TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
tatil {i} die Arbeitsruhe {f}
tatil {ç} die Betriebsferien {pl}
tatil {i} der Feiertag {m}
tatil {ç} die Ferien {pl}
tatil {allg} Ferien pl {allg}
tatil {i} die Ferienreise {f}
tatil {i} die Hemmung {f}
tatil {s} schulfrei {adj}
tatil {i} der Schulfreier Tag {m}
tatil {i} die Stilllegung {f}
tatil {i} der Stillstand {m}
tatil {i} die Unterbrechung {f}
tatil {i} der Urlaub {m}
tatil acentası {i} die Reiseagentur {f}
tatil almak {fi} freinehmen {v}
tatil bölgesi {i} das Erholungsgebiet {n}
tatil dönemi {i} der Urlaubszeitraum {m}
tatil etme {i} die Einstellung {f}
tatil etmek {allg} Arbeit einstellen {allg}
tatil etmek {fi} auflassen {v}
tatil etmek {fi} aussetzen {v}
tatil etmek {fi} still legen {v}
tatil etmek {fi} unterbrechen {v}
tatil evi {i} das Ferienhaus {n}
tatil evi {i} die Ferienwohnung {f}
tatil evi {i} die Zweitwohnung {f}
tatil günü {i} der Feiertag {m}
tatil günü {i} der Festtag {m}
tatil günü {i} der Ruhetag {m}
tatil günü ek ödemesi {i} der Feiertagszuschlag {m}
tatil gününde çalışma {i} die Feiertagsarbeit {f}
tatil hatırası {i} das Urlaubssouvenir {n}
tatil havası {i} das Reisewetter {n}
tatil havası {i} die Urlaubsstimmung {f}
tatil havasında {adv} in Urlaubslaune {adv}
tatil için hava raporu {i} der Reisewetterbericht {m}
tatil için plan yapmak {allg} für Urlaub planen {allg}
tatil kampı {i} das Ferienlager {n}
tatil köyü {i} das Erholungsgebiet {n}
tatil kursu {i} der Ferienkurs {m}
tatil olmak {fi} schulfrei haben {v}
tatil olmak {fi} schulfrei sein {v}
tatil sanayii {i} die Freizeitindustrie {f}
tatil süresi {i} die Ferienzeit {f}
tatil yapmak {itr} feiern {itr}
tatil yapmak {fi} Ferien haben {v}
tatil yeri {i} der Ferienort {m}
tatil yeri {i} die Sommerfrische {f}
tatil yeri {i} der Urlaubsort {m}
tatil yolculuğu {i} die Ferienreise {f}
tatil yolculuğu {i} die Urlaubsreise {f}
tatil zamanı {i} die Urlaubszeit {f}
tatilci {i} der Urlauber {m}
tatilci {i} die Urlauberin {f}
tatilci akını {i} der Urlauberstrom {m}
tatilcinin kendi başına planladığı ve yaptığı yolculuk {i} die Individualreise {f}
tatilde alınan hatıra eşya {i} das Urlaubssouvenir {n}
tatilde çalışma {i} die Ferienarbeit {f}
tatilde kalınacak yer {i} das Quartier {n}
tatilde yağmurlu havalara karşı yapılan özel sigorta {i} die Reisewetterversicherung {f}
tatile çıkmak {allg} in die Ferien fahren {allg}
tatile çıkmak {allg} in Urlaub fahren {allg}
tatile çıkmak {allg} in Urlaub gehen {allg}
tatile çıkmak {allg} Urlaub nehmen {allg}
tatile çıkmak {itr} verreisen {itr}
tatile çıkmak {fi} in die Ferien gehen {v}
tatile çıkmak {allg} in Urlaub gehen {allg}
tatile gitmek {allg} in Urlaub gehen {allg}
Indirekte Treffer
adli tatil {ç} die Gerichtsferien {pl}
aşırı sıcak yüzünden okulun tatil olması {allg} hitzefrei bekommen {allg}
