TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
zorunlu {s} apodiktisch {adj}
zorunlu {s} dringend {adj}
zorunlu {s} dringlich {adj}
zorunlu {s} gezwungen {adj}
zorunlu {s} nötig {adj}
zorunlu {s} notwendig {adj}
zorunlu {s} obligat {adj}
zorunlu {s} obligatorisch {adj}
zorunlu {a} unabdingbar {a}
zorunlu {a} unentbehrlich {a}
zorunlu {s} unerlässlich {adj}
zorunlu {s} unumgänglich {adj}
zorunlu {s} verbindlich {adj}
zorunlu {s} zwangsläufig {adj}
zorunlu açık arttırma {i} die Zwangsversteigerung {f}
zorunlu ağırlık {i} das Sollgewicht {n}
zorunlu alan {i} [biliş]das Pflichtfeld {n}
zorunlu an geçidi {i} der Notweg {m}
zorunlu aşı {i} [hek]der Impfzwang {m}
zorunlu askerlik hizmeti {i} [ask]die Militärpflicht {f}
zorunlu askerlik hizmeti {i} [ask]die Wehrpflicht {f}
zorunlu bilgiler {ç} die Pflichtangaben {pl}
zorunlu bir durum için seçenek {i} die Ausweichmöglichkeit {f}
zorunlu borçlanma {i} die Zwangsanleihe {f}
zorunlu dava arkadaşlığı {i} die Notwendige Streitgenossenschaft {f}
zorunlu ders {i} das Pflichtfach {n}
zorunlu ders {i} die Pflichtunterricht {f}
zorunlu durum {adv} drohender {adv}
zorunlu durumda {allg} im Notfall {allg}
zorunlu durumda {adv} notfalls {adv}
zorunlu eğitim {allg} allgemeine Schulpflicht {allg}
zorunlu eğitim {allg} obligatorische Erziehung {allg}
zorunlu eğitim {i} die Pflichtschule {f}
zorunlu evlilik {i} die Mussehe {f}
zorunlu evlilik {i} die Zwangsheirat {f}
zorunlu gelişim {i} die Zwangsläufigkeit {f}
zorunlu hareket {i} die Pflicht {f}
zorunlu hareket {i} [sp]die Pflichtübung {f}
zorunlu hareketler {i} [sp]die Pflicht {f}
zorunlu hız {i} die Sollgeschwindigkeit {f}
zorunlu icradan alacaklı {allg} zwangsvollstreckender Gläubiger {allg}
zorunlu icranın ertelenmesi {allg} Aufschub der Zwangsvollstreckung {allg}
zorunlu icranın taliki {allg} Aussetzung der Zwangsvollstreckung {allg}
zorunlu icrayı durdurma {allg} Einstellung der Zwangsvollstreckung {allg}
zorunlu ikamet {i} der Zwangsaufenthalt {m}
zorunlu ilköğretim okulu {i} die Volksschule {f}
zorunlu iniş {i} die Notlandung {f}
zorunlu iniş yapan uçak {allg} notgelandetes Flugzeug {allg}
zorunlu iniş yapmak {itr} notlanden {itr}
zorunlu iskan {i} [pol]die Zwangsumsiedlung {f}
zorunlu işsizlik sigortası {i} die Arbeitslosenpflichtversicherung {f}
zorunlu izin verme {i} die Beurlaubung {f}
zorunlu izin vermek {fi} beurlauben {v}
zorunlu izne çıkarmak {v} [tic]beurlauben {v}
zorunlu kaza sigortası {i} die Haftpflichtversicherung {f}
zorunlu kılmak {fi} Notwendig machen {v}
zorunlu koşul {i} die Unerlässliche Bedingung {f}
zorunlu mali mesuliyet {i} die Haftpflicht {f}
zorunlu mali sorumluluk {i} die Haftpflicht {f}
zorunlu mali sorumluluk sigortası {i} die Haftpflichtversicherung {f}
zorunlu masraflar {ç} [huk]die notwendige Kosten {pl}
zorunlu mecburi sağlık sigortası {i} die Krankenpflichtversicherung {f}
zorunlu okul eğitimi {allg} allgemeine Schulpflicht {allg}
zorunlu olarak {s} erzwungen {adj}
zorunlu olarak {adv} notwendigerweise {adv}
zorunlu olarak {s} unfreiwillig {adj}
zorunlu olarak suya iniş yapmak {itr} notwassern {itr}
zorunlu olmayan {a} abkömmlich {a}
zorunlu olmayan {allg} freibleibend {allg}
zorunlu olmayan {s} wahlfrei {adj}
zorunlu savunma {i} die Notwendige Verteidigung {f}
zorunlu savunma vekili {i} die Notwendige Verteidigerin {f}
zorunlu savunma vekili {i} der Notwendiger Verteidiger {m}
zorunlu seçmenlik görevi {i} die Wahlpflicht {f}
zorunlu sigorta {i} die Pflichtversicherung {f}
zorunlu sigorta {i} die Zwangsversicherung {f}
zorunlu sorumluluk {i} die Obligatorische Haftung {f}
zorunlu sosyal sigorta kesintisi {i} der Pflichtbeitrag {m}
zorunlu suya iniş {i} die Notwasserung {f}
