TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hayvan {i} [hayb]das Rindvieh {n}
hayvan {i} das Tier {n}
hayvan {i} das Vieh {n}
hayvan ağzı {i} das Maul {n}
hayvan alım satımı {i} der Viehkauf {m}
hayvan bağlamak {fi} anlegen {v}
hayvan bakıcısı {i} der Stallknecht {m}
hayvan bakıcısı {i} der Tierhüter {m}
hayvan bakıcısı {i} die Tierhüterin {f}
hayvan bakıcısı {i} der Tierpfleger {m}
hayvan barınağı {i} das Tierheim {n}
hayvan besleme {i} das Halten {n}
hayvan besleme {i} die Viehfütterung {f}
hayvan beslemek {fi} auffüttern {v}
hayvan beslemek {v} halten {v}
hayvan beslemek {v} hegen {v}
hayvan beyni {i} der Brägen {m}
hayvan beyni {i} der Bregen {m}
hayvan biçimli {s} zoomorph {adj}
hayvan çapası {i} die Gespannhacke {f}
hayvan çiftleştirme {i} die Anpaarung {f}
hayvan çobanı {i} der Viehtreiber {m}
hayvan coğrafyası {i} die Tiergeografie {f}
hayvan derisi {i} der Balg {m}
hayvan derisi yüzme yeri {i} die Schinderei {f}
hayvan derisi yüzücüsü {i} der Schinder {m}
hayvan derisinde tüyler arasında küçük yer {i} der Fleck {m}
hayvan derisini yüzmek {fi} abhäuten {v}
hayvan derisini yüzmek {allg} Tiere abdecken {allg}
hayvan dışkısı ile geçen bir hastalık {i} [hek]die Toxoplasmose {f}
hayvan doktoru {i} der Tierarzt {m}
hayvan dostu {i} der Tierfreund {m}
hayvan eğiticisi {i} der Dresseur {m}
hayvan eğitme {i} die Dressur {f}
hayvan eğitmek {v} bändigen {v}
hayvan eğitmek {v} dressieren {v}
hayvan eğitmeni {i} der Bändiger {m}
hayvan eğitmeni {i} der Tierlehrer {m}
hayvan fosili {i} [hayb]die Reliktenfauna {f}
hayvan gemlemek {v} bändigen {v}
hayvan gibi {s} animalisch {adj}
hayvan gibi {s} unbarmherzig {adj}
hayvan gibi {s} viehisch {adj}
hayvan gibi yemek {v} Fressen {v}
hayvan gırtlağı {i} [hayb]die Drossel {f}
hayvan hastanesi {i} die Tierklinik {f}
hayvan kadavralarının imhası hukuku {i} [huk]das Tierkörperbeseitigungsrecht {n}
hayvan kadavrası {i} der Tierkörper {m}
hayvan kesildikten sonra etiyle ziyafet çekme {i} das Schlachtfest {n}
hayvan kesimcisi {i} der Schlichter {m}
hayvan kesimi {i} die Schlachtung {f}
hayvan kesmek {fi} abstechen {v}
hayvan kesmek {fi} schlachten {v}
hayvan kökenli {s} zoogen {adj}
hayvan kömürü {i} die Knochenkohle {f}
hayvan kömürü {i} die Tierkohle {f}
hayvan koruma alanı {i} die Remise {f}
hayvan korumacı {i} der Tierschützer {m}
hayvan kovmak {fi} fortscheuchen {v}
hayvan leşi gömme yeri {i} der Schindacker {m}
hayvan leşlerini veya kadavralarını ortadan kaldıran kimse {i} der Abdecker {m}
hayvan leşlerinin veya kadavralarının yok edildiği yer {i} die Abdeckerei {f}
hayvan masallarında tavşanın ismi {allg} Meister Lampe {allg}
hayvan memesi {i} das Euter {n}
hayvan mevcudu {i} der Viehbestand {m}
hayvan nakliyatı {i} der Tiertransport {m}
hayvan öldürmek {fi} abtun {v}
hayvan öldürmek {v} fällen {v}
hayvan ölüsü {i} das Aas {n}
hayvan ölüsü {i} der Kadaver {m}
hayvan otlaması {i} die Äsung {f}
hayvan pazarı {i} der Viehmarkt {m}
hayvan pöstekisi {i} der Balg {m}
hayvan sahibi {i} der Tierhalter {m}
hayvan sahibi {i} die Tierhalterin {f}
hayvan semeri {i} der Tragsattel {m}
hayvan sesi taklit aleti {i} die Locke {f}
hayvan seslerini taklit etmek {v} locken {v}
hayvan sevgisi {i} die Tierliebe {f}
hayvan su içme kabı {i} die Tränke {f}
