DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
das Recht {n} adalet {i}
recht {a} adil {a}
recht {adv} çok {adv}
recht {adj} doğru {s}
das Recht {n} doğru şey {i}
recht {adj} elverişli {s}
recht {adv} gerçekten {adv}
das Recht {n} hak {i}
recht {adj} hakiki {s}
das Recht {n} hakkaniyet {i}
recht {a} haklı {a}
recht {a} hatasız {a}
das Recht {n} [Jur.]hukuk {i}
das Recht {n} kanun {i}
recht {a} meşru {a}
recht {a} münasip {a}
recht {adj} müsait {s}
recht {adv} oldukça {adv}
recht {a} pek {a}
recht {adv} pek çok {adv}
recht {adj} sağ {s}
recht {adj} sağ taraf {s}
das Recht {n} salahiyet {i}
das Recht {n} tüze {i}
recht {adj} uygun {s}
das Recht {n} yasa {i}
recht {a} yasal {a}
das Recht {n} yetki {i}
recht abgelegen {allg} uzakça {allg}
recht angenehm {allg} hoşça {allg}
Recht auf privates Eigentum {allg} özel mülkiyet hakkı {allg}
recht bekommen {allg} hak elde etmek {allg}
recht bekommen {allg} hak kazanmak {allg}
recht geben {v} hak vermek {fi}
recht geben {v} haklı bulmak {fi}
recht geben {v} haklı görmek {fi}
recht gebildet {allg} iyi eğitim görmüş {allg}
Recht gemeinnütziger Organisationen {allg} Kamuya Yararlı Örgütlenmeler Yasası {allg}
recht gut {allg} çok iyi {allg}
recht gut {allg} oldukça iyi {allg}
recht haben {v} hakkı olmak {fi}
recht haben {v} haklı olmak {fi}
recht hübsch {allg} çok güzel {allg}
recht hübsch {allg} kaşı gözü yerinde {allg}
recht kurz {allg} kısarak {allg}
recht nett {allg} güzelce {allg}
recht nett {allg} oldukça güzel {allg}
recht oft {allg} çoğu zaman {allg}
recht oft {allg} sık sık {allg}
recht schwer erkrankt sein {allg} yatak döşek hasta yatmak {allg}
recht sein {allg} birisinin hoşuna gitmek {allg}
recht so {allg} aferin! {allg}
recht so {allg} doğrudur! {allg}
Recht sprechen {v} hakimlik etmek {fi}
Recht studieren {allg} [Jur.]hukuk öğrenim yapmak {allg}
Recht suchen {v} hak aramak {fi}
recht und schlecht {allg} iyi kötü {allg}
recht viel {allg} epeyce {allg}
recht viel {allg} oldukça fazla {allg}
recht viele Leute {allg} birçoğu {allg}
recht viele Leute {allg} birçok kimse {allg}
das Recht vorbehalten {n} hakkı saklı tutmak {i}
recht- {allg} sağ {allg}
die Rechte {f} sağ {i}
die Rechte {f} [Pol.]sağ partiler {i}
die Rechte {f} sağ taraf {i}
die Rechte {f} sağ yan {i}
rechte Masche {allg} düz örgü {allg}
rechte Seite {allg} sağ taraf {allg}
das Rechteck {n} [mat]dikdörtgen {i}
die Rechteckfeder {f} yassı yay {i}
die Rechteckfläche {f} ikizkenar dörtgen yüzü {i}
rechteckig {adj} dikdörtgen biçiminde {s}
rechteckig {adj} dört köşeli {s}
der Rechteckquerschnitt {m} eşkenar dörtgen kesiti {i}
rechten {itr} azarlamak {itr}
rechten {itr} hakkını aramak {itr}
rechten {itr} hakkını istemek {itr}
rechten {itr} kavga etmek {itr}
rechten {itr} paylamak {itr}
Indirekte Treffer
absolutes Recht {nom} [Jur.]mutlak hak {i}
absolutes Recht {nom} [Jur.]mutlak hukuk {i}
allgemeines Recht {allg} [Jur.]genel hukuk {allg}
