TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yetenek {i} die Ader {f}
yetenek {i} die Angemessenheit {f}
yetenek {i} die Anlage {f}
yetenek {i} die Aufnahmefähigkeit {f}
yetenek {i} die Befähigung {f}
yetenek {i} die Begabung {f}
yetenek {i} die Fähigkeit {f}
yetenek {i} die Gabe {f}
yetenek {allg} geistige Fähigkeit {allg}
yetenek {i} das Geschick {n}
yetenek {i} das Können {n}
yetenek {i} die Starke {f}
yetenek {i} das Talent {n}
yetenek {i} die Tauglichkeit {f}
yetenek {i} die Tüchtigkeit {f}
yetenek {i} die Übung {f}
yetenek {i} die Veranlagung {f}
yetenek {i} das Vermögen {n}
yetenek {i} die Würdigkeit {f}
yetenek {i} das Zeug {n}
yetenek belgesi {i} der Befähigungsnachweis {m}
yetenek sınavı {i} die Eignungsprüfung {f}
yetenek sınavı {i} die Leistungsprüfung {f}
yetenek sınavı {i} die Talentprobe {f}
yetenek testi {i} der Begabungstest {m}
yetenek ve uygunluk açısından aranılan niteliklere sahip olma {i} die Qualifikation {f}
yetenekleri kısıtlı {s} schwach begabt {adj}
yeteneklerini göstermek {fi} bewähren {v}
yeteneklerini kaybetmek {allg} seine Leistungsfähigkeit verlieren {allg}
yetenekli {a} aufnahmefähig {a}
yetenekli {a} befähigt {a}
yetenekli {i} der Begabter {m}
yetenekli {s} begabt {adj}
yetenekli {s} begnadet {adj}
yetenekli {s} beidhändig {adj}
yetenekli {adv} berufen {adv}
yetenekli {a} brauchbar {a}
yetenekli {s} fähig {adj}
yetenekli {allg} kompetent {allg}
yetenekli {s} leistungsfähig {adj}
yetenekli {s} musisch begabt {adj}
yetenekli {s} offen {adj}
yetenekli {s} talentiert {adj}
yetenekli {s} talentvoll {adj}
yetenekli {s} tüchtig {adj}
yetenekli {s} veranlagt {adj}
yetenekli {s} wendig {adj}
yetenekli elemanlar {allg} qualifizierte Mitarbeiter {allg}
yetenekli kişi {i} das Talent {n}
yetenekli olma {i} die Eignung {f}
yetenekli olmak {itr} taugen {itr}
yetenekli sahne sanatçısı {i} der Vortragskünstler {m}
yetenekli teşviki {i} die Begabtenförderung {f}
yeteneklilik {i} die Leistungsfähigkeit {f}
yeteneklilik {i} die Tüchtigkeit {f}
yeteneksiz {i} die Flasche {f}
yeteneksiz {i} der Stümper {m}
yeteneksiz {i} die Stümperin {f}
yeteneksiz {s} talentlos {adj}
yeteneksiz {s} unbegabt {adj}
yeteneksiz {s} unbeholfen {adj}
yeteneksiz {s} unfähig {adj}
yeteneksiz {s} ungelenk {adj}
yeteneksiz {s} ungelenkig {adj}
yeteneksiz {s} ungeschickt {adj}
yeteneksiz {s} untüchtig {adj}
yeteneksiz kimse {i} der Stümper {m}
yeteneksiz olmak {allg} nichts können {allg}
yeteneksizce {s} stümperhaft {adj}
yeteneksizlik {i} die Talentlosigkeit {f}
yeteneksizlik {i} die Unbegabtheit {f}
yeteneksizlik {i} die Unfähigkeit {f}
yeteneksizlik {i} die Unheholfenheit {f}
yeteneksizlik {i} das Unvermögen {n}
Indirekte Treffer
daha fazla yetenek sahibi olan {i} das Besseres {n}
esas haklara yetenek {i} die Grundrechtsfähigkeit {f}
genel yetenek {allg} allgemeine Fähigkeit {allg}
genel yetenek sınavı {allg} allgemeine Fähigkeitsprüfung {allg}
mesleki yetenek {allg} berufliche Eignung {allg}
temel haklara yetenek {i} die Grundrechtsfähigkeit {f}
yaratıcı yetenek {i} die Kunst {f}
yetenek belgesi {i} der Befähigungsnachweis {m}
yetenek sınavı {i} die Eignungsprüfung {f}
yetenek sınavı {i} die Talentprobe {f}
yetenek sınavı {i} die Leistungsprüfung {f}
yetenek testi {i} der Begabungstest {m}
yetenek ve uygunluk açısından aranılan niteliklere sahip olma {i} die Qualifikation {f}