DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
wert {adj} aziz {s}
der Wert {m} bedel {i}
der Wert {m} değer {i}
wert {adj} değerli {s}
der Wert {m} eder {i}
der Wert {m} ehemmiyet {i}
der Wert {m} fiyat {i}
der Wert {m} kıymet {i}
wert {adj} kıymetli {s}
wert {adj} muhterem {s}
der Wert {m} önem {i}
wert {adj} para eder {s}
wert {adj} sayın {s}
wert {adj} yakışan {s}
Wert beimessen {v} itibar etmek {fi}
Wert legen auf {v} önem vermek {fi}
die Wertanalyse {f} değer analizi {i}
die Wertangabe {f} kıymet beyanı {i}
die Wertarbeit {f} kaliteli {i}
wertberichtigtes Anlagevermögen {allg} sabit varlıklar net muhasebe değeri {allg}
wertbeständig {adj} değerini sürekli koruyan {s}
wertbeständige Aktien {allg} değeri tutarlı hisse senetleri {allg}
wertbeständige Aktien {allg} piyasada güven kazanmış sağlam hisse senetleri {allg}
die Wertbeständigkeit {f} sabit değerlilik {i}
die Wertbestimmung {f} değer belirlemesi {i}
die Wertbestimmung {f} kıymet takdiri {i}
der Wertbrief {m} değerli mektup {i}
der Wertebereich {m} değer kümesi {i}
werten {v} değer biçmek {v}
werten {v} değerlendirmek {v}
werten {v} paha biçmek {fi}
werterhöhende Anlagen {allg} değer artıran yatırımlar {allg}
das Wertesystem {n} kıymet sistemi {i}
wertfrei {adj} değer yargısı içermeyen {s}
wertfrei {adv} değerlendirme yapmadan {adv}
der Wertgegenstand {m} değerli eşya {i}
der Wertgegenstand {m} kıymetli eşya {i}
werthalten {v} canı gibi korumak {fi}
werthalten {v} çok değer vermek {fi}
werthalten {v} dikkatle saklamak {fi}
werthaltig {adj} değerli {s}
die Wertigkeit {f} [Chem.]birleşim değeri {i}
die Wertigkeit {f} [Chem.]değerlik {i}
wertlos {adj} beş para etmez {s}
wertlos {adj} değersiz {s}
wertlos {adj} işe yaramaz {s}
wertlos {a} kısmetsiz {a}
wertlos {a} kıymetsiz {a}
wertlos {a} siktirici {a}
wertlose Anleihe {allg} değersiz bono {allg}
wertlose Anleihe {allg} değersiz tahvil {allg}
die Wertlosigkeit {f} değersizlik {i}
die Wertlosigkeit {f} işe yaramazlık {i}
die Wertlosigkeit {f} kıymetsizlik {i}
die Wertmarke {f} fiş {i}
die Wertmarke {f} Jeton {i}
die Wertmarke {f} kupon {i}
der Wertmesser {m} değer ölçütü {i}
der Wertmesser {m} kriter {i}
die Wertminderung {f} değer azalması {i}
die Wertminderung {f} değer kaybetme {i}
die Wertminderung {f} düşme {i}
das Wertpaket {n} değeri üzerinde yazılı posta paketi {i}
das Wertpapier {n} [Handel]değerli kağıt {i}
das Wertpapier {n} kıymetli evrak {i}
die Wertpapiere {pl} [ökon.]menkul değerler {ç}
das Wertpapierrecht {n} [Jur.]kıymetli evrak hukuku {i}
das Wertrecht {n} kıymetli evraka bağlı hak {i}
die Wertsache {f} değerli eşyalar {i}
die Wertsache {f} kıymetli eşya {i}
die Wertsachen {pl} değerli eşyalar {ç}
wertschätzen {v} değer vermek {fi}
wertschätzen {v} takdir etmek {fi}
die Wertschätzung {f} değer verme {i}
die Wertschätzung {f} takdir etme {i}
die Wertschöpfung {f} değer artışı {i}
die Wertschöpfung {f} değer üretimi {i}
die Wertschuld {f} bedeli piyasa değeri üzerinden ödenecek borç {i}
die Wertsendung {f} taahhütlü gönderi {i}
die Wertsicherung {f} kıymet muhafazası {i}
Indirekte Treffer
die absoluter Wert {allg} mutlak değer {allg}
an Wert gewinnen {allg} değerlenmek {allg}
an Wert gewinnen {allg} değer kazanmak {allg}
Apgar-Wert {m} [Med.]Apgar skoru {i}
der äußerer Wert {allg} saygınlık {allg}
äußerer Wert {allg} itibari değer {allg}
buchmäßiger Wert {allg} defter değeri {allg}
das ist keinen Pfennig Wert {allg} beş para etmez! {allg}
deklarierter Wert {allg} bildirilen değer {allg}
deklarierter Wert {allg} açıklanan değer {allg}
durchschnittlicher Wert {allg} ortalama değer {allg}
ein Leben wert {allg} ömre bedel {allg}
erklärter Wert {allg} açıklanan değer {allg}
fiktiver Wert {allg} [Handel]farazi değer {allg}
im Wert sinken {allg} değeri düşmek {allg}
im Wert sinken {allg} değer kaybetmek {allg}
innerer Wert {allg} [Handel]gerçek değer {allg}
innerer Wert {allg} [Handel]net değer {allg}
keinen Pappenstiel Wert {allg} beş para etmez {allg}
keinen Pappenstiel wert sein {v} beş para etmemek {fi}
keinen Pfifferling wert {v} beş para etmemek {fi}
keinen Pfifferling wert sein {allg} beş para etmemek {allg}
keinen roten Heller wert {allg} beş para etmez {allg}
keinen Schuss Pulver wert sein {allg} beş para etmemek {allg}
keinen Wert haben {allg} değeri olmamak {allg}
Muster ohne Wert {allg} değersiz örnek {allg}
Muster ohne Wert {allg} kıymetsiz örnek {allg}
nicht viel wert {allg} fazla değeri yok {allg}
nichts wert {allg} beş para etmez {allg}
PH-Wert {m} pH-değeri {i}
der PH-Wert {m} pH verisi {i}
der PK-Wert {m} [Chem.]pK-değeri {i}
der reziproker Wert {allg} [mat]karşıt değer {allg}
sein Geld nicht wert sein {allg} verilen paraya değmemek {allg}
wer den Pfennig nicht ehrt ist des Talers nicht wert {allg} aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz {allg}
Wert beimessen {v} itibar etmek {fi}
Wert legen auf {v} önem vermek {fi}
wirklicher Wert {allg} kadir {allg}