TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
getiren {i} der Bringer {m}
getiren {i} der Überbringer {m}
getiren {i} die Überbringerin {f}
Indirekte Treffer
aslına uygun biçim getiren kişi {i} der Restaurator {m}
başına gelir getiren {i} [tek]der Alleinverdiener {m}
bir araya getiren {s} synoptisch {adj}
çok para getiren {i} die Goldgrube {f}
çözüm getiren {s} hilfreich {adj}
döviz getiren {i} der Devisenbringer {m}
faiz getiren {s} zinsbringend {adj}
faiz getiren {s} verzinslich {adj}
faiz getiren mevduat {allg} verzinsliche Einlagen {allg}
faiz getiren sermaye {allg} verzinsliches Kapital {allg}
faiz getiren sermaye yatırımı {allg} verzinsliche Kapitalanlage {allg}
faiz getiren yatırım yapmak {fi} verzinst anlegen {v}
fayda getiren {s} nutzbringend {adj}
gelir getiren {allg} erwerbstätig {allg}
gelir getiren {i} die Erwerbstätigkeit {f}
gelir getiren {i} die Erwerbsarbeit {f}
gelir getiren para yatırımları {allg} werbende Geldanlagen {allg}
geviş getiren hayvan {i} [hayb]der Wiederkäuer {m}
geviş getiren hayvan midesi {i} der Haubenmagen {m}
geviş getiren hayvan midesinin ikinci bölümü {i} [anat]das Retikulum {n}
geviş getiren hayvanın midesinin üçüncü gözü {i} der Psalter {m}
geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü {i} [hayb]der Netzmagen {m}
kaçak göçmen getiren şebeke {i} die Schlepperbande {f}
kar getiren {a} ertragbringend {a}
kar getiren {s} zinsbringend {adj}
kar getiren {s} nutzbringend {adj}
kar getiren {a} gewinnbringend {a}
kar getiren {s} Frucht tragend {adj}
kar getiren varlıklar {allg} werbende Aktiva {allg}
kazanç getiren bir işte çalışma {i} die Erwerbstätigkeit {f}
kazanç getiren fırsat {allg} ein guter Fischzug {allg}
kazanç getiren {i} die Erwerbsarbeit {f}
masalda bebek getiren leylek {i} der Klapperstorch {m}
meydana getiren {s} erzeugend {adj}
meydana getiren kimse {i} der Veranlasser {m}
müjdeli haber getiren {i} der Freudenbote {m}
şans getiren {s} Glück bringend {adj}
şans getiren {i} der Glücksbringer {m}
şifa getiren {a} heilbringend {a}
şişedeki parfümü zerrecik haline getiren şişedeki sıkma sistemi {i} der Parfümzerstäuber {m}
sıvıyı granül haline getiren cihaz {i} der Pulverisator {m}
uğur getiren {s} Glück bringend {adj}
uğur getiren {i} der Glücksbringer {m}
vasiyeti yerine getiren kişi {i} [huk]der Testamentsvollstrecker {m}
yenilik getiren {i} die Avantgarde {f}
yerine getiren {i} der Vollstrecker {m}
yüksek faiz getiren {a} hochverzinslich {a}
yurtdışından mal getiren kişi {i} [tic]der Importeur {m}