DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
Hände hoch {allg} eller yukarı {allg}
Hände hoch {allg} eller yukarı! {allg}
Hände hoch! {allg} eller yukarı {allg}
Hände schütteln {allg} el sıkışmak {allg}
Hände weg {allg} elini çek! {allg}
Hände weg da {allg} elleme {allg}
der Händedruck {m} el sıkışma {i}
der Händedruck {m} el sıkma {i}
der Händedruck {m} toka {i}
das Händeklatschen {n} alkış {i}
das Händeklatschen {n} alkışlama {i}
der Handel {m} alışveriş {i}
der Handel {m} dava {i}
der Handel {m} {i}
der Handel {m} işlemler {i}
der Handel {m} işletme {i}
der Handel {m} kavga {i}
der Handel {m} mesele {i}
der Handel {m} muamele {i}
der Handel {m} pazar {i}
der Handel {m} pazarlık {i}
der Handel {m} piyasa {i}
der Handel {m} tecim {i}
der Handel {m} [Handel]ticaret {i}
der Handel {m} [Handel]alımsatım {i}
die Händel {pl} tesim {ç}
Handel abschließen {allg} [Handel]ticarette anlaşmak {allg}
Handel aussetzen {allg} işlemi tatil etmek {allg}
Handel betreiben {allg} [Handel]ticaret yapmak {allg}
Handel mit Bezugsrechten {allg} opsiyonlu alış haklı işlemler {allg}
Handel per Termin {allg} vadeli işlem {allg}
Handel per Termin {allg} vadeli piyasa {allg}
Handel treiben {v} alıp satmak {fi}
Handel treiben {v} [Handel]ticaret yapmak {fi}
Handel treibend {adj} [Handel]ticaretle uğraşan {s}
Handel trieben {v} [Handel]ticaret yapmak {fi}
Handel und Gewerbe {allg} [Handel]sanayi ve ticaret {allg}
Handel und Gewerbe {allg} [Handel]ticaret ve sanayi {allg}
Handel und Wandel {allg} alışveriş {allg}
Handel und Wirtschaft {allg} [Handel]ticaret ve ekonomi {allg}
handelbar {a} işlem görebilir {a}
handelbar {adj} işleme konabilir {s}
handelbar {adj} muamele yapılabilir {s}
handelbar {a} pazarlanabilir {a}
handelbar {a} satılabilir {a}
Handeln {itr} alıp satmak {itr}
handeln {v} davranışta bulunmak {fi}
Handeln {itr} davranmak {itr}
das Handeln {n} eylem {i}
das Handeln {n} faaliyet {i}
handeln {v} faaliyet gösterme {fi}
handeln {v} hareket etme {fi}
Handeln {itr} hareket etmek {itr}
Handeln {itr} harekete geçmek {itr}
das Handeln {n} {i}
das Handeln {n} pazarlık {i}
Handeln {itr} pazarlık etmek {itr}
handeln {v} [Handel]ticaret yapma {fi}
Handeln {itr} [Handel]ticaret yapmak {itr}
Handeln {itr} [Handel]ticaretle uğraşmak {itr}
handeln um {v} söz konusu olmak {fi}
handeln von {v} hakkında olmak {fi}
handeln von {v} ile ilgili olmak {fi}
die Handelnde {f} hareket eden {i}
die Handelnde {f} [Handel]ticaret yapan {i}
der Handelnder {m} acente {i}
der Handelnder {m} hareket eden {i}
der Handelnder {m} temsilci {i}
der Handelnder {m} [Handel]ticaret yapan {i}
Handels- {allg} ticaret {allg}
Handels- {allg} ticari {allg}
Handels- und Dienstleistungsbereich {allg} [Handel]ticaret ve hizmet sektörü {allg}
Handels- und Gewerbefreiheit {allg} [Handel]ticaret ve yapabilirlik özgürlüğü {allg}
das Handelsabkommen {n} [Handel]ticaret anlaşması {i}
das Handelsabkommen {n} [Pol.]ticaret antlaşma {i}
der Handelsabschlag {m} [Handel]ticaret marjı {i}
das Handelsadressbuch {n} [Handel]ticaret kılavuzu {i}
das Handelsadressbuch {n} [Handel]ticaret rehberi {i}
das Handelsadressbuch {n} [Handel]ticari adres rehberi {i}
der Handelsagent {m} [Handel]ticaret acentası {i}
Indirekte Treffer
der alle Hände voll zu tun haben {allg} çok işi olmak {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} işi başından aşmak {allg}
alle Hände voll zu tun haben {allg} çok meşgul olmak {allg}
das Spiel der Hände {allg} ellerin uyumlu hareketi {allg}
die Hände falten {allg} elleri göğüsünde kavuşturmak {allg}
die Hände in den Schoß legen {allg} yan gelip yatmak {allg}
die Hände in den Schoß legen {allg} tembel tembel oturmak {allg}
die Hände in den Schoß legen {allg} lakayt olmak {allg}
die Hände reiben {allg} sevinçten ellerini ovuşturmak {allg}
die Hände reiben {allg} ellerini ovuşturmak {allg}
die Hände ringen {allg} umutsuzluğa düşmek {allg}
die Hände ringen {allg} ellerini ovuşturmak {allg}
die Hände über dem Kopf zusammenschlagen {allg} hayretten ağzı açık kalmak {allg}
die Hände vors Gesicht schlagen {allg} elleriyle yüzünü kapamak {allg}
die Hände waschen {v} ellerini yıkamak {fi}
Hände hoch {allg} eller yukarı! {allg}
Hände hoch {allg} eller yukarı {allg}
Hände hoch! {allg} eller yukarı {allg}
Hände schütteln {allg} el sıkışmak {allg}
Hände weg {allg} elini çek! {allg}
Hände weg da {allg} elleme {allg}
in die Hände geraten {allg} birisinin eline düşmek {allg}
in die Hände klatschen {allg} alkışlamak {allg}
in die Hände klatschen {allg} el çırpmak {allg}
in jds Hände gelangen {allg} birisinin eline geçmek {allg}
jemandem sind die Hände gebunden {allg} eli kolu bağlı olmak {allg}
rundliche Hände {allg} yumuk eller {allg}
seine Hände in Unschuld waschen {allg} kendini temize çıkarmak {allg}