TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
elbise {i} der Anzug {m}
elbise {i} die Bekleidung {f}
elbise {i} der Bekleidungsgegenstand {m}
elbise {i} der Dress {m}
elbise {i} das Gewand {n}
elbise {mn} Habit {mn}
elbise {i} das Kleid {n}
elbise {i} die Kluft {f}
elbise {i} das Kostüm {n}
elbise {i} die Tracht {f}
elbise askısı {i} der Anhänger {m}
elbise askısı {i} der Bügel {m}
elbise askısı {i} der Garderobenhaken {m}
elbise askısı {i} der Haken {m}
elbise askısı {i} der Kleiderbügel {m}
elbise askısı {i} der Kleiderhaken {m}
elbise bedeni {i} die Kleidergröße {f}
elbise biçip dikmek {v} schneidern {v}
elbise büyük gelmek {fi} anhängen {v}
elbise çıkarmak {fi} abtun {v}
elbise çıkarmak {allg} entledigen {allg}
elbise değiştirme kabini {i} die Kaue {f}
elbise değiştirmek {allg} umkleiden {allg}
elbise dolabı {i} der Garderobenschrank {m}
elbise dolabı {i} der Kleiderschrank {m}
elbise dolabı {i} der Mantelsack {m}
elbise fırçası {i} die Kleiderbürste {f}
elbise genişletmek {fi} auslassen {v}
elbise giymek {fi} anbringen {v}
elbise giymek {fi} anlegen {v}
elbise giymek {fi} antun {v}
elbise kenar şeridi {i} die Schnur {f}
elbise kıvrımı altına konan parça {i} der Stoß {m}
elbise kolu {i} der Arm {m}
elbise kolu {i} der Ärmel {m}
elbise kolundaki lastik {i} das Bündchen {n}
elbise kopçası {i} die Fibel {f}
elbise modeli {i} das Schnittmuster {n}
elbise ölçüsü almak {fi} [mim]aufmessen {v}
elbise onarmak {fi} aufarbeiten {v}
elbise patronu {i} die Vorlage {f}
elbise süsleri {i} der Besatzartikel {m}
elbise süsleyici tekstil ürünleri {ç} die Posamenten {pl}
elbise süsü {i} der Putz {m}
elbise teğellemek {fi} einheften {v}
elbise üreticisi {i} der Kleiderfabrikant {m}
elbise yakası {i} der Kragen {m}
elbise yakışan {s} kleidsam {adj}
elbisede göğüs kısmında açıklık {i} das Dekolletee {n}
elbisedeki süs ekleri {i} der Besatz {m}
elbiseler {ç} die Sachen {pl}
elbiselerini çıkarmak {fi} auskleiden {v}
elbiselerini çıkarmak {fi} auskleiden {v}
elbiselerini değiştirmek {fi} umkleiden {v}
elbiselik kumaş {i} der Anzugsstoff {m}
elbiselik kumaş {i} der Drapl {m}
elbiselik kumaş {i} der Kleiderstoff {m}
elbisenin bir parçası {i} das Bekleidungsstück {n}
elbisenin dar gelmesi {itr} spannen {itr}
elbisenin üst kısmı {i} das Leibchen {n}
elbisesini çıkarmak {v} entkleiden {v}
elbiseye şerit çekmek {v} paspelieren {v}
elbiseye şerit çekmek {v} paspeln {v}
elbiseyi aşındırmak {fi} durchstoßen {v}
elbiseyi aşındırmak {allg} Kleide abtragen {allg}
Indirekte Treffer
açık elbise {s} offenherzig {adj}
basınçtan koruyucu elbise {i} der Druckanzug {m}
bayramlık elbise {i} das Festkleid {n}
bayramlık elbise {i} das Feiertagskleid {n}
buruşmaz kumaştan elbise {i} das Kofferkleid {n}
dekolteli elbise {s} offenherzig {adj}
elbise askısı {i} der Garderobenhaken {m}
elbise askısı {i} der Bügel {m}
elbise askısı {i} der Kleiderhaken {m}
elbise askısı {i} der Anhänger {m}
elbise askısı {i} der Kleiderbügel {m}
elbise askısı {i} der Haken {m}
elbise bedeni {i} die Kleidergröße {f}
elbise biçip dikmek {v} schneidern {v}
elbise büyük gelmek {fi} anhängen {v}
elbise çıkarmak {allg} entledigen {allg}
elbise çıkarmak {fi} abtun {v}
elbise değiştirme kabini {i} die Kaue {f}
elbise değiştirmek {allg} umkleiden {allg}
elbise dolabı {i} der Kleiderschrank {m}
elbise dolabı {i} der Garderobenschrank {m}
elbise dolabı {i} der Mantelsack {m}
elbise fırçası {i} die Kleiderbürste {f}
elbise genişletmek {fi} auslassen {v}
elbise giymek {fi} anbringen {v}
elbise giymek {fi} antun {v}
elbise giymek {fi} anlegen {v}
elbise kenar şeridi {i} die Schnur {f}
elbise kıvrımı altına konan parça {i} der Stoß {m}
elbise kolu {i} der Arm {m}
elbise kolu {i} der Ärmel {m}
elbise kolundaki lastik {i} das Bündchen {n}
elbise kopçası {i} die Fibel {f}
elbise modeli {i} das Schnittmuster {n}
elbise ölçüsü almak {fi} [mim]aufmessen {v}
elbise onarmak {fi} aufarbeiten {v}
elbise patronu {i} die Vorlage {f}
elbise süsleri {i} der Besatzartikel {m}
elbise süsleyici tekstil ürünleri {ç} die Posamenten {pl}
elbise süsü {i} der Putz {m}
elbise teğellemek {fi} einheften {v}
elbise üreticisi {i} der Kleiderfabrikant {m}
elbise yakası {i} der Kragen {m}
elbise yakışan {s} kleidsam {adj}
elden düşme elbise {allg} gebrauchte Kleider {allg}
flanel elbise {i} der Flanellanzug {m}
gündelik elbise {i} die Alltagskleidung {f}
gündelik elbise {i} das Alltagskleid {n}
günlük elbise {i} die Alltagskleidung {f}
günlük elbise {i} das Alltagskleid {n}
hafif elbise {s} luftig {adj}
hafif elbise {i} der Tropenanzug {m}
hava geçiren elbise {s} luftig {adj}
hazır elbise {i} der Konfektionsanzug {m}
hazır elbise yapımcısı {i} der Konfektionär {m}
hazır elbise yapımı {i} die Konfektion {f}
ince elbise {i} der Tropenanzug {m}
ısmarlama elbise {i} das Schneiderkostüm {n}
ısmarlama elbise {allg} nach Maß gemacht {allg}
ısmarlama elbise {i} der Maßanzug {m}
ısmarlama elbise diken terzi {i} der Maßschneider {m}
kabarık elbise kolu {i} der Puffärmel {m}
kamufle edici elbise {i} [ask]der Tarnanzug {m}
kışlık elbise {i} das Winterkleid {n}
kollu elbise {i} das Ärmelkleid {n}
konfeksiyon elbise {i} die Konfektionskleidung {f}
konfeksiyon malı elbise {allg} Anzug von der Stange {allg}
koruyucu elbise {i} die Schutzbekleidung {f}
koruyucu özel elbise {i} die Kombination {f}
kruvaze takım elbise {i} der Zweireiher {m}