TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bulmak {fi} aufbringen {v}
bulmak {fi} aufdecken {v}
bulmak {fi} auffischen {v}
bulmak {fi} aufgabeln {v}
bulmak {fi} auflesen {v}
bulmak {fi} Aufspüren {v}
bulmak {fi} ausklügeln {v}
bulmak {fi} ausmachen {v}
bulmak {fi} beibringen {v}
bulmak {v} Betragen {v}
bulmak {fi} dahinter kommen {v}
bulmak {v} entziehen {v}
bulmak {v} erfinden {v}
bulmak {v} ermitteln {v}
bulmak {itr} ersinnen {itr}
bulmak {v} erspähen {v}
bulmak {v} eruieren {v}
bulmak {fi} feststellen {v}
bulmak {v} gefunden haben {v}
bulmak {allg} fündig werden {allg}
bulmak {fi} herausbekommen {v}
bulmak {fi} herausbringen {v}
bulmak {fi} herausfinden {v}
bulmak {fi} herauskriegen {v}
bulmak {fi} herbeischaffen {v}
bulmak {fi} herbekommen {v}
bulmak {fi} herkriegen {v}
bulmak {fi} herschaffen {v}
bulmak {v} holen {v}
bulmak {v} verschaffen {v}
bulmak {fi} vorfinden {v}
bulmak {v} finden {v}
Indirekte Treffer
aklını kullanarak bulmak {v} erklügeln {v}
alıcı bulmak {allg} Käufer finden {allg}
ara bulmak {v} einen {v}
aralarını bulmak {fi} zusammenbringen {v}
aralarını bulmak {fi} aussöhnen {v}
arasını bulmak {v} versöhnen {v}
arasını bulmak {fi} ausgleichen {v}
araştırıp bulmak {fi} heraushaben {v}
araştırıp bulmak {fi} herausarbeiten {v}
araştırıp bulmak {fi} eruieren {v}
arayarak avı bulmak {itr} [hayb]stöbern {itr}
arayarak bulmak {fi} auftreiben {v}
arayı bulmak {allg} als Brücke dienen {allg}
arayıp bulmak {fi} auffinden {v}
arayıp bulmak {fi} herausfinden {v}
arayıp bulmak {fi} ausfindig machen {v}
arayıp bulmak {fi} aufstöbern {v}
av hayvanının izini bulmak {fi} aufstöbern {v}
bahane bulmak {allg} eine Ausrede finden {allg}
belasını bulmak {allg} schwer zu büßen haben {allg}
belasını bulmak {allg} es geht jemandem an den Kragen {allg}
bir çıkar yolunu bulmak {allg} einen Ausweg finden {allg}
bir çözüm bulmak {allg} einen Weg finden {allg}
bir bulmak {allg} eine Anstellung finden {allg}
bir şey bulmak {allg} einen Fund machen {allg}
bir şeyde kusur bulmak {allg} beanstanden {allg}
bir şeyde kusur bulmak {allg} ein Haar in der Suppe finden {allg}
bir şeyde kusur bulmak {allg} an etw aussetzen {allg}
bir şeye çare bulmak {allg} einer Sache beikommen {allg}
bir şeye çare bulmak {allg} Abhilfe leisten {allg}
bir şeyi çirkin bulmak {allg} hässlich finden {allg}
bir şeyi iyi bulmak {allg} gut finden {allg}
bir şeyi önemli bulmak {allg} für wichtig halten {allg}
bir yerden bulmak {fi} herhaben {v}
birbirini bulmak {allg} einander finden {allg}
birisinin görüşünü uygun bulmak {fi} beipflichten {v}
birisiyle kafa bulmak {allg} jdn auf Arm nehmen {allg}
birisiyle kafa bulmak {v} bespötteln {v}
birisiyle kafa bulmak {v} bespotten {v}
birisiyle veya bir şeyle kafa bulmak {fi} anulken {v}
çare bulmak {allg} Weg finden {allg}
çare bulmak {fi} Abhilfe schaffen {v}
çare bulmak {fi} steuern {v}
çare bulmak {fi} abhelfen {v}
çare bulmak {fi} zu helfen wissen {v}
çare bulmak {allg} durchhelfen {allg}
çare bulmak {itr} begegnen {itr}
çare bulmak çok zor {allg} da ist guter Rat teuer {allg}