
iki yer arasındaki mesafe {i} die Strecke {f}
kısa mesafe {allg} geringe Entfernung {allg}
kısa mesafe {i} der Sprung {m}
kısa mesafe {i} die Kurzstrecke {f}
kısa mesafe koşu yarışı {i} [sp]der Sprint {m}
kısa mesafe koşucusu {i} [sp]der Kurzstreckler {m}
kısa mesafe koşucusu {i} [sp]der Kurzstreckenläufer {m}
kısa mesafe koşucusu {i} [sp]der Sprinter {m}
kısa mesafe koşusu {i} der Sprint {m}
kısa mesafe navlunu {i} die Kurzstreckenfracht {f}
kısa mesafe yük {i} die Kurzstreckenfracht {f}
mesafe alma {i} [ask]der Abstand {m}
mesafe bırakmak {allg} Abstand halten {allg}
mesafe göstergesi {i} der Kilometerzähler {m}
mesafe katetmek {itr} durchlaufen {itr}
mesafe katetmek {fi} ausholen {v}
mesafe navlunu {i} die Distanzfracht {f}
mesafe tahmini {i} das Distanzschätzen {n}
orta mesafe {i} die Mittelstrecke {f}
orta mesafe koşucusu {i} [sp]der Mittelstreckenläufer {m}
ortalama mesafe {i} die Mittelentfernung {f}
ses dalgaları gönderilerek mesafe ve derinlik ölçme {i} [den]die Echolotung {f}
taş atımı kadar yakın mesafe {i} der Steinwurf {m}
uzak mesafe termometresi {i} das Fernthermometer {n}
uzun mesafe {allg} Langstrecken- {allg}
uzun mesafe {i} die Langstrecke {f}
uzun mesafe koşucusu {i} der Langstreckenläufer {m}
uzun mesafe koşusu {i} [sp]der Langstreckenlauf {m}