TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
derecesi yüksek {s} hochprozentig {adj}
derecesini düşürme {i} [eko]die Herabstufung {f}
derecesini düşürmek {fi} herunterstufen {v}
derecesini düşürmek {fi} zurückstufen {v}
Indirekte Treffer
akademik derecesi {i} der Akademischer Grad {m}
akış sıcaklık derecesi {i} der Ablauftemperatur {m}
akrabalık derecesi {i} der Verwandtschaftsgrad {m}
alarm derecesi {i} die Alarmstufe {f}
alet doğruluk derecesi {i} die Instrumentengenauigkeit {f}
alkol derecesi yüksek {s} scharf {adj}
alkol derecesi yüksek {a} hochprozentig {a}
arz derecesi {i} der Breitengrad {m}
asit derecesi {i} der Säuregrad {m}
aşırı doyma derecesi {i} der Übersättigungsgrad {m}
balling derecesi {i} der Ballinggrad {m}
barem derecesi {i} die Besoldungsstufe {f}
bir yayın gerilme derecesi {i} die Bogenweite {f}
borçlandırma derecesi {i} die Belastungsgrenze {f}
Celcius derecesi {allg} Grad Celcius {allg}
daire derecesi {i} der Kreisgrade {m}
demirhaç nişanının yüksek derecesi {i} das Ritterkreuz {n}
derecesi yüksek {s} hochprozentig {adj}
dile hakimiyet derecesi {i} die Sprachkompetenz {f}
doğruluk derecesi {i} der Genauigkeitsgrad {m}
döküm derecesi {i} der Gusskasten {m}
döküm derecesi {i} der Gießkasten {m}
dolma derecesi {i} [tek]das Füllungsgrad {n}
donma derecesi {i} [fiz]der Gefrierpunkt {m}
doyma derecesi {i} der Sättigungsgrad {m}
eğitim derecesi {i} die Bildungsstufe {f}
eğitim derecesi {i} der Bildungsgrad {m}
emniyet derecesi {i} der Sicherheitsgrad {m}
eşitlik derecesi {i} [dilb]der Positiv {m}
eşitlik derecesi {i} der Äquativus {m}
etki derecesi {i} der Wirkungsgrad {m}
gelir derecesi {i} die Einkommensstufe {f}
genleşme derecesi {i} das Expansionsgrad {n}
güvence derecesi {i} der Deckungsgrad {m}
hassasiyet derecesi {i} der Genauigkeitsgrad {m}
hava sıcaklık derecesi {i} die Lufttemperatur {f}
havanın buğulanma derecesi {i} der Taupunkt {m}
hiyerarşi derecesi {i} die Hierarchiestufe {f}
hız derecesi {i} das Tempo {n}
ispat derecesi {i} [huk]die Beweislast {f}
işsizlik derecesi {allg} Grad der Arbeitslosigkeit {allg}
ısı derecesi {i} die Temperatur {f}
ısıtma derecesi {i} die Erwärmungstemperatur {f}
kabalık derecesi {i} das Rauigkeitsmaß {n}
kalite derecesi {i} der Gütegrad {m}
karşılık derecesi {i} der Deckungsgrad {m}
kaynama derecesi {i} der Siedegrad {m}
Kelvin derecesi {i} das Kelvingrad {n}
kesinlik derecesi {i} der Genauigkeitsgrad {m}
kirlilik derecesi {i} der Verschmutzungsgrad {m}
kredibilite derecesi {i} die Bonitätskategorie {f}
kültür derecesi {i} der Bildungsgrad {m}
likidite derecesi {i} der Liquiditätsgrad {m}
likidite derecesi {i} der Flüssigkeitsgrad {m}
likidite derecesi {i} die Liquiditätsquote {f}
maaş derecesi {i} die Gehaltsstufe {f}
mahkeme derecesi {i} die Gerichtsinstanz {f}
maliyeti karşılama derecesi {i} der Kostendeckungsgrad {m}
mutluluğun en üst derecesi {i} die Seligkeit {f}
normal sıcaklık derecesi {i} die Normaltemperatur {f}
olgunluk derecesi {i} der Reifegrad {m}
önem derecesi aynı olan {s} [ask]gleichrangig {adj}
pH derecesi nötr {s} [kim]pH-neutral {adj}
rağbet derecesi {i} der Beliebtheitsgrad {m}
rekor derecesi {i} [sp]die Bestmarke {f}
renk derecesi {i} der Farbton {m}
sabah uyanıldığında hemen ölçülen vücut derecesi {i} die Basaltemperatur {f}
saflık derecesi {i} das Reinheitsgrad {n}
saflık derecesi {i} der Karat {m}
saflık derecesi {i} der Echtheitsgrad {m}
sakatlık derecesi {allg} Grad der Behinderung {allg}
santigrad derecesi {i} der Celsiusgrad {m}
santigrad derecesi {allg} Celcius Grad {allg}
şeker derecesi {i} der Zuckergrad {m}
serbestlik derecesi {i} der Freiheitsgrad {m}
sertlik derecesi {i} der Härtegrad {m}
siperleme derecesi {i} [tek]der Beschirmungsgrad {m}
şişme derecesi {i} der Stauchungsgrad {m}
sıcaklık derecesi {i} die Temperatur {f}
sıcaklık derecesi {i} der Hitzegrad {m}