TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
geçerli {s} angesehen {adj}
geçerli {s} beliebt {adj}
geçerli {s} bündig {adj}
geçerli {adv} currentis {adv}
geçerli {s} ehehaft {adj}
geçerli {allg} es zählt {allg}
geçerli {s} gängig {adj}
geçerli {adv} geltend {adv}
geçerli {s} gültig {adj}
geçerli {allg} in Kraft {allg}
geçerli {s} kurrent {adj}
geçerli {s} rechtmäßig {adj}
geçerli {s} rechtskräftig {adj}
geçerli {s} unumstritten {adj}
geçerli {s} vorherrschend {adj}
geçerli {s} zutreffend {adj}
geçerli {s} valid {adj}
geçerli anlam {allg} geläufige Bedeutung {allg}
geçerli kalmak {allg} in Kraft bleiben {allg}
geçerli kılma {i} die Geltendmachung {f}
geçerli kılmak {allg} für rechtsgültig erklären {allg}
geçerli kılmak {allg} geltend machen {allg}
geçerli kılmak {allg} in Kraft setzen {allg}
geçerli kılmak {v} validieren {v}
geçerli kurala uygun biçim {i} die Norm {f}
geçerli kurala uygun şekil {i} die Norm {f}
geçerli mazeret {i} der Berechtigungsgrund {m}
geçerli olamak {fi} gelten {v}
geçerli olamak {fi} kursieren {v}
geçerli olamak {fi} laufen {v}
geçerli olamak {fi} zutreffen {v}
geçerli olan {a} relavant {a}
geçerli olma {i} die Gangbarkeit {f}
geçerli olma {i} die Gültigkeit {f}
geçerli olmak {allg} geht hin {allg}
geçerli olmak {itr} gelten {itr}
geçerli olmak {allg} in Geltung stehen {allg}
geçerli olmak {i} das In-Kraft-Sein {n}
geçerli olmak {itr} kursieren {itr}
geçerli olmak {itr} laufen {itr}
geçerli olmak {itr} verbleiben {itr}
geçerli olmak {fi} zutreffen {v}
geçerli önlemler {i} die Vorkehrung {f}
geçerli saymak {v} wahrhaben {v}
geçerli sebep {i} der Berechtigungsgrund {m}
geçerli sebep göstermek {v} motivieren {v}
geçerli yasa {allg} einschlägiges Gesetz {allg}
geçerli yasa {allg} geltendes Gesetz {allg}
geçerli yasa {allg} gültiges Gesetz {allg}
geçerli yasalar {allg} [huk]bestehende Gesetze {allg}
geçerlik {i} die Allgemeingültigkeit {f}
geçerlik {i} die Geltung {f}
geçerliliğin başlama süresi {i} der Lauffrist {m}
geçerliliğin son günü {i} der Verfallstag {m}
geçerliliğini kaybetmek {allg} Gültigkeit verlieren {allg}
geçerliliğini kaybetmek {allg} kraftlos werden {allg}
geçerliliğini kaybetmek {itr} veralten {itr}
geçerliliğini sürdürmek {itr} laufen {itr}
geçerliliğini yitirme {i} der Wegfall {m}
geçerliliğini yitirmek {allg} außer Kraft sein {allg}
geçerliliğini yitirmek {allg} seine Geltung verlieren {allg}
geçerliliğini yitirmek {itr} verfallen {itr}
geçerliliğini yitirmek {itr} verjähren {itr}
geçerlilik {i} die Akzeptabilität {f}
geçerlilik {i} die Allgemeingültigkeit {f}
geçerlilik {i} die Bündigkeit {f}
geçerlilik {i} die Geltung {f}
geçerlilik {i} die Gültigkeit {f}
geçerlilik alanı {i} der Geltungsbereich {m}
geçerlilik alanı {i} das Geltungsgebiet {n}
geçerlilik beyannamesi {i} die Gültigkeitserklärung {f}
geçerlilik bölgesi {i} das Geltungsgebiet {n}
geçerlilik kazanma {i} das Inkrafttreten {n}
geçerlilik kazanma {i} [huk]die Rechtskraft {f}
geçerlilik kazanmak {allg} Gültigkeit erlangen {allg}
geçerlilik kazanmak {fi} in Kraft treten {v}
geçerlilik süresi {i} die Geltungsdauer {f}