als Recht beanspruchen {allg} [Jur.]hak talep etmek {allg}
angloamerikanisches Recht {n} [Jur.]angloamerikan hukuku {i}
das Anspruch aus einem Recht {allg} bir haktan doğan talep {allg}
anwendbares Recht {allg} uygulanan kanun {allg}
anwendbares Recht {allg} ilgili yasa {allg}
anzuwendendes Recht {n} [Jur.]uygulanacak hukuk {i}
das auf sein Recht verzichten {allg} hakkından feragat etmek {allg}
ausschließliches Recht {allg} [Jur.]inhisari hak {allg}
beschränktes dingliches Recht {n} mülkiyetten gayri ayni hak {i}
das bürgerliches Recht {n} [Jur.]medeni hukuk {i}
das das öffentliche Recht {allg} [Jur.]kamu hukuku {allg}
das öffentliche Recht {allg} [Jur.]amme hukuku {allg}
das Recht absprechen {allg} haklarından yoksun bırakmak {allg}
das Recht beugen {allg} [Jur.]yasalara karşı gelmek {allg}
das Recht mit Füßen treten {allg} hakları çiğnemek {allg}
dingliches Recht {n} ayni hak {i}
das dispositives Recht {nom} [Jur.]ihtiyari hukuk {i}
dispositives Recht {nom} [Jur.]tamamlayıcı hukuk {i}
du hast Recht {allg} [Redw.]Haklısın {allg}
ein Recht wahrnehmen {allg} hak iddia etmek {allg}
er ist nicht recht klug {allg} ne söylediğini bilmiyor {allg}
erst recht {allg} daha ziyade {allg}
europäisches Recht {n} [Jur.]Avrupa Hukuku {i}
das formelles Recht {n} [Jur.]şekli hukuk {i}
das für Recht erkannt {allg} [Jur.]gereği düşünüldü {allg}
gemeines Recht {n} genel hak {i}
das gemeinsames Recht {n} [Jur.]ortak hukuk {i}
das geschriebenes Recht {allg} [Jur.]yazılı hukuk {allg}
göttliches Recht {allg} [Rel.]dini hukuk {allg}
in nationales Recht umsetzen {allg} ulusal yasaya uygulamak {allg}
innerstaatliches Recht {n} [Jur.] hukuk {i}
das internationales Recht {n} [Jur.]uluslararası hukuk {i}
das islamisches Recht {allg} [Rel.]İslam hukuku {allg}
jemandem recht sein {v} işine gelmek {fi}
kanonisches Recht {n} şeriat {i}
das kanonisches Recht {n} [Rel.]kilise hukuku {i}
das kodifiziertes Recht {allg} [Jur.]yazılı hukuk {allg}
kontinentaleuropäisches Recht {n} [Jur.]kıta avrupa hukuku {i}
das materielles Recht {n} [Jur.]maddi hukuk {i}
das mir ist alles recht {allg} bana göre hava hoş {allg}
mir ist es recht {allg} bana göre hava hoş {allg}
mit Fug und Recht {allg} hakkıyla {allg}
mit Fug und Recht {allg} tamamen haklı olarak {allg}
mit vollem Recht {allg} haklı olarak {allg}
nach dem islamischen Recht erlaubtes {allg} [Rel.]helal {allg}
nach türkischem Recht {allg} [Jur.]Türk hukukuna göre {allg}
nachgiebiges Recht {n} [Jur.]tamamlayıcı hukuk {i}
das nicht recht deutlich {allg} tam belli olmayan {allg}
nicht recht deutlich {allg} belli belirsiz {allg}
nicht recht klar {allg} belli belirsiz {allg}
nun erst recht {allg} nispetle {allg}
nun erst recht {allg} mahsus {allg}
nun erst recht {allg} oranla {allg}
objektives Recht {n} [Jur.]objektif hukuk {i}
das öffentliches Recht {n} [Jur.]kamu hukuku {i}
das positives Recht {n} [Jur.]müspet hukuk {i}