TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kısa {s} bündig {adj}
kısa {i} die Episode {f}
kısa {s} flüchtig {adj}
kısa {s} gering {adj}
kısa {s} klein {adj}
kısa {s} konzis {adj}
kısa {s} kurz {adj}
kısa {i} das Kürzel {n}
kısa {s} kurzgefasst {adj}
kısa {a} lapidar {a}
kısa {s} straff {adj}
kısa {s} summarisch {adj}
kısa adımlarla yürümek {fi} kurztreten {v}
kısa adres {i} die Kurzanschrift {f}
kışa ait {s} winterlich {adj}
kısa aralıklarla ölmek {allg} kurz nacheinander wegsterben {allg}
kısa aşk ilişkisi {i} die Liebelei {f}
kısa başlı {s} [hek]brachyzephal {adj}
kısa başlık {i} [hek]die Brachyzephalie {f}
kısa bayan çizmesi {i} die Stiefelette {f}
kısa biçim {i} die Kurzfassung {f}
kısa bilgi {i} das Briefing {n}
kısa bir süre bulunmak {itr} weilen {itr}
kısa bir süre için {allg} auf kurze Zeit {allg}
kısa bir süre için {allg} für kurze Zeit {allg}
kısa bir süre önce {adv} letzthin {adv}
kısa bir süre önce {adv} neuerlich {adv}
kısa bir süre önce {s} neulich {adj}
kısa bir süre önce {adv} unlängst {adv}
kısa bir süre önce {allg} vor kurzer Zeit {allg}
kısa bir süre önce oluşan {s} neuerlich {adj}
kısa bir süre sonra {allg} nach kurzer Zeit {allg}
kısa bir süre sonra {allg} über ein kleines {allg}
kısa bir süre sonra {allg} über eine Weile {allg}
kısa bir süredir {adv} neuerdings {adv}
kısa bir süredir {adv} neuestens {adv}
kısa bir zaman için {adv} neuerdings {adv}
kısa bir zaman için {adv} neuestens {adv}
kısa bir zaman içinde {allg} in kurzer Zeit {allg}
kısa bir zamanda ortaya çıkmak {fi} bevorstehen {v}
kısa bir zamandan beri {allg} seit kurzer Zeit {allg}
kısa boylu {s} klein gewachsen {adj}
kısa boylu {i} der Liliputaner {m}
kısa boylu zenci grubu {i} der Pygmäe {m}
kısa brifing {allg} Kurzvortrag {allg}
kısa çalışma {i} die Kurzarbeit {f}
kısa çalışma ücreti {i} das Kurzarbeitergeld {n}
kısa ceket {i} der Büffel {m}
kısa çizgi {i} [dilb]der Bindestrich {m}
kısa çizgi {i} [dilb]das Divis {n}
kısa çorap {i} die Socke {f}
kısa dalga {allg} kurze Welle {allg}
kısa dalga {i} [fiz]die Kurzwelle {f}
kısa dalga alıcısı {i} der Kurzwellenempfänger {m}
kısa dalga ışık {i} [hek]das Blaulicht {n}
kısa dalgalı radyo alıcısı {i} der Kurzwellenapparat {m}
kışa dayanıklı {s} winterfest {adj}
kısa devre {i} [elek]der Kurzschluss {m}
kısa devre akımı {i} [elek]der Kurzschlussstrom {m}
kısa devre direnci {i} [elek]der Kurzschlusswiderstand {m}
kısa devre mukavemeti {i} [elek]der Kurzschlusswiderstand {m}
kısa devre statoru {i} [elek]der Kurzschlussanker {m}
kısa devre voltajı {i} [elek]die Kurzschlussspannung {f}
kısa devre yapıcı {i} [tek]der Kurzschließer {m}
kısa devre yapmak {fi} [elek]kurzschließen {v}
kısa devre yaptırmak {fi} kurzschließen {v}
kısa devreye neden olmak {fi} [elek]kurzschließen {v}
kısa dönem analizi {allg} kurzfristige Analyse {allg}
kısa dönem işletme maliyeti {allg} kurzfristige Betriebskosten {allg}
kısa drama {i} [tiy]das Dramolett {n}
kısa dua {i} die Kollekte {f}
kısa ebegümeci {i} die Käsepappel {f}
kısa ebegümeci {i} die Pappel {f}
kısa eğitimli askeri birlik {i} [ask]die Miliz {f}
kısa elden teslim {i} die Brevi manu traditio {f}
kısa elektrik darbesi {i} der Impuls {m}
kısa erkek çorabı {i} die Herrensocke {f}
kısa erkek paltosu {i} der Stutzer {m}