geçerlilik süresi {i} die Gültigkeitsdauer {f}
geçerlilik süresi {i} die Laufzeit {f}
geçerlilik süresi sonu {i} der Verfall {m}
Indirekte Treffer
bankaca geçerli {a} bankfähig {a}
bir gün için geçerli olan seyahat bileti {i} die Tageskarte {f}
bir ülkede bulunan kişinin o ülkede geçerli yasalara tabi olması {i} [huk]das Territorialitätsprinzip {n}
birçok gidiş için geçerli bilet {i} die Mehrfahrtenkarte {f}
birleştirilmiş geçerli tarife {i} der Einheitstarif {m}
borsada geçerli {adv} [tic]börsengültig {adv}
borsada geçerli {s} [tic]börsengängig {adj}
bugün geçerli {allg} heute gültig {allg}
bütünüyle geçerli {s} vollgültig {adj}
dönülemez geçerli ve teyitli akreditif {allg} unwiderruflich gültiges und bestätigtes Akkreditiv {allg}
geçerli anlam {allg} geläufige Bedeutung {allg}
geçerli kalmak {allg} in Kraft bleiben {allg}
geçerli kılma {i} die Geltendmachung {f}
geçerli kılmak {v} validieren {v}
geçerli kılmak {allg} in Kraft setzen {allg}
geçerli kılmak {allg} geltend machen {allg}
geçerli kılmak {allg} für rechtsgültig erklären {allg}
geçerli kurala uygun biçim {i} die Norm {f}
geçerli kurala uygun şekil {i} die Norm {f}
geçerli mazeret {i} der Berechtigungsgrund {m}
geçerli olamak {fi} gelten {v}
geçerli olamak {fi} zutreffen {v}
geçerli olamak {fi} laufen {v}
geçerli olamak {fi} kursieren {v}
geçerli olan {a} relavant {a}
geçerli olma {i} die Gangbarkeit {f}
geçerli olma {i} die Gültigkeit {f}
geçerli olmak {i} das In-Kraft-Sein {n}
geçerli olmak {fi} zutreffen {v}
geçerli olmak {allg} in Geltung stehen {allg}
geçerli olmak {itr} verbleiben {itr}
geçerli olmak {itr} gelten {itr}
geçerli olmak {itr} laufen {itr}
geçerli olmak {allg} geht hin {allg}
geçerli olmak {itr} kursieren {itr}
geçerli önlemler {i} die Vorkehrung {f}
geçerli saymak {v} wahrhaben {v}
geçerli sebep {i} der Berechtigungsgrund {m}
geçerli sebep göstermek {v} motivieren {v}
geçerli yasa {allg} einschlägiges Gesetz {allg}
geçerli yasa {allg} gültiges Gesetz {allg}
geçerli yasa {allg} geltendes Gesetz {allg}
geçerli yasalar {allg} [huk]bestehende Gesetze {allg}
genel olarak geçerli {s} allgemein gültig {adj}
her dönemde geçerli {s} zeitlos {adj}
her yerde geçerli fiyat {i} der Einheitspreis {m}
herkes için geçerli olan {s} gemeingültig {adj}
herkesçe geçerli kabul edilen {s} unumstritten {adj}
hukuken geçerli {a} [huk]rechtsgültig {a}
hukuken geçerli {s} [huk]rechtskräftig {adj}
karşılama ve kutlamalar için geçerli sosyal kurallar {i} der Ehrenkodex {m}
kentte geçerli {s} städtisch {adj}
pazar gecesine kadar geçerli indirimli bilet {i} die Sonntagsrückfahrkarte {f}
piyasada geçerli {adv} [tic]marktfähig {adv}
piyasada geçerli {a} marktüblich {a}
piyasada geçerli {a} [tic]marktgängig {a}
rekabet yasağının geçerli olduğu süre {i} die Karenzzeit {f}
şehirde geçerli {s} städtisch {adj}
sözü geçerli olmak {allg} das Sagen haben {allg}
şu anda geçerli olan {s} rezent {adj}
tam geçerli {s} vollgültig {adj}
tüm dünyada geçerli olma {i} die Weltgeltung {f}
yemin yerine geçerli beyan {allg} eidesstattliche Erklärung {allg}