TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
belirli alan {i} der Punkt {m}
belirli alana özgü harita {i} die Spezialkarte {f}
belirli amaç için para tahsis etmek {allg} Geld für einen bestimmten Zweck bereitstellen {allg}
belirli aralıklarla tohum ekmek {v} Dibbeln {v}
belirli artikel {allg} [dilb]bestimmter Artikel {allg}
belirli artikel {allg} [dilb]betont vor Vokalen {allg}
belirli artikel {allg} [dilb]die {allg}
belirli bir amaç için kullanılabilen {s} zweckgebunden {adj}
belirli bir an {i} der Augenblick {m}
belirli bir an {i} der Punkt {m}
belirli bir an {i} der Zeitpunkt {m}
belirli bir çevre tarafından anlaşılabilen {s} esoterisch {adj}
belirli bir döneme ait giderler {allg} [tic]Aufwendungen einer bestimmten Periode {allg}
belirli bir durumda ve özellikte {s} beschaffen {adj}
belirli bir hal alma {i} [dilb]die Rektion {f}
belirli bir konuda yapılan ticaret {i} [tic]der Fachhandel {m}
belirli bir kurala {s} formlos {adj}
belirli bir mikroorganizmaya karşı vücudun direnci {a} immun {a}
belirli bir noktaya vurmak {fi} hinhauen {v}
belirli bir oranda bulunmak {fi} verhalten {v}
belirli bir özelliği veya yaşama biçimini sergileyen resim türü {i} das Sittenbild {n}
belirli bir plana göre düzenlemek {v} verplanen {v}
belirli bir sisteme göre {s} systematisch {adj}
belirli bir süre {allg} eine Spanne Zeit {allg}
belirli bir süre için verilen yiyecek payı {i} die Ration {f}
belirli bir tarihe bağlı olmayan bayramlar {allg} bewegliche Feste {allg}
belirli bir yerde olmak {itr} [ask]rangieren {itr}
belirli bir yerde yerli {s} ortsansässig {adj}
belirli bir yere doğru yüzmek {v} anschwemmen {v}
belirli bir yöndeki yol {i} die Zufahrt {f}
belirli bir yönü olmayan {s} richtungslos {adj}
belirli bir zaman dilimi içinde adına rezervasyon yapma {i} die Option {f}
belirli bir zaman süresi {i} die Zeit {f}
belirli denklilik {allg} stabiles Gleichgewicht {allg}
belirli entegral {allg} bestimmtes Integral {allg}
belirli geçmiş zaman {allg} [dilb]bestimmte Vergangenheit {allg}
belirli günler {allg} bestimmte Tage {allg}
belirli karşılaştırma {allg} bestimmte Gleichung {allg}
belirli kurallar dahilinde yaşayan dini veya siyasi topluluk {i} der Orden {m}
belirli mal vasiyeti {i} [huk]das Legat {n}
belirli malları üreten sanayi dalı {i} der Produktionszweig {m}
belirli nitelik {i} das Wahrzeichen {n}
belirli ömür {allg} bestimmte Lebensdauer {allg}
belirli oranda olmak {fi} verhalten {v}
belirli rol tipi {i} das Rollenfach {n}
belirli saatlerde ölçülen vücut ateşinin yazıldığı çizelge {i} die Fiebertabelle {f}
belirli şartlara bağlama {i} die Verklausulierung {f}
belirli şartlara bağlamak {v} verklauseln {v}
belirli şeyler için karakteristik alan {i} [tiy]die Szene {f}
belirli şeyleri tekrarlama {i} der Tick {m}
belirli sınırlar içinde {allg} in gewissen Grenzen {allg}
belirli talimatlara bağlı olan {s} weisungsgebunden {adj}
belirli tanımlık {tan.} das {Art.}
belirli tür bireyler topluluğu {i} [biy]die Population {f}
belirli ürün ekili tarla {i} der Schlag {m}
belirli yer {i} der Punkt {m}
belirli yerlere bağlı {s} [bitk]stenök {adj}
belirli yöndeki antenlerle alınabilen radyo yayını {i} der Richtfunk {m}
belirli zaman aralığı {i} die Periode {f}
belirli zaman aralıklarında yinelenen {s} periodisch {adj}
belirli zaman dilimini kapsayan kira sözleşmesi {i} der Zeitmietvertrag {m}
belirli zarar {i} das Leistungsinteresse {n}
belirlilik {i} die Ausdrücklichkeit {f}
belirlilik {i} die Bestimmtheit {f}
belirlilik {i} die Ersichtlichkeit {f}
belirlilik {i} die Gewissenheit {f}
belirlilik ilkesi {i} der Bestimmtheitsgrundsatz {m}
belirlilik şartı {i} das Bestimmtheitsgebot {n}
Indirekte Treffer
belirli alan {i} der Punkt {m}
belirli alana özgü harita {i} die Spezialkarte {f}
belirli amaç için para tahsis etmek {allg} Geld für einen bestimmten Zweck bereitstellen {allg}
belirli aralıklarla tohum ekmek {v} Dibbeln {v}
belirli artikel {allg} [dilb]betont vor Vokalen {allg}
belirli artikel {allg} [dilb]bestimmter Artikel {allg}
