TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
malı alan {i} der Destinatar {m}
malı bulundurmak {allg} Artikel führen {allg}
malı daha almadan satmak {v} [tic]blankieren {v}
malı evde teslim etmek {allg} [tic]frei Haus liefern {allg}
malı haczetmek {allg} Eigentum beschlagnahmen {allg}
malı henüz almadan satış {i} [tic]der Blankoverkauf {m}
malı ıskartaya ayırmak {v} bracken {v}
malı kakalamak {a} [den]an {a}
malı kullanmak {allg} Eigentum beanspruchen {allg}
malı olmak {itr} gehören {itr}
malı tesliminde ödeme {i} die Nachnahme {f}
malın değerini koruma {i} [tic]die Kursstützung {f}
malın el değiştirmesi {i} der Inhaberwechsel {m}
malın elde kalması {fi} [tic]liegen bleiben {v}
malın elinde kalması {fi} [tic]sitzen bleiben {v}
malın etiketi {allg} Bezeichnung der Ware {allg}
malın etkili bir şekilde reklamını yapma {i} das Display {n}
malın geldiği yer {i} [tic]die Abzugsquelle {f}
malın gözü {allg} beste Ware {allg}
malın işareti {allg} Bezeichnung der Ware {allg}
malın markası {allg} Bezeichnung der Ware {allg}
malın muhafaza edildiği yeri değiştirmek {fi} auslagern {v}
malın olması {allg} Artikel führen {allg}
malın pazarı {i} [tic]der Absatzmarkt {m}
malın satıldığı ülke {i} [tic]das Absatzland {n}
malın satışının çok olması {i} der Kaufandrang {m}
malın üretim yeri {i} das Stammland {n}
malın yüklendiği limandaki değeri {allg} frei an Bord {allg}
malı mülkünü içki için harcamak {v} versaufen {v}
Indirekte Treffer
-malı {a} müssen {a}
-malı {a} sollen {a}
akarsu nakliyatı malı {i} das Flussfrachtgut {n}
Alman malı {allg} deutsches Erzeugnis {allg}
ardiye malı {i} das Lagergut {n}
bakkaliye malı {ç} die Materialwaren {pl}
başkasının malı {allg} fremdes Gut {allg}
belediye malı {i} das Gemeindeeigentum {n}
bir malı faturalamak {allg} eine Ware fakturieren {allg}
bir malı teslim almak {fi} [tic]hereinbekommen {v}
birinin malı olmak {fi} angehören {v}
bu dünya malı {allg} irdische Güter {allg}
canı ve malı pahasına {allg} es geht um Kopf und Kragen {allg}
çiftlik malı {allg} landwirtschaftliches Anwesen {allg}
depo malı {i} das Lagergut {n}
devlet malı {i} das Staatseigentum {n}
devlet malı {s} staatseigen {adj}
fabrika malı {i} die Fabrikware {f}
fabrika malı {i} das Fabrikat {n}
gıda malı satın alıp stok etme {i} der Hamsterkauf {m}
gönderilen malı kabul etme {i} die Lieferannahme {f}
halk malı {s} volkseigen {adj}
hırsızlık malı {i} das Diebesgut {n}
ihraç malı {i} der Ausfuhrartikel {m}
ihracat malı {i} der Exportartikel {m}
ikame malı {i} die Ersatzware {f}
işporta malı {allg} minderwertiges Gut {allg}
ithal malı {i} der Importartikel {m}
ithal malı {i} die Einfuhrware {f}
ithal malı {i} das Einfuhrerzeugnis {n}
ithal malı {i} der Einfuhrartikel {m}
ithal malı {i} die Importware {f}
ithalat malı {i} [tic]der Einfuhrartikel {m}
kamu malı {i} die öffentliche Sache {f}
kamu malı {i} das Gemeingut {n}
kamu malı {i} das Volkseigentum {n}
kamu malı {s} volkseigen {adj}
kamu malı {i} das öffentliches Gut {n}
kitle malı {i} das Massengut {n}
kitle malı {i} die Massenware {f}
komisyoncu malı {i} die Kommissionärware {f}
konfeksiyon malı elbise {allg} Anzug von der Stange {allg}
kullanım malı üreticisi {i} der Gebrauchsgüterhersteller {m}
malı alan {i} der Destinatar {m}
malı bulundurmak {allg} Artikel führen {allg}
malı daha almadan satmak {v} [tic]blankieren {v}
malı evde teslim etmek {allg} [tic]frei Haus liefern {allg}
malı haczetmek {allg} Eigentum beschlagnahmen {allg}
malı henüz almadan satış {i} [tic]der Blankoverkauf {m}
malı ıskartaya ayırmak {v} bracken {v}
malı kakalamak {a} [den]an {a}
malı kullanmak {allg} Eigentum beanspruchen {allg}
malı olmak {itr} gehören {itr}
malı tesliminde ödeme {i} die Nachnahme {f}
mezat malı {i} der Ramsch {m}
miras malı {i} [huk]die Erbschaftsmasse {f}
pastacı malı {i} das Zuckerbrot {n}
piyasa malı {i} der Handelsartikel {m}
sabit sermaye malı {i} das Anlagegut {n}
sahipsiz malı sahiplenme {i} [ask]die Okkupation {f}
şahıs malı {allg} persönliches Eigentum {allg}
satıcının sattığı malı geri alması {i} [tic]der Rückkauf {m}
satılan malı tanıtıcı etkinlik {i} die Promotion {f}
sergi malı {i} das Ausstellungsgut {n}
seri sonu malı {i} [eko]der Restposten {m}
sermaye malı {i} das Anlagegut {n}
sıra malı {i} die Schleuderware {f}
sıra malı {i} die Massenware {f}
şövalye malı {i} das Rittergut {n}
soygun malı {i} der Raub {m}
standart kaliteli ticaret malı {allg} Handelsware mittlerer Art und Güte {allg}
taşınabilir malı rehin bırakma {i} die Mobiliarhypothek {f}
ticaret malı {i} [tic]die Handelsware {f}
ticaret malı {i} [tic]der Handelsartikel {m}
ticari malı bedelsiz olarak borç verme {i} [tic]die Gebrauchsleihe {f}
tüket malı üreticisi {i} [tic]der Gebrauchsgüterhersteller {m}
tüketicilerin bir malı kabul etmeye hazır olmaları {allg} [tic]Aufnahmebereitschaft der Verbraucher {allg}
tüketim malı {i} das Konsumgut {n}
tüketim malı {i} der Gebrauchsartikel {m}
tüketimde kullanılan malı üreten sanayi {allg} nachgelagerte Industrie {allg}