aşırı yağış nedeniyle kötü geçmiş olan tatil {allg} ein verregneter Urlaub {allg}
deniz kıyısı tatil yeri {i} das Seebad {n}
devre tatil {i} das Timesharing {n}
dinlenme amaçlı tatil {i} der Erholungsurlaub {m}
eğitim amaçlı tatil {i} der Bildungsurlaub {m}
geçici olarak tatil {i} die Vorläufige Einstellung {f}
genel tatil {allg} allgemeiner Feiertag {allg}
genel tatil günleri {ç} die Feiertage {pl}
hafta sonu gidilen tatil evi {i} das Wochenendhaus {n}
haftasonu gidilen tatil evi {i} die Datsche {f}
hem kür hem tatil {i} der Kurlaub {m}
işi tatil etmek {allg} den Betrieb einstellen {allg}
işlemi tatil etmek {allg} Handel aussetzen {allg}
iyi bir tatil geçirmenizi diliyoruz {allg} wir wünschen euch einen schönen Urlaub {allg}
kanuni tatil günleri {allg} gesetzliche Feiertage {allg}
kısa tatil {i} der Kurzurlaub {m}
kombine fiyatlı tatil {i} der Pauschalurlaub {m}
kür ve tatil bir arada {i} der Kurlaub {m}
musevi tatil günü olan cuma günü çalışmayan kişi {i} der Sabbatarier {m}
musevilerin tatil günü {i} der Sabbat {m}
ödemeyi tatil etme {allg} Einstellung der Zahlung {allg}
ödemeyi tatil etme {allg} Aussetzung der Zahlung {allg}
resmi tatil {allg} gesetzlicher Feiertag {allg}
resmi tatil günü {i} der Staatsfeiertag {m}
resmi tatil günü {i} der Feiertag {m}
süreyi tatil etmek {allg} Frist hemmen {allg}
tatil acentası {i} die Reiseagentur {f}
tatil almak {fi} freinehmen {v}
tatil bölgesi {i} das Erholungsgebiet {n}
tatil dönemi {i} der Urlaubszeitraum {m}
tatil etme {i} die Einstellung {f}
tatil etmek {fi} still legen {v}
tatil etmek {fi} aussetzen {v}
tatil etmek {fi} auflassen {v}
tatil etmek {allg} Arbeit einstellen {allg}
tatil etmek {fi} unterbrechen {v}
tatil evi {i} die Zweitwohnung {f}
tatil evi {i} die Ferienwohnung {f}
tatil evi {i} das Ferienhaus {n}
tatil günü {i} der Feiertag {m}
tatil günü {i} der Ruhetag {m}
tatil günü {i} der Festtag {m}
tatil günü ek ödemesi {i} der Feiertagszuschlag {m}
tatil gününde çalışma {i} die Feiertagsarbeit {f}
tatil hatırası {i} das Urlaubssouvenir {n}
tatil havası {i} die Urlaubsstimmung {f}
tatil havası {i} das Reisewetter {n}
tatil havasında {adv} in Urlaubslaune {adv}
tatil için hava raporu {i} der Reisewetterbericht {m}
tatil için plan yapmak {allg} für Urlaub planen {allg}
tatil kampı {i} das Ferienlager {n}
tatil köyü {i} das Erholungsgebiet {n}
tatil kursu {i} der Ferienkurs {m}
tatil olmak {fi} schulfrei sein {v}
tatil olmak {fi} schulfrei haben {v}
tatil sanayii {i} die Freizeitindustrie {f}
tatil süresi {i} die Ferienzeit {f}
tatil yapmak {fi} Ferien haben {v}
tatil yapmak {itr} feiern {itr}
tatil yeri {i} die Sommerfrische {f}
tatil yeri {i} der Ferienort {m}
tatil yeri {i} der Urlaubsort {m}
tatil yolculuğu {i} die Urlaubsreise {f}
tatil yolculuğu {i} die Ferienreise {f}
tatil zamanı {i} die Urlaubszeit {f}