TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sefer {allg} [ask]auf freiem Feld {allg}
sefer {i} [den]die Befahrung {f}
sefer {i} [ask]die Expedition {f}
sefer {i} die Fahrt {f}
sefer {i} [ask]der Feldzug {m}
sefer {i} [ask]der Heereszug {m}
sefer {i} [mat]das Mal {n}
sefer {i} die Reise {f}
sefer {i} [ask]der Zug {m}
sefer kıyafeti {i} [ask]der Feldanzug {m}
sefer ordusu {i} [ask]das Expeditionsheer {n}
sefer yapmak {v} [den]befahren {v}
seferber {s} mobil {adj}
seferber etmek {allg} mobil machen {allg}
seferber etmek {v} [ask]mobilisieren {v}
seferberliği kaldırmak {v} [ask]demobilisieren {v}
seferberliğin kaldırılması {i} [ask]die Demobilisation {f}
seferberliğin kaldırılması {i} [ask]die Demobilisierung {f}
seferberliğin kaldırılması {i} [ask]die Demobilmachung {f}
seferberlik {i} [ask]der Feldzug {m}
seferberlik {i} [ask]die Kampagne {f}
seferberlik {i} [ask]die Mobilisation {f}
seferberlik {i} [ask]die Mobilisierung {f}
seferberlik {i} [ask]die Mobilmachung {f}
seferberlik emri {i} [ask]der Mobilmachungsbefehl {m}
seferberlik görevi {i} [ask]der Kriegsdienst {m}
seferberlik günü {i} [ask]der Mobilmachungstag {m}
seferberlik planı {i} [ask]der Feldzugsplan {m}
sefere başlamak {allg} [ask]ins Feld ziehen {allg}
sefere çıkmak {fi} [ask]ausziehen {v}
seferi {s} [ask]feldmarschmäßig {adj}
seferi durdurmak {v} blocken {v}
seferi durdurmak {v} blockieren {v}
sefertası {i} die Menage {f}
sefertası {i} [mutf]der Henkelmann {m}
Indirekte Treffer
başka sefer {adv} andermal {adv}
boş sefer {i} die Leerfahrt {f}
bu sefer {a} diesmal {a}
bu sefer {allg} dieses Mal {allg}
bu sefer {adv} dies Mal {adv}
bu sefer {a} hier {a}
deneme sefer hızı {i} die Probefahrtgeschwindigkeit {f}
deneme sefer süresi {i} die Probefahrtdauer {f}
düzenli sefer {i} der Liniendienst {m}
düzenli sefer yapan vapur {i} das Linienschiff {n}
ek sefer {i} die Sonderfahrt {f}
geçen sefer {allg} das vorige Mal {allg}
gelecek sefer {allg} nächstes Mal {allg}
ilk sefer {i} die Jungfernfahrt {f}
öbür sefer {allg} nächstes Mal {allg}
özel sefer {i} die Sonderfahrt {f}
sefer kıyafeti {i} [ask]der Feldanzug {m}
sefer ordusu {i} [ask]das Expeditionsheer {n}
sefer yapmak {v} [den]befahren {v}
son sefer {i} der Lumpensammler {m}
tarife dışı sefer {i} die Sonderfahrt {f}
tarifeli sefer {i} der Liniendienst {m}
tarifeliden daha önce hareket eden ek sefer {i} [demy]der Vorzug {m}
üç sefer {adv} dreimal {adv}
uzak sefer {i} der Fernverkehr {m}
uzak sefer kamyonu {i} der Fernlaster {m}