TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
taraf {i} die Front {f}
taraf {i} die Gegend {f}
taraf {i} der Kontrahent {m}
taraf {i} [huk]die Partei {f}
taraf {s} parteilich {adj}
taraf {i} die Richtung {f}
taraf {i} die Runde {f}
taraf {i} die Seite {f}
taraf {i} der Teil {m}
taraf {i} der Vertragspartner {m}
taraf {i} die Vertragspartnerin {f}
taraf değiştirme {i} der Seitenwechsel {m}
taraf değiştirmek {fi} übergehen {v}
taraf değiştirmek {fi} überwechseln {v}
taraf tutan {allg} befangen {allg}
taraf tutan {allg} parteiisch {allg}
taraf tutan {s} parteilich {adj}
taraf tutma {i} die Befangenheit {f}
taraf tutma {i} die Parteilichkeit {f}
taraf tutmak {fi} beipflichten {v}
taraf tutmayan {s} parteilos {adj}
tarafa ihanet {i} der Parteiverrat {m}
tarafa ihanet {i} die Prävarikation {f}
tarafgir {a} befangen {a}
tarafgir {a} parteiisch {a}
tarafgir {a} voreingenommen {a}
tarafgirlik {i} die Befangenheit {f}
tarafgirlik {i} die Parteinahme {f}
tarafgirlik {i} die Voreingenommenheit {f}
tarafında olmak {allg} bekennen (zu) {allg}
tarafından {öt} durch {prp}
tarafından {öt} seitens {prp}
tarafından {adv} seits {adv}
tarafından {öt} von {prp}
tarafından yayımlanmıştır {allg} [Redw.]herausgegeben von {allg}
tarafını tutma {i} das Bekenntnis {n}
tarafını tutmak {fi} beipflichten {v}
tarafını tutmak {fi} bekennen {v}
taraflardan her biri {i} der Kontrahent {m}
tarafların sorgulanması {i} die Parteivernehmung {f}
tarafların sözleşmesi {i} die Parteivereinbarung {f}
taraf {s} befangen {adj}
taraf {a} parteiisch {a}
taraf {a} tendenziös {a}
taraf {s} [tek]unilateral {adj}
taraf {s} voreingenommen {adj}
taraf hakem {allg} befangene Schiedsrichter {allg}
taraflılık {i} die Befangenheit {f}
taraflılıktan çok taraflılığa geçiş {i} [tek]die Diversifikation {f}
taraflılıktan çok taraflılığa geçmek {v} [tek]diversifizieren {v}
tarafsız {s} bündnisfrei {adj}
tarafsız {s} neutral {adj}
tarafsız {s} objektiv {adj}
tarafsız {i} der Objektivist {m}
tarafsız {s} parteilos {adj}
tarafsız {s} sachlich {adj}
tarafsız {s} unbefangen {adj}
tarafsız {allg} unbenommen {allg}
tarafsız {s} unparteiisch {adj}
tarafsız {s} unparteilich {adj}
tarafsız {s} unvoreingenommen {adj}
tarafsız bölge {i} [ask]der Tampon {m}
tarafsız değerlendirme {allg} sachliche Beurteilung {allg}
tarafsız denge {allg} neutrales Gleichgewicht {allg}
tarafsız kalmak {allg} der Abstimmung enthalten {allg}
tarafsız konuşma {allg} objektives Gespräch {allg}
tarafsız olmama {i} die Eingenommenheit {f}
tarafsız sonuç {allg} neutrales Ergebnis {allg}
tarafsızlaştırmak {v} neutralisieren {v}
tarafsızlığın ihlali {i} [pol]die Neutralitätsverletzung {f}
tarafsızlık {i} der Neutralismus {m}
tarafsızlık {i} die Neutralität {f}
tarafsızlık {i} die Objektivität {f}
tarafsızlık {i} die Sachlichkeit {f}
