TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sahibi bilinmeyen {i} der Anonymus {m}
sahibi tarafında işletilme {i} die Eigenbewirtschaftung {f}
sahibi tarafından kullanılan arsa {allg} eigengenutztes Grundstück {allg}
sahibi tarafından kullanılan konut {allg} eigengenutztes Haus {allg}
sahibine oy hakkı sağlayan hisseli sermaye {allg} stimmberechtigtes Aktienkapital {allg}
sahibine oy hakkı veren hisse senetleri {allg} Aktien mit Stimmrecht {allg}
sahibine oy hakkı veren hisse senetleri {allg} stimmberechtigte Aktien {allg}
sahibine oy hakkı vermeyen hisse senetleri {allg} stimmrechtlose Aktien {allg}
sahibine veto hakkı veren hisse senetleri {allg} Aktien mit Vetorecht {allg}
sahibini uğursuzluklara iten mektup veya yazı {i} der Uriasbrief {m}
Indirekte Treffer
adres sahibi {i} der Adressat {m}
aile sahibi {i} der Familienvater {m}
akademik karıyer sahibi {s} graduiert {adj}
akreditif sahibi {allg} Inhaber eines Akkreditivs {allg}
akreditif sahibi {i} der Akkreditivinhaber {m}
arabanın sahibi {allg} der Halter des Autos {allg}
araç sahibi {i} die Fahrzeughalterin {f}
araç sahibi {i} der Fahrzeughalter {m}
arazi sahibi {i} die Grundbesitzerin {f}
arazi sahibi {i} die Grundherrin {f}
arazi sahibi {i} der Grundbesitzer {m}
arazi sahibi {i} der Grundherr {m}
arazi sahibi {i} die Grundeigentümerin {f}
arazi sahibi {i} der Grundeigentümer {m}
arazi sahibi {i} der Landbesitzer {m}
ardiye sahibi {i} die Lagerhalterin {f}
ardiye sahibi {i} der Lagerhalter {m}
arsa sahibi {i} der Grundeigentümer {m}
arsa sahibi {i} der Grundbesitzer {m}
arsa sahibi {i} der Grundstückseigentümer {m}
arsa sahibi {i} der Grundstücksbesitzer {m}
arzuhal sahibi {i} der Bittsteller {m}
atlıaraba sahibi {i} der Anspinner {m}
ayrı ayrı gelir sahibi eşlerden her biri {i} der Doppelverdiener {m}
azim sahibi {s} resolut {adj}
banka sahibi {i} der Bankinhaber {m}
başka fikir sahibi {i} der Andersgesinnte {m}
bayan miras hak sahibi {i} die Erbin {f}
bilgi sahibi {s} informiert {adj}
bilgi sahibi {s} gelehrigt {adj}
bilgi sahibi {s} bewandert {adj}
bilgi sahibi adam {allg} kenntnisreicher Mann {allg}
bilgi sahibi olmak {fi} im Bilde sein {v}
bilgi sahibi olmak {fi} einarbeiten {v}
bilgi sahibi olmak {v} erfahren {v}
bilgi sahibi olmak {fi} auskennen {v}
bilgi sahibi olmak {fi} Bescheid wissen {v}
bilgi sahibi olmak {allg} informiert sein {allg}
bilgi sahibi olmak {allg} in Erfahrung bringen {allg}
bir çocuk sahibi olmak istemek {allg} ein Kind haben wollen {allg}
bir konuda bilgi sahibi olmak {allg} verstehen {allg}
bir köpeğin sahibi {i} das Herrchen {n}
bir şey üzerinde tasarruf sahibi olma {i} die Sachherrschaft {f}
bir şeyin sahibi {i} der Halter {m}
birinci imza sahibi {i} [huk]der Linksunterzeichneter {m}
bono sahibi {i} der Anleiheinhaber {m}
büyük arazi sahibi {i} der Magnat {m}
büyük arsa sahibi {i} der Großgrundbesitzer {m}
büyük çiftlik sahibi {i} der Gutsherr {m}
büyük mülk sahibi {i} der Großgrundbesitzer {m}
büyük rütbe sahibi {i} der Großwürdenträger {m}
büyük sanayi sahibi {i} der Großindustrieller {m}
büyük sermaye sahibi {i} [tic]der Bankier {m}
büyük servet sahibi {s} begütert {adj}
büyük toprak sahibi {i} der Landadel {m}
ceza-i ehliyet sahibi {s} [huk]strafmündig {adj}
çifte gelir sahibi {i} der Doppelverdiener {m}
çiftlik sahibi {i} die Farmerin {f}
çiftlik sahibi {i} der Bauer {m}
çiftlik sahibi {i} der Landwirt {m}
çiftlik sahibi {i} die Gutsbesitzerin {f}
çiftlik sahibi {i} der Farmer {m}
çiftlik sahibi {i} der Gutsbesitzer {m}
çiftlik sahibi {i} die Bäuerin {f}
cinsel iktidar sahibi {s} potent {adj}
çocuk sahibi olamama durumu {i} die Infertilität {f}
çocuk sahibi olma {i} der Kindersegen {m}
çocuk sahibi olma isteği {i} der Kinderwunsch {m}
çocuk sahibi olmak {fi} Kinder haben {v}
çocuk sahibi olmak {allg} etwas Kleines bekommen {allg}
çok bilgi sahibi olmak {allg} auskennen {allg}
daha fazla yetenek sahibi olan {i} das Besseres {n}
değişik fikir sahibi {adv} andersdenkend {adv}
dilekçe sahibi {i} der Antragsteller {m}
dilekçe sahibi {i} der Bittsteller {m}
dilekçe sahibi {i} der Bewerber {m}
dilekçe sahibi {i} die Antragstellerin {f}
dokunulmazlık sahibi olma {s} [huk]immun {adj}
dokunulmazlık sahibi olmak {allg} Immunität genießen {allg}
dükkan sahibi {i} der Ladeninhaber {m}