belirli artikel {allg} [dilb]die {allg}
belirli bir amaç için kullanılabilen {s} zweckgebunden {adj}
belirli bir an {i} der Punkt {m}
belirli bir an {i} der Augenblick {m}
belirli bir an {i} der Zeitpunkt {m}
belirli bir çevre tarafından anlaşılabilen {s} esoterisch {adj}
belirli bir döneme ait giderler {allg} [tic]Aufwendungen einer bestimmten Periode {allg}
belirli bir durumda ve özellikte {s} beschaffen {adj}
belirli bir hal alma {i} [dilb]die Rektion {f}
belirli bir konuda yapılan ticaret {i} [tic]der Fachhandel {m}
belirli bir kurala {s} formlos {adj}
belirli bir mikroorganizmaya karşı vücudun direnci {a} immun {a}
belirli bir noktaya vurmak {fi} hinhauen {v}
belirli bir oranda bulunmak {fi} verhalten {v}
belirli bir özelliği veya yaşama biçimini sergileyen resim türü {i} das Sittenbild {n}
belirli bir plana göre düzenlemek {v} verplanen {v}
belirli bir sisteme göre {s} systematisch {adj}
belirli bir süre {allg} eine Spanne Zeit {allg}
belirli bir süre için verilen yiyecek payı {i} die Ration {f}
belirli bir tarihe bağlı olmayan bayramlar {allg} bewegliche Feste {allg}
belirli bir yerde olmak {itr} [ask]rangieren {itr}
belirli bir yerde yerli {s} ortsansässig {adj}
belirli bir yere doğru yüzmek {v} anschwemmen {v}
belirli bir yöndeki yol {i} die Zufahrt {f}
belirli bir yönü olmayan {s} richtungslos {adj}
belirli bir zaman dilimi içinde adına rezervasyon yapma {i} die Option {f}
belirli bir zaman süresi {i} die Zeit {f}
belirli denklilik {allg} stabiles Gleichgewicht {allg}
belirli entegral {allg} bestimmtes Integral {allg}
belirli geçmiş zaman {allg} [dilb]bestimmte Vergangenheit {allg}
belirli günler {allg} bestimmte Tage {allg}
belirli karşılaştırma {allg} bestimmte Gleichung {allg}
belirli kurallar dahilinde yaşayan dini veya siyasi topluluk {i} der Orden {m}
belirli mal vasiyeti {i} [huk]das Legat {n}
belirli malları üreten sanayi dalı {i} der Produktionszweig {m}
belirli nitelik {i} das Wahrzeichen {n}
belirli ömür {allg} bestimmte Lebensdauer {allg}
belirli oranda olmak {fi} verhalten {v}
belirli rol tipi {i} das Rollenfach {n}
belirli saatlerde ölçülen vücut ateşinin yazıldığı çizelge {i} die Fiebertabelle {f}
belirli şartlara bağlama {i} die Verklausulierung {f}
belirli şartlara bağlamak {v} verklauseln {v}
belirli şeyler için karakteristik alan {i} [tiy]die Szene {f}
belirli şeyleri tekrarlama {i} der Tick {m}
belirli sınırlar içinde {allg} in gewissen Grenzen {allg}
belirli talimatlara bağlı olan {s} weisungsgebunden {adj}
belirli tanımlık {tan.} das {Art.}
belirli tür bireyler topluluğu {i} [biy]die Population {f}
belirli ürün ekili tarla {i} der Schlag {m}
belirli yer {i} der Punkt {m}
belirli yerlere bağlı {s} [bitk]stenök {adj}
belirli yöndeki antenlerle alınabilen radyo yayını {i} der Richtfunk {m}
belirli zaman aralığı {i} die Periode {f}
belirli zaman aralıklarında yinelenen {s} periodisch {adj}
belirli zaman dilimini kapsayan kira sözleşmesi {i} der Zeitmietvertrag {m}
belirli zarar {i} das Leistungsinteresse {n}
bir koltuğun belirli bir süre için kiralanması {i} [tiy]die Stammmiete {f}
bir şeyin belirli durumlarda aldığı şekil {i} die Erscheinungsform {f}
düzenli olarak belirli aralıklarla ekonomik krizlerin ortaya çıkması {i} der Krisenzyklus {m}
eril cinsi gösteren belirli artikel {allg} [dilb]der {allg}
kandaki maddelerin belirli oranı {i} [hek]der Spiegel {m}
katoliklerde belirli saatler için belirlenmiş dualardan her biri {i} das Stundengebet {n}
kendisine belirli mal vasiyet edilen kişi {i} [huk]der Legatar {m}
kıtlık veya savaş gibi belirli bir dönem için ayrılmış yiyecek {i} der Proviant {m}
sadece belirli bir mal satan dükkan {i} das Fachgeschäft {n}
sonu belirli ana kitle {allg} endliche Grundgesamtheit {allg}
tutukluya verilen belirli süreli izin {i} die Hafturlaub {f}
yaşayış biçimi belirli bir düzeyde olan {s} situiert {adj}
yüzde belirli bir sayıda {i} der Prozentsatz {m}
zaman zaman yada sürekli olarak belirli bir hastalığın bir bölgede görülmesi {i} die Endemie {f}