TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
neden {i} der Anlass {m}
neden {i} die Begründung {f}
neden {i} der Beweggrund {m}
neden {i} [huk]die Causa {f}
neden {i} der Grund {m}
neden {i} das Motiv {n}
neden {i} die Ursache {f}
neden {i} die Veranlassung {f}
neden {a} warum {a}
neden {adv} [dilb]Weshalb {adv}
neden {adv} weswegen {adv}
neden {a} woraus {a}
neden {i} [bitk]die Wurzel {f}
neden bahsediyorsun? {allg} wovon sprichst du {allg}
neden ben? {allg} warum gerade ich {allg}
neden ben? {allg} wie komme ich dazu {allg}
neden bulmak {allg} bemüßigt fühlen {allg}
neden dolayı? {adv} worunter {adv}
neden gösterme {i} die Motivierung {f}
neden göstermeden {allg} ohne Angabe von Gründen {allg}
neden göstermeden fesih {allg} grundlose Kündigung {allg}
neden göstermek {v} begründen {v}
neden ileri sürme {i} die Begründung {f}
neden olan {i} der Verursacher {m}
neden olarak sunmak {fi} vorschützen {v}
neden olma {i} die Auslösung {f}
neden olma {i} die Verschuldung {f}
neden olma {i} die Verursachung {f}
neden olmak {fi} Anlass zu etw geben {v}
neden olmak {fi} anrichten {v}
neden olmak {fi} anstiften {v}
neden olmak {fi} auslösen {v}
neden olmak {allg} [yol]Bahn wirken {allg}
neden olmak {fi} bedingen {v}
neden olmak {v} bereiten {v}
neden olmak {fi} bewirken {v}
neden olmak {allg} es mit sich bringen {allg}
neden olmak {fi} [yol]hervorrufen {v}
neden olmak {fi} lassen {v}
neden olmak {v} machen {v}
neden olmak {fi} mit sich bringen {v}
neden olmak {v} treiben {v}
neden olmak {v} veranlassen {v}
neden olmak {itr} verfallen {itr}
neden olmak {v} verschulden {v}
neden olmak {itr} verursachen {itr}
neden olmasın? {allg} warum nicht {allg}
neden sonra {a} wonach {a}
neden tümcesi {i} [dilb]der Kausalsatz {m}
neden-sonuç ilişkisi {i} der Kausalzusammenhang {m}
neden? {adv} warum {adv}
neden? {adv} wieso {adv}
neden? {adv} wofür {adv}
neden? {adv} woraus {adv}
neden? {adv} worunter {adv}
neden? {adv} wovon {adv}
neden? {adv} wovor {adv}
neden? {adv} wozu {adv}
nedenbilim {i} die Ätiologie {f}
nedenbilim {i} die Ethymologie {f}
nedene bağlamak {fi} zurückführen {v}
nedeni açıklanamayan hastalık {allg} [hek]kryptogenetische Krankheit {allg}
nedeni bilinmeyen {s} kryptogen {adj}
nedeni bilinmeyen {s} kryptogenetisch {adj}
nedeni bilinmeyen hastalık {i} die Idiopathie {f}
nedeni ne {allg} woran liegt es {allg}
nedeni ne {allg} woran liegt es? {allg}
nedenini araştırmak {fi} hinterfragen {v}
nedenini araştırmak {i} die Ursachenforschung {f}
nedeniyle {allg} auf Grund von {allg}
nedeniyle {öt} aufgrund {prp}
nedeniyle {öt} vermöge {prp}
nedeniyle {öt} halber {prp}
nedeniyle {öt} um {prp}
nedeniyle {öt} wegen {prp}
nedenli {a} begründet {a}
nedense {a} irgendwie {a}
nedensel {s} kausal {adj}
nedensel {s} ursächlich {adj}
nedensel eylem öğretisi {i} die Kausale Handlungslehre {f}
Indirekte Treffer
avın neden olduğu zarar {i} der Wildschaden {m}
bir şeye neden olmak {v} bewirken {v}
bir skandalın patlak vermesine neden olmak {allg} einen Skandal verursachen {allg}
birbirine ardışık olarak neden olan olaylar {i} [kim]die Kettenschlussreaktion {f}
birçok şeye neden olan {s} folgenreich {adj}
cezayı ağırlatıcı neden {i} der Strafschärfungsgrund {m}
cezayı azaltıcı neden {i} der Strafmilderungsgrund {m}
cezayı kaldıran neden {i} der Strafaufhebungsgrund {m}
darıltıp gitmesine neden olmak {fi} vergraulen {v}
devrime neden olmak {itr} revolutionieren {itr}
esas neden {i} das Moment {n}
esas neden {i} die Hauptursache {f}
firara neden olma {i} die Gefangenenbefreiung {f}
gerçek neden {i} das Moment {n}
gerektirici neden {i} der Entscheidungsgrund {m}
hafifletici neden {i} [huk]der Milderungsgrund {m}
hastalığa neden olan faktörlere karşı vücutta var olan direnme gücü {i} die Resistenz {f}
hukuki neden {i} [huk]der Rechtsgrund {m}
hukuksal neden {i} [huk]der Rechtstitel {m}
kayba neden olan kaynakları yoketme {allg} Beseitigung von Verlustquellen {allg}
kişisel cezayi önceden kaldırıcı neden {i} der Persönlicher Strafausschließungsgrund {m}
kişisel cezayı kaldıran neden {i} der Persönlicher Strafaufhebungsgrund {m}
kısa devreye neden olmak {fi} [elek]kurzschließen {v}
mühim bir neden {i} der Wichtiger Grund {m}
neden bahsediyorsun? {allg} wovon sprichst du {allg}
neden ben? {allg} warum gerade ich {allg}
neden ben? {allg} wie komme ich dazu {allg}
neden bulmak {allg} bemüßigt fühlen {allg}
neden dolayı? {adv} worunter {adv}
neden gösterme {i} die Motivierung {f}
neden göstermeden {allg} ohne Angabe von Gründen {allg}
neden göstermeden fesih {allg} grundlose Kündigung {allg}
neden göstermek {v} begründen {v}
neden ileri sürme {i} die Begründung {f}
neden olan {i} der Verursacher {m}
neden olarak sunmak {fi} vorschützen {v}
neden olma {i} die Verursachung {f}
neden olma {i} die Verschuldung {f}
neden olma {i} die Auslösung {f}
neden olmak {v} veranlassen {v}
neden olmak {fi} Anlass zu etw geben {v}
neden olmak {fi} [yol]hervorrufen {v}
neden olmak {allg} [yol]Bahn wirken {allg}
neden olmak {v} treiben {v}
neden olmak {allg} es mit sich bringen {allg}
neden olmak {itr} verursachen {itr}
neden olmak {fi} auslösen {v}
neden olmak {fi} mit sich bringen {v}
neden olmak {fi} bewirken {v}
neden olmak {v} verschulden {v}
neden olmak {fi} anstiften {v}
neden olmak {v} machen {v}
neden olmak {v} bereiten {v}
neden olmak {itr} verfallen {itr}
neden olmak {fi} anrichten {v}
neden olmak {fi} lassen {v}
neden olmak {fi} bedingen {v}
neden olmasın? {allg} warum nicht {allg}
neden sonra {a} wonach {a}
neden tümcesi {i} [dilb]der Kausalsatz {m}
neden-sonuç ilişkisi {i} der Kausalzusammenhang {m}
neden? {adv} wofür {adv}
neden? {adv} wovor {adv}
neden? {adv} wieso {adv}
neden? {adv} wovon {adv}
neden? {adv} warum {adv}
neden? {adv} worunter {adv}