kısa etek {allg} kurzer Rock {allg}
kısa etek {i} das Röckchen {n}
Indirekte Treffer
arabayla kısa gezinti {i} die Spritzfahrt {f}
araçla kısa gezinti {i} die Spritztour {f}
asıl filmden önceki kısa oynatım {i} [sin]der Vorfilm {m}
belli bir yöne yayın yapan kısa dalga radyo istasyonu {i} der Richtstrahler {m}
bir cins kısa boylu köpek {i} [hayb]der Bologneser {m}
bir cins kısa ceket {i} der Bolero {m}
bir uzun ve iki kısa heceden oluşan eski bir vezin türü {i} der Daktylus {m}
bir ziyareti kısa kesmek {allg} einen Besuch abkürzen {allg}
birini kısa yoldan halletmek {allg} mit jemandem einen kurzen Prozess machen {allg}
birisine çok kısa bir süre için uğramak {allg} bei jdm vorbeikommen {allg}
çok kısa {i} das Mini {n}
çok kısa bir süre {i} der Augenblick {m}
çok kısa bir süre sonra {adv} allernächst {adv}
çok kısa bir zamanda {allg} sehr bald {allg}
çok kısa boy {i} der Zwergwuchs {m}
çok kısa dalga {ç} die Ultrakurzwellen {pl}
çok kısa dalga {i} die Ultrakurzwelle {f}
çok kısa mesafe {i} der Katzensprung {m}
çok kısa mesafe {i} der Steinwurf {m}
çok kısa yazma {i} der Telegrafstil {m}
çok kısa ziyaret {i} die Stippvisite {f}
çok şiddetli ama kısa gök gürültüsü {i} der Donnerschlag {m}
daha kısa {s} kürzer {adj}
doğuştan kısa parmaklılık {i} [hek]die Brachydaktylie {f}
düz kısa çubuk {i} der Stift {m}
en kısa {adv} demnächst {adv}
en kısa mesafe {i} die Vogelfluglinie {f}
en kısa süre {i} die Spitzenzeit {f}
en kısa yoldan {s} schlechtweg {adj}
en kısa zamanda {adv} nächstens {adv}
en kısa zamanda {adv} ehestens {adv}
en kısa zamanda {adv} baldmöglichst {adv}
en kısa zamanda {allg} sobald wie möglich {allg}
hayvanlarda kısa ve sert tüy {i} das Drahthaar {n}
iki kısa bir uzun heceden oluşan vezin {i} [ed]die Anapäst {f}
iki kısa mesafeli yer arasında gidip gelen otobüs {i} der Pendelbus {m}
kısa adımlarla yürümek {fi} kurztreten {v}
kısa adres {i} die Kurzanschrift {f}
kışa ait {s} winterlich {adj}
kısa aralıklarla ölmek {allg} kurz nacheinander wegsterben {allg}
kısa aşk ilişkisi {i} die Liebelei {f}
kısa başlı {s} [hek]brachyzephal {adj}
kısa başlık {i} [hek]die Brachyzephalie {f}
kısa bayan çizmesi {i} die Stiefelette {f}
kısa biçim {i} die Kurzfassung {f}
kısa bilgi {i} das Briefing {n}
kısa bir süre bulunmak {itr} weilen {itr}
kısa bir süre için {allg} auf kurze Zeit {allg}
kısa bir süre için {allg} für kurze Zeit {allg}
kısa bir süre önce {adv} unlängst {adv}
kısa bir süre önce {s} neulich {adj}
kısa bir süre önce {adv} neuerlich {adv}
kısa bir süre önce {adv} letzthin {adv}
kısa bir süre önce {allg} vor kurzer Zeit {allg}
kısa bir süre önce oluşan {s} neuerlich {adj}
kısa bir süre sonra {allg} über ein kleines {allg}
kısa bir süre sonra {allg} nach kurzer Zeit {allg}
kısa bir süre sonra {allg} über eine Weile {allg}
kısa bir süredir {adv} neuestens {adv}
kısa bir süredir {adv} neuerdings {adv}
kısa bir zaman için {adv} neuestens {adv}
kısa bir zaman için {adv} neuerdings {adv}
kısa bir zaman içinde {allg} in kurzer Zeit {allg}
kısa bir zamanda ortaya çıkmak {fi} bevorstehen {v}
kısa bir zamandan beri {allg} seit kurzer Zeit {allg}
kısa boylu {s} klein gewachsen {adj}
kısa boylu {i} der Liliputaner {m}
kısa boylu zenci grubu {i} der Pygmäe {m}