DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
hier {a} bu anda {a}
hier {a} bu sefer {a}
hier {a} burada {a}
hier {a} burası {a}
hier bleiben {v} burada kalmak {fi}
hier entlang {allg} bu taraftan {allg}
hier handelt es sich um ... {allg} burada söz konusu olan şey ... {allg}
hier herauf {allg} buradan yukarıya! {allg}
hier herrscht schlechte Stimmung {allg} burada moral bozucu bir hava hakim {allg}
hier herum {allg} bu civarda {allg}
hier herum {allg} etrafta {allg}
hier ist Betrieb {allg} ne kalabalık ama! {allg}
hier ist die Hölle los {allg} buras anababa günü gibi {allg}
hier ist die Hölle los {allg} gürültü patırtılı {allg}
hier ist ein Tohuwabohu {allg} şeytan yavrusunu kaybetse bulamaz {allg}
hier ist er {allg} işte burada {allg}
hier ist es schön {allg} burası güzel {allg}
hier lassen {v} burada bırakmak {fi}
hier öffnen {allg} buradan açılır {allg}
hier öffnen! {allg} buradan açılır {allg}
hier spukt es {allg} burası tekin değil {allg}
hier stinkt es {allg} burnuma pis kokular geliyor! {allg}
hier stinkt es {allg} pis bir kokusu var {allg}
hier und da {allg} ara sıra {allg}
hier und da {allg} bazen {allg}
hier und da {allg} orada burada {allg}
hier und da {allg} ötede beride {allg}
hier und dort {allg} orada burada {allg}
hier wird Deutsch gesprochen {allg} burada Almanca konuşulur {allg}
hier! {allg} işte {allg}
hieramts {adv} dairemizce {adv}
hieramts {adv} müdürlüğümüzce {adv}
hieramts {adv} şubemizce {adv}
hieran {adv} buna {adv}
hieran {adv} bundan {adv}
hieran {adv} buraya {adv}
hieran kannst du deine Jacke hängen {allg} ceketini buraya asabilirsin {allg}
Hierapolis {oA} Pamukkale {tnz}
die Hierarchie {f} hiyerarşi {i}
die Hierarchie {f} kıdem sırası {i}
die Hierarchie {f} rütbe kademesi {i}
die Hierarchie {f} rütbe sıralaması {i}
die Hierarchie {f} silsile {i}
die Hierarchiestufe {f} hiyerarşi derecesi {i}
die Hierarchiestufe {f} hiyerarşi kademesi {i}
hierarchisch {adj} hiyerarşik {s}
hierarchisch {adj} kıdeın veya rütbe sırasına göre {s}
hierauf {adv} bunun üzerine {adv}
hierauf {a} ondan sonra {a}
hieraus {adv} bundan {adv}
hieraus ergibt sich, dass es so ist {allg} böyle olduğu belli oluyor {allg}
hieraus ergibt sich, dass es so ist {allg} bundan {allg}
hieraus erhellt ... {allg} bundan ... anlaşılıyor ki {allg}
hierbei {a} bu vesileyle {a}
hierbei {a} bununla {a}
hierdurch {adv} bu şekilde {adv}
hierdurch {adv} bu suretle {adv}
hierdurch {a} bu taraftan {a}
hierdurch {adv} bu yüzden {adv}
hierdurch {adv} buradan {adv}
hierfür {prp} bunun için {öt}
hiergegen {prp} buna karşı {öt}
hiergegen {prp} karşılık olarak {öt}
hiergegen {prp} karşısında {öt}
hierher {adv} bu tarafa {adv}
hierher {adv} buraya {adv}
hierher bemühen {v} çaba göstermek {fi}
hierher bemühen {v} zahmet etmek {fi}
hierher bitten {v} buraya gelmesini rica etmek {fi}
hierher bringen {v} buraya getirmek {fi}
hierher führen {v} buraya yönlendirmek {fi}
hierher gehören {v} buraya ait olmak {fi}
hierher gehörig {adj} buraya ait {s}
hierher holen {v} alıp buraya getirmek {fi}
hierher kommen {v} bu tarafa gelmek {fi}
hierher kommen {v} buraya gelmek {fi}
hierher laufen {v} bu tarafa koşmak {fi}
hierher legen {v} bu tarafa koymak {fi}
hierher rücken {v} buraya yanaşmak {fi}
hierher schauen {v} bu tarafa bakmak {fi}
Indirekte Treffer
er ist von hier {allg} o buralıdır {allg}
er kann jederzeit hier sein {allg} her an gelebilir {allg}
er war eben hier {allg} daha demin buradaydı {allg}
es duftet hier nach Blumen {allg} burası çok güzel çiçek kokuyor {allg}
es ist hier so beklommen {allg} burası çok sıkıcı {allg}
es war keine Menschenseele hier {allg} burada hiç kimse yoktu {allg}
fern von hier {allg} buradan çok uzak {allg}
hier bleiben {v} burada kalmak {fi}
hier entlang {allg} bu taraftan {allg}
hier handelt es sich um ... {allg} burada söz konusu olan şey ... {allg}
hier herauf {allg} buradan yukarıya! {allg}
hier herrscht schlechte Stimmung {allg} burada moral bozucu bir hava hakim {allg}
hier herum {allg} etrafta {allg}
hier herum {allg} bu civarda {allg}
hier ist Betrieb {allg} ne kalabalık ama! {allg}
hier ist die Hölle los {allg} buras anababa günü gibi {allg}
hier ist die Hölle los {allg} gürültü patırtılı {allg}
hier ist ein Tohuwabohu {allg} şeytan yavrusunu kaybetse bulamaz {allg}
hier ist er {allg} işte burada {allg}
hier ist es schön {allg} burası güzel {allg}
hier lassen {v} burada bırakmak {fi}
hier öffnen {allg} buradan açılır {allg}
hier öffnen! {allg} buradan açılır {allg}
hier spukt es {allg} burası tekin değil {allg}
hier stinkt es {allg} burnuma pis kokular geliyor! {allg}
hier stinkt es {allg} pis bir kokusu var {allg}
hier und da {allg} orada burada {allg}
hier und da {allg} bazen {allg}
hier und da {allg} ara sıra {allg}
hier und da {allg} ötede beride {allg}
hier und dort {allg} orada burada {allg}
hier wird Deutsch gesprochen {allg} burada Almanca konuşulur {allg}
hier! {allg} işte {allg}
ich bin fremd hier {allg} ben buraların yabancısıyım {allg}
ich bin hier zu Hause {allg} burası benim memleketim {allg}
ich bin hier zu Hause {allg} buralıyım {allg}
ich fühle mich hier sauwohl {allg} burada keyfim kıyak {allg}
ich muss hier fort {allg} buradan gitmeliyim {allg}
ich muss hier fort {allg} uzaklaşmalıyım {allg}
von hier aus {allg} buradan {allg}
was geht hier vor {allg} burada neler oluyor? {allg}
wo sind wir hier {allg} burası neresi? {allg}