Indirekte Treffer
alnında beyaz lekeli hayvan {i} die Blesse {f}
arabaya hayvan koşma {i} die Bespannung {f}
arabaya hayvan koşmak {v} bespannen {v}
arma üzerine kazınmış hayvan figürü {i} das Wappentier {n}
av hayvan bacağı {i} der Lauf {m}
avlanan hayvan {i} die Jagdbeute {f}
aynı soydan hayvan sürüsü {i} [hayb]das Volk {n}
benekli hayvan {i} [hayb]die Schecke {f}
benekli hayvan {i} [hayb]der Scheck {m}
bez hayvan {i} das Stofftier {n}
bezden oyuncak hayvan {i} das Kuscheltier {n}
bir bölgedeki hayvan varlığı {i} [hayb]die Fauna {f}
bir cins hayvan bağırsak asalağı {i} [hayb]der Kratzer {m}
boynuzlu hayvan {s} hornig {adj}
büyükbaş hayvan {i} das Großvieh {n}
cılız erkek hayvan {i} [hayb]der Kümmerer {m}
çok hücreli hayvan {i} [hayb]das Metazoen {n}
damızlık erkek hayvan {i} [hayb]der Rammler {m}
damızlık hayvan {i} das Decktier {n}
damızlık hayvan {i} das Zuchttier {n}
dişi hayvan {i} die Mutter {f}
dişsiz veya az dişli memeli hayvan {i} der Edentaten {m}
dışkılıklı hayvan {i} [hayb]das Kloakentier {n}
doğumdan sonra yuvasını terk eden hayvan {i} [hayb]der Nestflüchter {m}
doldurulmuş hayvan {i} das Präparat {n}
dört ayaklı hayvan {i} [hayb]der Vierbeiner {m}
etçil hayvan {i} der Kreophage {m}
etobur hayvan {i} der Kreophage {m}
etobur hayvan {i} [hayb]das Raubtier {n}
evcil hayvan {i} das Haustier {n}
evcilleşmemiş hayvan {i} [hayb]der Wildling {m}
evi hiç kirletmeyen hayvan {s} stubenrein {adj}
geceleri avlanan hayvan {i} das Nachttier {n}
geviş getiren hayvan {i} [hayb]der Wiederkäuer {m}
geviş getiren hayvan midesi {i} der Haubenmagen {m}
geviş getiren hayvan midesinin ikinci bölümü {i} [anat]das Retikulum {n}
göle bırakılan hayvan yumurtası {i} [hayb]der Satz {m}
hayvan ağzı {i} das Maul {n}
hayvan alım satımı {i} der Viehkauf {m}
hayvan bağlamak {fi} anlegen {v}
hayvan bakıcısı {i} der Stallknecht {m}
hayvan bakıcısı {i} der Tierpfleger {m}
hayvan bakıcısı {i} die Tierhüterin {f}
hayvan bakıcısı {i} der Tierhüter {m}
hayvan barınağı {i} das Tierheim {n}
hayvan besleme {i} das Halten {n}
hayvan besleme {i} die Viehfütterung {f}
hayvan beslemek {v} hegen {v}
hayvan beslemek {v} halten {v}
hayvan beslemek {fi} auffüttern {v}
hayvan beyni {i} der Brägen {m}
hayvan beyni {i} der Bregen {m}
hayvan biçimli {s} zoomorph {adj}
hayvan çapası {i} die Gespannhacke {f}
hayvan çiftleştirme {i} die Anpaarung {f}
hayvan çobanı {i} der Viehtreiber {m}
hayvan coğrafyası {i} die Tiergeografie {f}
hayvan derisi {i} der Balg {m}
hayvan derisi yüzme yeri {i} die Schinderei {f}
hayvan derisi yüzücüsü {i} der Schinder {m}
hayvan derisinde tüyler arasında küçük yer {i} der Fleck {m}
hayvan derisini yüzmek {fi} abhäuten {v}
hayvan derisini yüzmek {allg} Tiere abdecken {allg}
hayvan dışkısı ile geçen bir hastalık {i} [hek]die Toxoplasmose {f}
hayvan doktoru {i} der Tierarzt {m}
hayvan dostu {i} der Tierfreund {m}
hayvan eğiticisi {i} der Dresseur {m}
hayvan eğitme {i} die Dressur {f}
hayvan eğitmek {v} dressieren {v}
hayvan eğitmek {v} bändigen {v}
hayvan eğitmeni {i} der Bändiger {m}
hayvan eğitmeni {i} der Tierlehrer {m}
hayvan fosili {i} [hayb]die Reliktenfauna {f}
hayvan gemlemek {v} bändigen {v}
hayvan gibi {s} unbarmherzig {adj}
hayvan gibi {s} animalisch {adj}
hayvan gibi {s} viehisch {adj}