TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kapalı {a} aus {a}
kapalı {s} bedeckt {adj}
kapalı {a} bewölkt {a}
kapalı {s} diesig {adj}
kapalı {s} dumpfig {adj}
kapalı {a} geheim {a}
kapalı {s} geschlossen {adj}
kapalı {s} stillschweigend {adj}
kapalı {s} [metr]trist {adj}
kapalı {a} trüb {a}
kapalı {s} trübe {adj}
kapalı {s} überdacht {adj}
kapalı {s} unfreundlich {adj}
kapalı {s} unwirtlich {adj}
kapalı {a} verschlossen {a}
kapalı {s} versteckt {adj}
kapalı {a} wolkig {a}
kapalı {adv} zu {adv}
kapalı balkon {i} die Loggia {f}
kapalı bir yerde bulunmak {fi} unterstehen {v}
kapalı bırakmak {fi} zulassen {v}
kapalı çarşı {i} die Markthalle {f}
kapalı çarşı {i} die Passage {f}
kapalı çarşı {i} gedeckter Basar {nom}
kapalı deniz {allg} geschlossenes Meer {allg}
kapalı devre televizyon sistemi ile gözetleme {i} die Videoüberwachung {f}
kapalı gişe {s} ausgebucht {adj}
kapalı gişe {adv} [tiy]ausverkauft {adv}
kapalı hava {allg} bedeckter Himmel {allg}
kapalı işsizlik {allg} verdeckte Arbeitslosigkeit {allg}
kapalı ısı deney odası {i} die Klimakammer {f}
kapalı kalmak {fi} zubleiben {v}
kapalı kayıt {allg} geschlossener Eintrag {allg}
kapalı kutu {allg} es ist ein Buch mit sieben Siegeln {allg}
kapalı kutu {i} der Heimlichtuer {m}
kapalı kutu {a} undurchsichtig {a}
kapalı olma {i} die Unfreundlichkeit {f}
kapalı olmak {allg} zu haben {allg}
kapalı olmak {allg} zu sein {allg}
kapalı olmak {fi} zuhaben {v}
kapalı olmayan {s} unverschleiert {adj}
kapalı oturum {allg} Ausschluss der Öffentlichkeit {allg}
kapalı oturumda {allg} unter Ausschluss der Öffentlichkeit {allg}
kapalı pazar yeri {i} die Markthalle {f}
kapalı salon jimnastiği {i} das Hallenturnen {n}
kapalı spor salonu {i} [sp]die Halle {f}
kapalı tohumlular {ç} [bitk]die Angiospermen {pl}
kapalı tohumlular {allg} [bitk]bedecktsamige Pflanzen {allg}
kapalı tohumlular {ç} [bitk]die Laubhölzer {pl}
kapalı tutmak {fi} zuhalten {v}
kapalı uçlu fonlar {allg} geschlossener Fonds {allg}
kapalı uçlu fonlar {allg} geschlossener Investmentfonds {allg}
kapalı uçlu fonlar {allg} Investmentfonds mit begrenzter Emissionshöhe {allg}
kapalı uçlu yatırım ortaklığı {allg} geschlossene Investmentgesellschaft {allg}
kapalı yakalı {s} hochgeschlossen {adj}
kapalı yatırım fonu {allg} geschlossene Investmentgesellschaft {allg}
kapalı yer {i} die Klausur {f}
kapalı yer fobisi {i} [ruhb]die Klaustrophobie {f}
kapalı yer korkusu {i} die Platzangst {f}
kapalı yerde yapılan özel sınav {i} die Klausurarbeit {f}
kapalı yerde yapılan sınav {i} die Klausur {f}
kapalı yere girilerek işlenen hırsızlık {i} der Einbruchsdiebstahl {m}
kapalı yerlerde kalma korkusu {i} [ruhb]die Klaustrophobie {f}
kapalı yük arabası {allg} gedeckter Güterwagen {allg}
kapalı yük vagonu {allg} geschlossener Güterwagen {allg}
kapalı yüzme havuzu {i} das Hallenbad {n}
kapalı yüzme havuzu {i} das Hallenschwimmbad {n}
kapalı yüzme havuzu {i} die Schwimmhalle {f}
kapalılık {i} [hek]die Verschlossenheit {f}
Indirekte Treffer
açık veya üstü kapalı sağlama {allg} ausdrückliche oder stillschweigende Gewährleistung {allg}
