DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
allen Fleiß anwenden {allg} elinden geleni yapmak {allg}
allenfalls {adv} belki {adv}
allenfalls {adv} gerekirse {adv}
allenfalls {adv} gerektiğinde {adv}
allenfalls {a} her ihtimalde {a}
allenfalls {a} her koşulda {a}
allenfalls {adv} icabında {adv}
allenfalls {adv} lüzumu halinde {adv}
allenfalls {adv} olsa olsa {adv}
allenthalben {adv} her duruma göre {adv}
allenthalben {adv} her tarafta {adv}
allenthalben {adv} her yerde {adv}
Indirekte Treffer
allen Fleiß anwenden {allg} elinden geleni yapmak {allg}
auf allen Hochzeiten tanzen {allg} her tarakta bezi olmak {allg}
auf allen vieren gehen {allg} yerlerde sürünmek {allg}
auf allen vieren gehen {allg} ayakta duramamak {allg}
auf allen vieren kriechen {allg} yerlerde sürünmek {allg}
auf allen vieren kriechen {allg} ayakta duramamak {allg}
aus allen Himmeln fallen {allg} büyük hayal kırıklığına uğramak {allg}
aus allen Himmeln fallen {allg} düş kırıklığına uğramış {allg}
aus allen Wolken fallen {v} şaşırmak {fi}
aus allen Wolken fallen {v} aptallaşmak {fi}
aus allen Wolken fallen {v} ağzı açık kalmak {fi}
aus allen Wolken fallen {v} afallamak {fi}
Gleichgewicht auf allen Märkten {allg} genel denge {allg}
Hans Dampf in allen Gassen {allg} on parmağında on marifet olan kimse {allg}
Hans Dampf in allen Gassen {allg} elinden her gelen kimse {allg}
in allen Einzelheiten {allg} bütün ayrıntılarıyla {allg}
in allen Größen lieferbar {allg} her ölçüde temin ve teslim edilir {allg}
in allen Größen lieferbar {allg} her ölçüde bulunur {allg}
in allen Größen lieferbar {allg} her büyüklükte temin ve teslim edilir {allg}
in allen Größen lieferbar {allg} her büyüklükte bulunur {allg}
in allen Lagen {a} her koşulda {a}
in allen Sätteln gerecht sein {allg} ele aldığı her işin üstesinden gelebilmek {allg}
in allen Sätteln gerecht sein {allg} her işin erbabı olmak {allg}
mit allen Ehren bestehen {allg} üstün başarıyla tamamlamak {allg}
mit allen Mängel und sonstigen Fehlern {allg} tüm eksiklik ve öteki kusurlarla {allg}
mit allen Mitteln {allg} her türlü çareye başvurmak {allg}
mit allen Wassern gewaschen sein {allg} feleğin çemberinden geçmiş olmak {allg}
nach allen Regeln der Kunst {allg} yapabildiği kadar {allg}
nach allen Regeln der Kunst {allg} gücü yettiği kadar {allg}
nach allen Regeln der Kunst {allg} Allah ne verdiyse {allg}
ohne allen Anlass {allg} hiçbir sebep yokken {allg}
ohne allen Anlass {allg} yok yere {allg}
ohne allen Zweifel {allg} kuşkusuz {allg}
ohne allen Zweifel {allg} hiç şüphesiz {allg}
unter allen Umständen {allg} her durumda {allg}
unter allen Umständen {allg} behemehal {allg}
von allen Ecken und Enden {allg} her bir yandan {allg}
von allen guten Geistern verlassen sein {allg} delirmiş olmak {allg}
von allen guten Geistern verlassen sein {allg} aklını peynir ekmekle yemiş olmak {allg}
vor allen Dingen {allg} her şeyden önce {allg}
vor allen Leuten {allg} dosta düşmana karşı {allg}
zu allen Zeiten {allg} tüm dönemlerde {allg}
zu allen Zeiten {allg} her zaman {allg}
zu allen Zeiten {allg} daima {allg}