TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
deniz {i} [coğ]das Meer {n}
deniz {i} die See {f}
deniz {i} der Seegang {m}
deniz {i} das Wasser {n}
deniz albayı {i} [ask]der Kapitän {m}
deniz albayı {allg} [ask]Kapitän zur See {allg}
deniz anası {i} [hayb]der Meduse {m}
deniz anası {i} [hayb]die Scheibenqualle {f}
deniz anemonu {i} die Aktinie {f}
deniz anemonu {i} die Seeanemone {f}
deniz aslanı {i} [hayb]der Seelöwe {m}
deniz atı {i} [hayb]das Seepferd {n}
deniz atı {i} [hayb]das Seepferdchen {n}
deniz aygırı {i} das Seepferdchen {n}
deniz aygırı {i} [hayb]das Walroß {n}
deniz ayısı {i} [hayb]der Seebär {m}
deniz balığı {i} der Seefisch {m}
deniz baskını {i} die Springflut {f}
deniz basması {i} [coğ]die Transgression {f}
deniz binbaşısı {i} [ask]der Korvettenkapitän {m}
deniz birliği {i} [ask]der Flottenverband {m}
deniz böceği {i} [hayb]die Kaurischnecke {f}
deniz çalkantısı {i} der Wellenschlag {m}
deniz canavarı {i} die Charybdis {f}
deniz canavarı {i} [hayb]der Krake {m}
deniz çapası {i} [den]der Seeanker {m}
deniz çulluğu {i} der Sanderling {m}
deniz dalgasız {s} glatt {adj}
deniz dibi {i} der Meeresboden {m}
deniz dibi {i} der Meeresgrund {m}
deniz dibi kaynakları {ç} die Meeresbodenschätze {pl}
deniz dibi madenciliği {i} der Meeresbodenbergbau {m}
deniz dinginliği {i} [den]die Meeresstille {f}
deniz donanma limanı {i} [ask]der Flottenhafen {m}
deniz durgunluğu {i} die Meeresstille {f}
deniz düzeyi {i} der Meeresspiegel {m}
deniz egemenliği savunma {i} die Seeherrschaft {f}
deniz eri {i} der Marinesoldat {m}
deniz eri {i} [den]der Matrose {m}
deniz feneri {i} [den]das Leuchtfeuer {n}
deniz feneri {i} [den]der Leuchtturm {m}
deniz fili {i} die Elefantenrobbe {f}
deniz fili {i} die Robbe {f}
deniz fili {i} [hayb]der Seeelefant {m}
deniz fili {i} der See-Elefant {m}
deniz filosu {i} [ask]das Geschwader {n}
deniz filosu {i} die Marine {f}
deniz ganimetleriyle ilgilenen mahkeme {i} das Prisengericht {n}
deniz gemiciliği {i} die Seefahrt {f}
deniz gergedanı {i} [hayb]der Narwal {m}
deniz gezisi {i} die Kreuzfahrt {f}
deniz gülü {i} [bitk]die Seerose {f}
deniz haritacılığı {i} die Hydrografie {f}
deniz haritacısı {i} der Hydrograf {m}
deniz haritası {i} die Admiralitätskarte {f}
deniz haritası {i} die Seekarte {f}
deniz havası {i} das Seeklima {n}
deniz havası {i} die Seeluft {f}
deniz haydudu {i} der Seeräuber {m}
deniz haydutu {i} [den]der Pirat {m}
deniz hekim albayı {i} [ask]der Flottenarzt {m}
deniz hekim yarbay {i} [ask]der Flotillenarzt {m}
deniz hıyarı {i} [bitk]die Seegurke {f}
deniz hıyarı {i} [bitk]die Seewalze {f}
deniz hukuku {i} [huk]das Seerecht {n}
deniz iklimi {i} das Seeklima {n}
deniz ilerlemesi {i} [yerb]die Transgression {f}
deniz ineği {i} [hayb]die Seejungfer {f}
deniz ineği {i} [hayb]die Seekuh {f}
deniz ineği {i} [hayb]die Sirene {f}
deniz işareti {i} [den]das Seezeichen {n}
deniz ısırganları {ç} [hayb]die Akalaphen {pl}
deniz kabarması {i} die Springflut {f}
deniz kadayıfı {allg} Alaria esculenta {allg}
deniz kadayıfı {i} [bitk]der Flügeltank {m}
deniz kaplumbağası {i} [hayb]die Meeresschildkröte {f}
deniz kaplumbağası çorbası {i} die Schildkrötensuppe {f}
deniz kargası {i} der Kormoran {m}
deniz kargası {i} die Scharbe {f}
