TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hakim {s} beherrschend {adj}
hakim {s} dominierend {adj}
hakim {i} der Gebieter {m}
hakim {i} die Gebieterin {f}
hakim {s} herrschend {adj}
hakim {i} [huk]der Kadı (veraltet) {m}
hakim {s} prävalent {adj}
hakim {i} [huk]der Richter {m}
hakim {i} die Richterin {f}
hakim {a} souverän {a}
hakim {a} tonangebend {a}
hakim {i} der Vogt {m}
hakim {s} vorherrschend {adj}
hakim adayı {i} [huk]der Assessor {m}
hakim gayrimenkul {i} das Herrschendes Grundstück {n}
hakim görüş {i} die Herrschende Meinung {f}
hakim görüşe uyma {i} der Konformismus {m}
hakim kararı {i} der Richterspruch {m}
hakim mevzi {i} [ask]die Schlüsselstellung {f}
hakim muavini {i} [huk]der Beisitzer {m}
hakim nokta {allg} beherrschender Punkt {allg}
hakim olan {s} dominant {adj}
hakim olan öğreti {i} die Herrschende Lehre {f}
hakim olan taraf {i} die Dominanz {f}
hakim olarak tayin etmek {allg} [huk]als Richter einsetzen {allg}
hakim olma {i} die Beherrschung {f}
hakim olmak {v} [ask]beherrschen {v}
hakim olmak {v} bemeistern {v}
hakim olmak {itr} dominieren {itr}
hakim olmak {itr} herrschen {itr}
hakim olmak {v} lenken {v}
hakim olmak {fi} mäßigen {v}
hakim olmak {fi} meistern {v}
hakim olmak {fi} vorherrschen {v}
hakim olmak {v} beherschen {v}
hakim şirket {allg} beherrschende Gesellschaft {allg}
hakim şirket {allg} herrschende Gesellschaft {allg}
hakim sınıf {i} das Establishment {n}
hakim tarafından {allg} richterlich {allg}
hakim tarafından cezanın takdir edilmesi {i} [huk]die Strafzumessung {f}
hakim unsur {i} die Dominante {f}
hakim yardımcısı {i} der Gerichtsassessor {m}
hakim yardımcısı {i} die Gerichtsassessorin {f}
hakimce {allg} richterlich {allg}
hakimin davaya bakmaktan çekilmesi {allg} [huk]Ausschließung des Richters {allg}
hakimin reddi {allg} [huk]Ablehnung des Richters {allg}
hakimin reddi {allg} Ablehnung des Richters wegen Befangenheit {allg}
hakimiyet {i} die Beherrschung {f}
hakimiyet {i} die Dominanz {f}
hakimiyet {i} die Herrschaft {f}
hakimiyet {i} das Herrschaftsrecht {n}
hakimiyet {i} die Hoheit {f}
hakimiyet {i} das Hoheitsrecht {n}
hakimiyet {i} die Landeshoheit {f}
hakimiyet {i} die Macht {f}
hakimiyet {i} [pol]die Souveränität {f}
hakimiyet {i} die Suprematie {f}
hakimiyet {i} die Übermacht {f}
hakimiyet {i} die Vorherrschaft {f}
hakimiyet {i} die Vormachtstellung {f}
hakimiyet hakkı sözleşmesi {i} der Herrschaftsvertrag {m}
hakimiyet hırsı {i} die Herrschsucht {f}
hakimiyet ilişkisi {i} das Herrschaftsverhältnis {n}
hakimiyet karasuları {i} das Hoheitsgewässer {n}
hakimiyet kudreti {i} die Hoheitsgewalt {f}
hakimiyet tasarrufu {i} der Hoheitsakt {m}
hakimlik {i} das Richteramt {n}
hakimlik {i} die Richterschaft {f}
hakimlik etmek {fi} Recht sprechen {v}
hakimlik görevi {i} das Richteramt {n}
hakimlik görevine aday {i} der Richteramtsanwärter {m}
hakimlik sınavı {i} die Richteramtsprüfung {f}
Indirekte Treffer
adli hakim {i} [ask]der Kriegsgerichtsrat {m}