zorunlu tasarruf {i} die Erzwungene Ersparnis {f}
Indirekte Treffer
aktifleştirilmesi zorunlu maliyet {allg} aktivierungspflichtige Kosten {allg}
basıldıktan sonra resmi makamlara birkaç örnek verilmesi zorunlu olan basılı eser {i} das Pflichtstück {n}
basıldıktan sonra resmi makamlara birkaç örnek verilmesi zorunlu olan basılı eser {i} das Pflichtexemplar {n}
bildirilmesi zorunlu {allg} meldepflichtig {allg}
bildirilmesi zorunlu hastalık {allg} meldepflichtige Krankheit {allg}
bildirilmesi zorunlu hastalık {s} [hek]meldepflichtig {adj}
çalınması zorunlu ikinci ses {s} [müz]obligat {adj}
eğitimi zorunlu ders {i} die Pflichtvorlesung {f}
ek ödeme yapılması zorunlu {s} [demy]zuschlagpflichtig {adj}
hayat için gerekli zorunlu malzemeler {ç} die Lebensbedürfnisse {pl}
hayvanı zorunlu kesme {i} die Notschlachtung {f}
ipotek üzerinde zorunlu icra {allg} aus einer Hypothek zwangsvollstrecken {allg}
yapması zorunlu olmayan {s} dienstfrei {adj}
öğretmenlerin vermeleri gereken zorunlu ders miktarı {i} das Deputat {n}
savaş gibi durumlarda zorunlu ihtiyaç malzemeleri dağıtımında kullanılan karne sistemi {i} das Kartensystem {n}
sigorta yaptırılması zorunlu olan {s} versicherungspflichtig {adj}
tek taraflı zorunlu {allg} einseitig verpflichtend {allg}
tescil edilmesi zorunlu {a} eintragungspflichtig {a}
uyulması zorunlu olmayan hüküm {i} die Kannvorschrift {f}
uyulması zorunlu olmayan hüküm {i} die Kannbestimmung {f}
yapılması zorunlu hareket {i} [sp]die Pflichtübung {f}
yapılması zorunlu olan hareketler {i} die Pflicht {f}
yaşam için zorunlu {a} lebensnotwendig {a}
yaşam için zorunlu gereksinme {allg} lebensnotwendiger Bedarf {allg}
yaşam için zorunlu ihtiyaç {allg} lebensnotwendiger Bedarf {allg}
yemin edilmesi zorunlu {s} eidespflichtig {adj}
zorunlu açık arttırma {i} die Zwangsversteigerung {f}
zorunlu ağırlık {i} das Sollgewicht {n}
zorunlu alan {i} [biliş]das Pflichtfeld {n}
zorunlu an geçidi {i} der Notweg {m}
zorunlu aşı {i} [hek]der Impfzwang {m}
zorunlu askerlik hizmeti {i} [ask]die Wehrpflicht {f}
zorunlu askerlik hizmeti {i} [ask]die Militärpflicht {f}
zorunlu bilgiler {ç} die Pflichtangaben {pl}
zorunlu bir durum için seçenek {i} die Ausweichmöglichkeit {f}
zorunlu borçlanma {i} die Zwangsanleihe {f}
zorunlu dava arkadaşlığı {i} die Notwendige Streitgenossenschaft {f}
zorunlu ders {i} die Pflichtunterricht {f}
zorunlu ders {i} das Pflichtfach {n}
zorunlu durum {adv} drohender {adv}
zorunlu durumda {allg} im Notfall {allg}
zorunlu durumda {adv} notfalls {adv}
zorunlu eğitim {i} die Pflichtschule {f}
zorunlu eğitim {allg} obligatorische Erziehung {allg}
zorunlu eğitim {allg} allgemeine Schulpflicht {allg}
zorunlu evlilik {i} die Zwangsheirat {f}
zorunlu evlilik {i} die Mussehe {f}
zorunlu gelişim {i} die Zwangsläufigkeit {f}
zorunlu hareket {i} [sp]die Pflichtübung {f}
zorunlu hareket {i} die Pflicht {f}
zorunlu hareketler {i} [sp]die Pflicht {f}
zorunlu hız {i} die Sollgeschwindigkeit {f}
zorunlu icradan alacaklı {allg} zwangsvollstreckender Gläubiger {allg}
zorunlu icranın ertelenmesi {allg} Aufschub der Zwangsvollstreckung {allg}
zorunlu icranın taliki {allg} Aussetzung der Zwangsvollstreckung {allg}
zorunlu icrayı durdurma {allg} Einstellung der Zwangsvollstreckung {allg}
zorunlu ikamet {i} der Zwangsaufenthalt {m}
zorunlu ilköğretim okulu {i} die Volksschule {f}
zorunlu iniş {i} die Notlandung {f}
zorunlu iniş yapan uçak {allg} notgelandetes Flugzeug {allg}
zorunlu iniş yapmak {itr} notlanden {itr}
zorunlu iskan {i} [pol]die Zwangsumsiedlung {f}
zorunlu işsizlik sigortası {i} die Arbeitslosenpflichtversicherung {f}
zorunlu izin verme {i} die Beurlaubung {f}
zorunlu izin vermek {fi} beurlauben {v}
zorunlu izne çıkarmak {v} [tic]beurlauben {v}