TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
devre {i} [sp]die Halbzeit {f}
devre {i} die Periode {f}
devre {i} [elek]der Schaltkreis {m}
devre {i} [elek]die Schaltung {f}
devre {i} der Stromkreis {m}
devre anahtar kolu {i} [elek]der Schalthebel {m}
devre anahtarı {i} [tek]der Schalter {m}
devre arası {i} [sp]die Halbzeit {f}
devre dışı {allg} außer Betrieb {allg}
devre dışı bırakma {i} die Außerbetriebnahme {f}
devre dışı bırakma {i} die Außerbetriebsetzung {f}
devre dışı bırakmak {fi} deaktivieren {v}
devre dışı bırakmak {v} [tek]ausklinken {v}
devre dışı kalmak {fi} entfallen {v}
devre kesici {i} [elek]der Ausschalter {m}
devre kesicisi {i} [elek]der Unterbrecher {m}
devre şeması {i} das Schaltbild {n}
devre tatil {i} das Timesharing {n}
devre-araba {i} das Carsharing {n}
devre-oto {i} das Carsharing {n}
devrede {s} [elek]angeschlossen {adj}
devreden {i} der Geber {m}
devreden kar {i} [tic]der Gewinnvortrag {m}
devreden miktar {i} [tic]der Übertrag {m}
devredilebilen akreditif {allg} übertragbares Akkreditiv {allg}
devredilebilir {a} begehbar {a}
devredilebilir {s} übertragbar {adj}
devredilebilir senet {allg} [tic]begebbarer Wechsel {allg}
devredilebilir ticari senet {allg} [tic]übertragbares Handelspapier {allg}
devredilemez {s} unveräußerlich {adj}
devredilmek {v} übertragen werden {v}
devredilmek {allg} abgetreten werden {allg}
devredilmez {s} unveräußerlich {adj}
devredilmiş {a} übertragen {a}
devredilmiş hak {allg} abgetretener Anspruch {allg}
devredilmiş nüfuz sahası {i} der übertragener Wirkungskreis {m}
devredilmiş talep {allg} abgetretener Anspruch {allg}
devresel {s} Konjunktur bedingt {adj}
devresel {a} konjunkturabhängig {a}
devresel {a} konjunkturbedingt {a}
devresel {a} konjunkturell {a}
devresel {allg} periodisch {allg}
devresel canlanma {i} die Konjunkturbelebung {f}
devresel canlanma {allg} konjunktureller Aufschwung {allg}
devresel canlanma {i} der Konjunkturfrühling {m}
devresel dalgalanma {i} die Konjunkturschwankung {f}
devresel değişiklere karşı hassas {a} konjunkturanfällig {a}
devresel denkleştirme {i} der Konjunkturausgleich {m}
devresel denkleştirme ihtiyatı {i} die Konjunkturausgleichsrücklage {f}
devresel durgunluk {i} die Konjunkturflaute {f}
devresel gelişme {allg} konjunkturelle Entwicklung {allg}
devresel genişleme {i} der Konjunkturaufschwung {m}
devresel genişleme {i} die Konjunkturausweitung {f}
devresel gerileme {i} der Konjunkturrückgang {m}
devresel gerileme {allg} nachlassende Konjunktur {allg}
devresel gerileme {allg} rückläufige Konjunktur {allg}
devresel işsizlik {allg} konjunkturbedingte Arbeitslosigkeit {allg}
devresel işsizlik {allg} konjunkturelle Arbeitslosigkeit {allg}
devresel işsizlik {allg} zyklische Arbeitslosigkeit {allg}
devresel olmayan {a} azyklisch {a}
devresel patlama {allg} florierende Konjunktur {allg}
devresel patlama {i} der Konjunkturauftrieb {m}
devresel soğukluk {i} die Konjunkturelle Abkühlung {f}
devresel soğuma {i} die Konjunkturelle Abkühlung {f}
devresel süreç {i} der Konjunkturablauf {m}
devresel taban {i} die Konjunkturbaisse {f}
devresel ters güdüm {allg} konjunkturelle Gegensteuerung {allg}
devretme {i} die Übereignung {f}
devretme {i} [huk]die Veräußerung {f}
devretmek {fi} abtreten {v}
devretmek {fi} hinüberbringen {v}
devretmek {fi} rotieren {v}
devretmek {fi} drehen {v}
devretmek {v} [huk]übereignen {v}
devretmek {v} überlassen {v}
devretmek {v} überschreiben {v}
devretmek {v} übertragen {v}
devretmek {fi} umschreiben {v}
devretmek {v} [huk]veräußern {v}
devrettiren {i} der Zirkulator {m}
Indirekte Treffer
anahtarlı devre değiştirici {i} der Stöpselumschalter {m}
birinci devre {allg} erste Halbzeit {allg}
birinci devre bataryası {i} die Primärbatterie {f}
çift kararlı ikili devre {i} [elek]der Flip-Flop {m}
devre anahtar kolu {i} [elek]der Schalthebel {m}
devre anahtarı {i} [tek]der Schalter {m}
devre arası {i} [sp]die Halbzeit {f}
devre dışı {allg} außer Betrieb {allg}
devre dışı bırakma {i} die Außerbetriebnahme {f}
devre dışı bırakma {i} die Außerbetriebsetzung {f}
devre dışı bırakmak {v} [tek]ausklinken {v}
devre dışı bırakmak {fi} deaktivieren {v}
devre dışı kalmak {fi} entfallen {v}
devre kesici {i} [elek]der Ausschalter {m}
devre kesicisi {i} [elek]der Unterbrecher {m}
devre şeması {i} das Schaltbild {n}
devre tatil {i} das Timesharing {n}
devre-araba {i} das Carsharing {n}
devre-oto {i} das Carsharing {n}
en başarılı devre {i} die Glanzperiode {f}
entegre devre {allg} integrierter Schaltkreis {allg}
geçici olarak devre dışı bırakmak {v} suspendieren {v}
ikinci devre {allg} zweite Halbzeit {allg}
kapalı devre televizyon sistemi ile gözetleme {i} die Videoüberwachung {f}
kısa devre {i} [elek]der Kurzschluss {m}
kısa devre akımı {i} [elek]der Kurzschlussstrom {m}
kısa devre direnci {i} [elek]der Kurzschlusswiderstand {m}
kısa devre mukavemeti {i} [elek]der Kurzschlusswiderstand {m}
kısa devre statoru {i} [elek]der Kurzschlussanker {m}
kısa devre voltajı {i} [elek]die Kurzschlussspannung {f}
kısa devre yapıcı {i} [tek]der Kurzschließer {m}
kısa devre yapmak {fi} [elek]kurzschließen {v}
kısa devre yaptırmak {fi} kurzschließen {v}
monolitik devre {i} [elek]der Festkörperschaltkreis {m}
olasılığı devre dışı bırakmak {allg} Möglichkeit ausschließen {allg}
paralel devre {i} der Nebenstromkreis {m}
primer devre {i} die Primärwickelung {f}
rakibi devre dışı bırakmak {v} [sp]überspielen {v}
senelik devre {i} der Jahreszeitraum {m}
seri devre {i} die Hauptschluss {f}
seri devre {i} die Serienschaltung {f}
tali devre {i} der Sekundärkreis {m}
tamamen devre dışı kalma {i} [tek]der Totalausfall {m}
termodinamik devre {i} [fiz]der Kreisprozess {m}
teşrii devre {i} die Legislaturperiode {f}
yarı devre {i} [sp]die Halbzeit {f}
yıllık devre {i} der Jahreszeitraum {m}