deniz kargosu ücreti alıcı tarafından ödenen {i} der Destinatar {m}
Indirekte Treffer
açık deniz {allg} [den]freies Weltmeer {allg}
açık deniz {i} [den]die Räumte {f}
açık deniz {allg} [den]offenes Meer {allg}
açık deniz {allg} [den]hohe See {allg}
açık deniz {i} [den]die Hochsee {f}
açık deniz balıkçılığı {i} [den]die Seefischerei {f}
açık deniz balıkçılığı {i} [den]die Hochseefischerei {f}
açık deniz filosu {i} [den]die Hochseeflotte {f}
açık deniz gemiciliği {i} [den]die Seeschifffahrt {f}
açık deniz gemiciliği {i} [den]die Hochseeschiffahrt {f}
açık deniz yatı {i} [den]die Hochseejacht {f}
açık deniz yolculuğu {i} [den]die Seeschifffahrt {f}
açık deniz yolculuğu {i} [den]die Hochseeschifffahrt {f}
büyük deniz algı {i} der Ledertang {m}
büyük deniz algı {i} der Riesen-Ledertang {m}
çalkantılı deniz {tnz} [den]bewegte See {oA}
dalgalı deniz {i} der Seegang {m}
deniz albayı {allg} [ask]Kapitän zur See {allg}
deniz albayı {i} [ask]der Kapitän {m}
deniz anası {i} [hayb]der Meduse {m}
deniz anası {i} [hayb]die Scheibenqualle {f}
deniz anemonu {i} die Seeanemone {f}
deniz anemonu {i} die Aktinie {f}
deniz aslanı {i} [hayb]der Seelöwe {m}
deniz atı {i} [hayb]das Seepferdchen {n}
deniz atı {i} [hayb]das Seepferd {n}
deniz aygırı {i} das Seepferdchen {n}
deniz aygırı {i} [hayb]das Walroß {n}
deniz ayısı {i} [hayb]der Seebär {m}
deniz balığı {i} der Seefisch {m}
deniz baskını {i} die Springflut {f}
deniz basması {i} [coğ]die Transgression {f}
deniz binbaşısı {i} [ask]der Korvettenkapitän {m}
deniz birliği {i} [ask]der Flottenverband {m}
deniz böceği {i} [hayb]die Kaurischnecke {f}
deniz çalkantısı {i} der Wellenschlag {m}
deniz canavarı {i} [hayb]der Krake {m}
deniz canavarı {i} die Charybdis {f}
deniz çapası {i} [den]der Seeanker {m}
deniz çulluğu {i} der Sanderling {m}
deniz dalgasız {s} glatt {adj}
deniz dibi {i} der Meeresgrund {m}
deniz dibi {i} der Meeresboden {m}
deniz dibi kaynakları {ç} die Meeresbodenschätze {pl}
deniz dibi madenciliği {i} der Meeresbodenbergbau {m}
deniz dinginliği {i} [den]die Meeresstille {f}
deniz donanma limanı {i} [ask]der Flottenhafen {m}
deniz durgunluğu {i} die Meeresstille {f}
deniz düzeyi {i} der Meeresspiegel {m}
deniz egemenliği savunma {i} die Seeherrschaft {f}
deniz eri {i} [den]der Matrose {m}
deniz eri {i} der Marinesoldat {m}
deniz feneri {i} [den]der Leuchtturm {m}
deniz feneri {i} [den]das Leuchtfeuer {n}
deniz fili {i} [hayb]der Seeelefant {m}
deniz fili {i} die Robbe {f}
deniz fili {i} der See-Elefant {m}
deniz fili {i} die Elefantenrobbe {f}
deniz filosu {i} die Marine {f}
deniz filosu {i} [ask]das Geschwader {n}
deniz ganimetleriyle ilgilenen mahkeme {i} das Prisengericht {n}
deniz gemiciliği {i} die Seefahrt {f}
deniz gergedanı {i} [hayb]der Narwal {m}
deniz gezisi {i} die Kreuzfahrt {f}
deniz gülü {i} [bitk]die Seerose {f}
deniz haritacılığı {i} die Hydrografie {f}
deniz haritacısı {i} der Hydrograf {m}
deniz haritası {i} die Seekarte {f}
deniz haritası {i} die Admiralitätskarte {f}
deniz havası {i} das Seeklima {n}
deniz havası {i} die Seeluft {f}
deniz haydudu {i} der Seeräuber {m}
deniz haydutu {i} [den]der Pirat {m}
deniz hekim albayı {i} [ask]der Flottenarzt {m}
deniz hekim yarbay {i} [ask]der Flotillenarzt {m}
deniz hıyarı {i} [bitk]die Seewalze {f}