tarafsızlık {i} die Unbefangenheit {f}
tarafsızlık {i} die Unparteilichkeit {f}
tarafsızlık {i} die Unvoreingenommenheit {f}
tarafsızlık zorunluluğu {i} [pol]die Neutralisation {f}
taraftar {i} der Anhang {m}
taraftar {i} der Anhänger {m}
Indirekte Treffer
acizde alacaklı olan taraf {i} die Insolvenzgläubigerin {f}
acizde alacaklı olan taraf {i} der Insolvenzgläubiger {m}
aktif taraf {i} die Aktivseite {f}
alacaklı taraf {i} die Habenseite {f}
alt taraf {i} die Unterseite {f}
arka taraf {i} der Fond {m}
arka taraf {i} die Rückseite {f}
arka taraf {i} die Kehrseite {f}
arka taraf {i} das Hinterteil {n}
arka taraf {i} die Hinterseite {f}
baş taraf {i} der Anfang {m}
baş taraf {i} der Kopf {m}
baş taraf {i} [den]der Bug {m}
bir taraf etmek {allg} etwas über den Haufen werfen {allg}
borçlu taraf {i} die Debetseite {f}
borçlu taraf {i} [eko]die Sollseite {f}
borçlu taraf {a} debitorisch {a}
bu taraf {i} [din]das Diesseits {n}
dip taraf {i} [bitk]die Wurzel {f}
dış taraf {i} die Außenseite {f}
dış taraf {i} [bitk]die Schale {f}
dış taraf {s} Äußere {adj}
eksi taraf {i} die Minusseite {f}
ekside olan taraf {i} die Minusseite {f}
gölgeli taraf {i} die Schattenseite {f}
görünen taraf {i} der Aspekt {m}
güneşe bakan taraf {i} die Sonnenseite {f}
güneşi gören taraf {i} die Sonnenseite {f}
hakim olan taraf {i} die Dominanz {f}
her taraf darmadağın olmak {allg} aussehen wie in einer Räuberhöhle {allg}
hoşa gitmeyen taraf {i} der Beigeschmack {m}
taraf {i} das Innere {n}
taraf {i} die Innenseite {f}
karanlık taraf {i} die Nachtseite {f}
karşı taraf {i} die Gegenspielerin {f}
karşı taraf {i} der Gegenspieler {m}
karşı taraf {i} die Gegenseite {f}
karşı taraf {i} die Gegenpartei {f}
karşı taraf {i} [huk]der Gegner {m}
kavga eden iki taraf arasında kalan kişi {i} [demy]der Prellbock {m}
kesici alette düz taraf {i} das Blatt {n}
kesici alette keser taraf {i} das Blatt {n}
keskin taraf {i} die Schneide {f}
kiracı taraf {i} die Mietpartei {f}
kör taraf {allg} abgestumpfte Kante {allg}
kötü taraf {allg} schwache Seite {allg}
mukabil taraf {i} [huk]die Gegenpartei {f}
mukabil taraf {i} [huk]die Gegenseite {f}
ön taraf {i} der Vordergrund {m}
ön taraf {i} die Fassade {f}
ön taraf {i} [anat]die Stirn {f}
ön taraf {i} die Bildseite {f}
ön taraf {i} die Spitze {f}
ön taraf {i} der Avers {m}
ön taraf {i} der Vorderteil {m}
ön taraf {i} die Schauseite {f}
ön taraf {i} die Vorderseite {f}
ön taraf {i} die Front {f}
sağ taraf {allg} rechte Seite {allg}
sağ taraf {i} die Rechte {f}
sağ taraf {s} recht {adj}
savaşan taraf {i} der Kriegsgegner {m}
sol taraf {allg} linke Seite {allg}
sol taraf {i} die Linke {f}
sol taraf {i} [den]das Backbord {n}
sözleşen taraf {i} die Vertragspartei {f}
taraf değiştirme {i} der Seitenwechsel {m}
taraf değiştirmek {fi} übergehen {v}
taraf değiştirmek {fi} überwechseln {v}