başvurulan hakim {i} der Ersuchter Richter {m}
başvurulan hakim {i} die Ersuchte Richterin {f}
bayan hakim {i} [huk]die Richterin {f}
bir şeye tamamıyla hakim olmak {fi} im Griff haben {v}
bir şeye tümüyle hakim olmak {allg} im kleinen Finger haben {allg}
burada moral bozucu bir hava hakim {allg} hier herrscht schlechte Stimmung {allg}
diline hakim {s} wortgewaltig {adj}
duruma hakim olmak {allg} Herr der Lage sein {allg}
duruma hakim olmak {allg} das Heft in der Hand haben {allg}
fahri hakim {allg} ehrenamtlicher Richter {allg}
federal hakim {i} die Bundesrichterin {f}
federal hakim {i} der Bundesrichter {m}
hakim adayı {i} [huk]der Assessor {m}
hakim gayrimenkul {i} das Herrschendes Grundstück {n}
hakim görüş {i} die Herrschende Meinung {f}
hakim görüşe uyma {i} der Konformismus {m}
hakim kararı {i} der Richterspruch {m}
hakim mevzi {i} [ask]die Schlüsselstellung {f}
hakim muavini {i} [huk]der Beisitzer {m}
hakim nokta {allg} beherrschender Punkt {allg}
hakim olan {s} dominant {adj}
hakim olan öğreti {i} die Herrschende Lehre {f}
hakim olan taraf {i} die Dominanz {f}
hakim olarak tayin etmek {allg} [huk]als Richter einsetzen {allg}
hakim olma {i} die Beherrschung {f}
hakim olmak {v} [ask]beherrschen {v}
hakim olmak {v} lenken {v}
hakim olmak {v} beherschen {v}
hakim olmak {itr} herrschen {itr}
hakim olmak {fi} vorherrschen {v}
hakim olmak {itr} dominieren {itr}
hakim olmak {fi} meistern {v}
hakim olmak {v} bemeistern {v}
hakim olmak {fi} mäßigen {v}
hakim şirket {allg} herrschende Gesellschaft {allg}
hakim şirket {allg} beherrschende Gesellschaft {allg}
hakim sınıf {i} das Establishment {n}
hakim tarafından {allg} richterlich {allg}
hakim tarafından cezanın takdir edilmesi {i} [huk]die Strafzumessung {f}
hakim unsur {i} die Dominante {f}
hakim yardımcısı {i} die Gerichtsassessorin {f}
hakim yardımcısı {i} der Gerichtsassessor {m}
halktan olan hakim {i} die Laienrichterin {f}
halktan olan hakim {i} der Laienrichter {m}
hislerine hakim olmak {v} mäßigen {v}
hukukçu olmayan hakim asistanı {i} [huk]der Laienrichter {m}
huzursuzluğun hakim oldugu yer {i} der Unruheherd {m}
kanuni hakim {i} der Gesetzlicher Richter {m}
kanuni hakim {i} die Gesetzliche Richterin {f}
kendine hakim olamayan {s} unbeherrscht {adj}
kendine hakim olma {i} die Beherrschtheit {f}
kendine hakim olma {i} die Selbstkontrolle {f}
kendine hakim olma {i} die Selbstbeherrschung {f}
kendine hakim olma {i} die Mäßigung {f}
kendine hakim olma {i} die Beherrschung {f}
kendine hakim olmak {allg} Selbstbeherrschung üben {allg}
kendine hakim olmak {allg} in der Gewalt haben {allg}
kendine hakim olmak {allg} bezwingen {allg}
kendine hakim olmak {fi} zusammenreißen {v}
kendine hakim olmak {allg} bemeistern {allg}
kendine hakim olmak {fi} überwinden {v}
kendine hakim olmak {fi} beherrschen {v}
kendine hakim olmak {allg} mäßigen {allg}
meslekten hakim {i} die Berufsrichterin {f}
meslekten hakim {i} der Berufsrichter {m}
münferit hakim {i} der Einzelrichter {m}