açık veya üstü kapalı teminat {allg} ausdrückliche oder stillschweigende Gewährleistung {allg}
araç trafiğine kapalı {s} autofrei {adj}
araç trafiğine kapalı alan {i} die Fußgängerzone {f}
araç trafiğine kapalı alan {allg} autofreie Zone {allg}
araca kapalı yaya bölgesi {i} die Fußgängerzone {f}
araçlara kapalı oyun yolu {i} [yol]die Spielstraße {f}
ayıplara karşı üstü kapalı sorumluluk {allg} stillschweigende Mängelhaftung {allg}
bankaların kapalı olduğu gün {i} der Bankfeiertag {m}
bankanın kapalı olduğu gün {i} [tic]der Bankfeiertag {m}
başı kapalı olmayan {s} unverschleiert {adj}
bir şeyi gözü kapalı yapmak {allg} etwas mit geschlossenen Augen tun {allg}
bir şeyi gözü kapalı yapmak {allg} etwas im Schlaf können {allg}
çok amaçlı kapalı salon {i} die Mehrzweckhalle {f}
dar ve etrafı kapalı alan {i} der Schacht {m}
Eyvan (üstü çoğunlukla tonozla örtülü üç tarafı kapalı, bir tarafı tamamen açık mimari birim) {i} [mim]der Iwan {m}
gözleri yarı kapalı bakmak {fi} anblinzeln {v}
gözü kapalı {adv} blindlings {adv}
gözü kapalı itaat {i} der Kadavergehorsam {m}
hava kapalı {s} dunstig {adj}
içine kapalı {s} [ruhb]introvertiert {adj}
içine kapalı {allg} in sich gekehrt {allg}
iştahı kapalı {s} appetitlos {adj}
jimnastikte hareket bitiminden sonra ayaklar kapalı olarak yere iniş {i} [sp]der Schlusssprung {m}
kamuoyuna kapalı kongre {i} die Klausurtagung {f}
kapalı balkon {i} die Loggia {f}
kapalı bir yerde bulunmak {fi} unterstehen {v}
kapalı bırakmak {fi} zulassen {v}
kapalı çarşı {i} gedeckter Basar {nom}
kapalı çarşı {i} die Passage {f}
kapalı çarşı {i} die Markthalle {f}
kapalı deniz {allg} geschlossenes Meer {allg}
kapalı devre televizyon sistemi ile gözetleme {i} die Videoüberwachung {f}
kapalı gişe {adv} [tiy]ausverkauft {adv}
kapalı gişe {s} ausgebucht {adj}
kapalı hava {allg} bedeckter Himmel {allg}
kapalı işsizlik {allg} verdeckte Arbeitslosigkeit {allg}
kapalı ısı deney odası {i} die Klimakammer {f}
kapalı kalmak {fi} zubleiben {v}
kapalı kayıt {allg} geschlossener Eintrag {allg}
kapalı kutu {i} der Heimlichtuer {m}
kapalı kutu {allg} es ist ein Buch mit sieben Siegeln {allg}
kapalı kutu {a} undurchsichtig {a}
kapalı olma {i} die Unfreundlichkeit {f}
kapalı olmak {fi} zuhaben {v}
kapalı olmak {allg} zu sein {allg}
kapalı olmak {allg} zu haben {allg}
kapalı olmayan {s} unverschleiert {adj}
kapalı oturum {allg} Ausschluss der Öffentlichkeit {allg}
kapalı oturumda {allg} unter Ausschluss der Öffentlichkeit {allg}
kapalı pazar yeri {i} die Markthalle {f}
kapalı salon jimnastiği {i} das Hallenturnen {n}
kapalı spor salonu {i} [sp]die Halle {f}
kapalı tohumlular {ç} [bitk]die Laubhölzer {pl}
kapalı tohumlular {allg} [bitk]bedecktsamige Pflanzen {allg}
kapalı tohumlular {ç} [bitk]die Angiospermen {pl}
kapalı tutmak {fi} zuhalten {v}
kapalı uçlu fonlar {allg} Investmentfonds mit begrenzter Emissionshöhe {allg}
kapalı uçlu fonlar {allg} geschlossener Investmentfonds {allg}
kapalı uçlu fonlar {allg} geschlossener Fonds {allg}
kapalı uçlu yatırım ortaklığı {allg} geschlossene Investmentgesellschaft {allg}
kapalı yakalı {s} hochgeschlossen {adj}